Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
Devlerden "tık" yok: 0-0
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
İkisi de alkışlandı: 1-1
Gönyeli Oşan'a DAÜ şoku 71-60

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



74'ten bir anı ve düşündürdükleri

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Ekim 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Pazar günü evimin önündeki kaldırımda ekili zeytin ağacından zeytin toplarken komşum sevgili Ziya Güçhan yanıma yaklaşarak "maşallah maşallah mahsul bol" dedi ve ekledi:

"Ne olurdu insanlarımız bizim gibi meraklı olsa, bağı bahçesi olmasa da küçücük bir toprak parçasına, bilemedin evinin önündeki kaldırıma bir şeyler ekse... Fena mı?... Yeşilin o doyumsuz güzelliğinin yanında, evinin az çok ihtiyacını da karşılamış olur."

Ziya, mahallede bir dostunu toprakla, bitkiler, ağaçlarla uğraşmaya görsün mutlaka ilgilenir.Yardımcı olması istensin ya da istenmesin, tarım alanındaki engin deneyim ve yeteneğine dayanarak elinden geldiğince katkıda bulunur.

Bir süreden beri emekliliğinin tadını çıkarıyor. Tarım Dairesi emeklisi olduğunu sanmayın. Tebliğ ve İcra Memurluğu'nda görevliydi. Geniş bir çevresi var, çoğu insanımız tanıyor onu. Tarıma tutku derecesindeki merakı ise çocukluk yıllarından başlar. Ne de olsa bir köylü çocuğu... İstincolu (Tabanlı) kendisi.

Her fırsatta, bir toprak parçasına sahip olma ve orada çeşitli bitkiler, meyve ağaçları yetiştirme özlemini dile getiriyor. İnanamayacaksınız; şu anda Taşkınköy'de oturduğu evin bir avuçluk bahçesinde bile mevsimine göre ve tamamen doğal ortamda çeşitli sebzeler yetiştirir. İki tür üzüm asması, inciri, narı, mersini var. Azimle, inatla muz yetiştirmeye de çalışıyor. Çok iyi anımsıyorum; bir keresinde yetiştirdiği bitkiler, diktiği fidanlar bir türlü istediği gibi olmuyor diye, toprağı bir metreden fazla kazdı, çıkarıp attı ve yerine doğal gübreyle karışık verimli toprak koydu. Onu sıklıkla yaptığı gibi toprakla uğraşırken görseniz

titizliğine hayret edersiniz.

                                                                   ***

Bunları neden yazdım?...

Toplum olarak ders çıkarmamız gereken, tamamen gerçek, yaşanmış bir olaya ilişkin anısını anlattı bana pazar günü.

Topladığım çakizdezlik zeytinleri kırarken anlattıklarını ilgiyle dinledim ve sizinle paylaşmak istedim.

Günümüzden otuz dört yıl önce 1974'te ikinci barış harekatının tamamlanmak üzere olduğu günlerde İstinco'daymış. O günün koşullarında çoğu insanımız gibi Lefkoşa'ya gelip yerleşme girişimleri başarısız kalmış.

Bir akşam bazı köylülerle birlikte yaya olarak üç kilometre kadar uzaklıktaki Melandra (Beşiktepe) köyüne doğru yola koyulur Ziya..

Amaçları, Melandra'da köylülerden birinin sahip olduğu küçük bir televizyondan haberleri dinlemek, neler olup bittiğini öğrenmek.

Civardaki Rum köylerine, büyük meşe ağaçlarının altına varıncaya kadar binlerce Rum göçmen yerleştirilmiş.

Tepeleri, ormanları, monobadileri (keçi yollarını) aşıp Melandra'ya vardıklarında, köylü adamın traktöründen elde ettiği elektrikle çalıştırdığı ve sadece Rum televizyonu RIK 1'in yayınının yakalanabildiği televizyonun karşısına oturuyorlar ve haberleri izlemeye başlıyorlar.

Ziya dostum gibi köylülerin çoğu Rumca bildiği için söyleneni anlayabiliyorlar.

 

                                                                                         ***

Dönemin Rum tarım bakanı, Rum göçmenlere seslenerek, "büyük bir felaket yaşadıklarını, hükümetin gereken önlemleri almakta olduğunu, göçmenlerin her türlü gereksiniminin karşılanacağını" söylüyor ve şöyle bir tavsiyede bulunuyor.

"Bütün göçmenler, herkes... Neredeyseniz, nereye yerleşmişseniz, boş oturmayın; kendi ihtiyacınızı kısmen de olsa karşılayabilecek bir şeyler ekin, bir şeyler yetiştirin. Maydanoz, domates, biber ne olursa.... Toprağınız yoksa tenekelerden, tahta kasalardan, varillerden yararlanınız"...

Ziya'ya, benim de belleğimde o günlerden anlattığına benzer bir şeyler kaldığını söyledim.

Rum radyo ve televizyonlarından halka, evlerinde maydanoz olsun yetiştirmeleri çağrısında bulunuyorlar ve "hükümetin" oluşturduğu ekiplerin gelip parasını ödeyerek bu ürünleri alacağını ve ihraç edeceğini bildiriyorlardı.

İnsanlar o günlerden beri üretiyorlar. Dört elle üretime sarılmışlar... İngiltere'ye sürekli sebze meyve ihraç ediyorlar. Yabancıların bilmediği, o güne kadar tatmadığı, Kıbrıs'a özgü ürünleri de tanıtmışlar, akla gelebilecek her bitkiyi satıyorlar.

Tamam, anlıyoruz; yıllarca dünyadan yardım aldılar, bizim gibi izolasyonlarla, ambargolarla uluslararası toplumdan tecrit edilmiş değiller ama, bize de Türkiye dünyanın parasını verdi, buraya tarım işgücü gönderdi, her alanda yardımda bulundu. Ne yazık ki, gerektiği gibi değerlendiremedik, üretime önem vermedik; hazır yiyiciler olarak hazır bulduklarımızı da yiyip tükettik. Ambargolar gün gele kaldırılacak olsa gafil avlanacağız; ihraç edecek bir şey bulamayacağız. Güzelim narenciye bahçelerini bir bir kuruttuk, ağaçları doğrayıp fırıncılar için odun yaptık. Yetmedi; inşaat, yol açma uğruna bu ülke tarihinde görülmemiş ağaç kıyımına giriştik.

Son olarak Karpaz'da, Elektrik Kurumu yüksek gerilim hattı geçirecek diye iki bin ağaca balta vurulmuş.

Narenciye ülkesinde dış ülkelerden limon ithal etmemiz, tarımdan, üretimden ne denli kopuk olduğumuzun en çarpıcı ve hazin örneği. Belki de Güney'e geçen insanlarımızın alışveriş listesinde limon da vardır.

   342 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!
21 Kasım 2008, Cuma   Dostlar alışverişte görsün
20 Kasım 2008, Perşembe   Her işimiz yarı buçuk!
19 Kasım 2008, Çarşamba   Kim dur diyecek bu gidişata?
18 Kasım 2008, Salı   Allah garibi sevindirmek isteyince...
16 Kasım 2008, Pazar   "Halis tegge südündendir (!)bu mahallebiler"
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra
14 Kasım 2008, Cuma   İstenince oluyor işte
13 Kasım 2008, Perşembe   Aslında suçumuz büyük!... Hak ettik bu ağır cezayı!
12 Kasım 2008, Çarşamba   Kıbrıs, barış, çözüm diye diye...


Yorum Sayısı:   1
  Oznur Ermetal Modro         - Chicago+ Lefkosa +Iskele 15 Ekim 2008, Çarşamba 11:06 
Harikasiniz tek kelimeyle... Iyi ki burda varsiniz da biz bu guzel yazilarinizi okuyabiliyoruz okyanus otesinden..

Toplumun cok daha sorumlu, birbirine saygili bireyleri olan, ulkesine inanan ve de yurdundan, milletinden gururla sozeden vatandaslarimizin sayisini cogaltmak icin sizler gibi degerli buyuklerimizin bu yazilari cok buyuk bir NIMET!!! sizin, Sn Tolgay, Cemal ve de Sn Dogrusozun bu sayfalarda bir tiklama mesafesinde olmaniz bizler icin cok cok buyuk bir sans. Kibris gazetesi sizler sayesinde bugun bu denli populer...

birkac kitap ve yahudi lobisi ile gorusmek oldukca komik bir tanitim atagi... Bu isi turizmciler bence cok cok daha iyi yapar. gerekirse ozel sektore verilsin cennet ulkemizin tanitimi promosyonu... limonlar da dilerim hicbir zaman guneyden alinacak alisveris listesinde yer almaz!!! :(

Bugun Amerikada bile, MEDENIYET bireylerin yaptiklari tasarruf ve de uretime katkilariyla olculmekte... Insallah gunun birinde bizler de daha sorumlu daha bilincli egitimciler ve de liderler yetistiririz. Iste o zaman tum dunya bizi tanir sanirim.. :)

kusura bakmayin bu biraz uzun bir yorum oldu ama bunlari yazmam gerektigini hissettim...
cennet ulkemin guzel insanlarina ve de tum dostlara sevgiler ve saygilar...


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

Biz de Dünyalı mı olduk

Bedia BALSES

Atilla İlhan’ca Sayıklamalar

Cumhur DELİCEIRMAK

Hükümetler kaça ayrılır





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital