Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

ANNE KARNINDAKİ İKİNCİ ÜÇ AY (3-6.AYLAR)

Dr. Umut Altunç

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Mayıs 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Anne karnında ilk üç ayını dolduran bebeğin bu dönemde artık organ sistemleri gelişip olgunlaşmaya başlar. Kalp, akciğerler ve böbrekler çalışmaya başlar. Kollar, bacaklar, yüz yavaş yavaş değişerek son halini alır.

Buna göre anne karnındaki bebek gelişimini dönemlere ayırarak özetle inceleyecek olursak:

Üçüncü ay:

Hayatın ikinci üç ayının (trimester) başında bebek yaklaşık 5.5 santim boyunda ve 15 gram ağırlığındadır.

> Bebeğin kalp atışları ultrasonda rahatlıkla görülebilir, nefes-alma verme benzeri hareketleri izlenebilir.

> Boyun gelişir, el parmakları ayrışmaya başlar. Cilt henüz çok incedir.

> Tiroid bezesi gelişmeye başlar, hormon salgıları artar.

> Bağırsaklar gelişir.

> Kızların yumurtalıkları olması gereken yere doğru ilerleyerek gelişir.

Dördüncü ay:

On santim civarı olan bebeğin bu ayda

> Tırnakları ve kirpikleri gelişmeye başlar. Saçlar büyümeye başlar.

> Parmak emmeye, tekme atmaya başlayabilir. Annenin bu hareketleri hissetmesi ise henüz güçtür.

> Kıkırdak şeklinde olan kemikler bu dönemden itibaren sertleşmeye başlar.

> Yutkunma ve solunum hareketleri belirginleşir. Akciğerler su ile dolu olduğundan henüz doğumdan önce hava solunmaz.

> İdrar yapmaya başlar.

> Diş tomurcukları oluşur.

Beşinci ay:

Bebek 16-17 santim civarında ve yaklaşık 300 gram ağırlığındadır. Bu dönemde,

> Sinir hücrelerinin etrafındaki "myelin" adındaki kılıflar oluşmaya başlar. Böylece sinir sistemi daha da olgunlaşır ve fonksiyonellik kazanır.

> Göz kapakları, kirpikler ve dil tam olarak gelişmiştir.

> Bebek annenin sesini, müziği ve konuşmaları duymaya başlar. Ani ve şiddetli seslerde irkilebilir.

> Karaciğer ve benzeri organlar çalışmaya başlar.

> Yumurtalık ve sperm hücreleri gelişir.

> 5. ayın (24. hafta) sonunda bebek 600 gram ağırlığında yaklaşık 30 santim boyundadır. Bu dönem bebeğin erken doğum durumunda hayatta kalabileceği en küçük yaş olarak kabul edilir.

> Henüz akciğerler gelişmediğinden doğum olsa bile hayatta kalabilmek için ancak yüzde 10-15 kadar şansı vardır!

Altıncı ay:

Bu dönemde sinir sistemi ve akciğerler gelişir.

> Akciğerlerin içindeki hava kesecikleri (alveoller) oluşmaya başlar.

> Akciğerlerin hava ile dolup balon gibi şişebilmesi için gerekli olan "Surfaktan" ismili madde bu dönemde salgılanmaya başlar. Dolayısıyla bu dönemden önce dünyaya gelen bebekler Surfaktan maddesini solunum aletine bağlandıktan sonra akciğerleri yoluyla ilaç şeklinde almak zorundadırlar.

> Beyin giderek büyür ve gelişir.

> Gözkapakları artık açık durur. Ara sıra göz kırpmaları yapabilir.

> Gözün sinir ağı olan "Retina" gelişir.

> Omurga ve içinden geçen omurilik gelişmeye başlar.

Bebeklerin anne karnında doğuma kadar geçirdikleri son üç ayın özetini ise önümüzdeki hafta bu köşede okuyabilirsiniz.

HAFTANIN SORUSU

Zeytinyağı ile ovalamak işe yarıyor mu?

Bebek sahibi olanlar bilirler... Gece bebeğin gazı çıkmıyorsa, karnı şiş, huzursuz ve sancılı ise anneanne-babaanneler torunları için her zaman aynı şeyi önerirler: Zeytinyağı ile masaj!

Bebekler soyulur, Kıbrıs'ın "gara" zeytinyağları ellere sürülür, bebekler büyük bir itina ile baştanbaşa "ovalanır"...

Bir okurumuz da bu konu hakkında pek çok kişi gibi kendisinin de merak ettiği bir soru sordu bana geçen hafta: Bebekleri zeytinyağı ile ovmak (masaj) gerçekten faydalı mı?

Sevgili okurumuz, bebeklere yapılan masajın faydaları saymakla bitmez. Yenidoğan döneminden başlayarak pek çok bebekte gaz (infantil kolik), kabızlık ve uyku sorunları ortaya çıkar. Bu konularda çocuk doktorunuzun önerilerine ek olarak yapılan karın masajı en az ilaçlar kadar faydalıdır. Düzenli yapılan masaj infantil kolik gibi pek çok bebeği huzursuz eden ve tedavisi güç bir rahatsızlığın sıklığını ve şiddetini azaltır.

Yapılan bilimsel çalışmalarda daha çok dokunulan, daha çok öpülen çocukların bağışıklık sistemlerinin daha iyi geliştiği gösterilmiştir. Kaslar ve eklemlerin pasif olarak hareket ettirilmesi ve uygulanan basınç ile ortaya çıkan sinir iletileri beyine kadar ulaşır ve sinir sisteminde bazı biyokimyasal (hormonal) ve elektriksel değişiklikler ortaya çıkar. Beyinden çıkan bu uyarıları takiben bağışıklık sistemi hücrelerinin sayısı ve etkinliği artar. Solunum ve sindirim sistemi güçlenir. Hazım sorunları azalır. Alerjik sorunlar azalır. Dolaşım hızlanır. Büyüme ve gelişme yaşıtlara göre daha ileri seyreder.

Bebeği ile daha yakın temas kuran anneler de bu uygulamadan fayda görürler. Bebeği ile duygusal bağları daha da güçlenen annede beyinden salgılanan PROLAKTİN hormon düzeyi artar. Bu hormon süt salgısını düzenleyen temel faktör olarak bilinmektedir.

Bebek masajı nasıl yapılır?

Her gün sıcak suda banyo yaptırılan bebekler, yaklaşık 15 dakikalık bu uygulama sonrasında sıcak bir ortamda kurulandıktan sonra sırt üstü yatırılırlar. Ellere dökülen masaj yağları ile bebeklerin karnına saat yönünde masaj yapılır. Bu işlem esnasında parmaklarla hafif baskı uygulanır. Bu uygulama bebeğin bağırsaklarının çalışmasını hızlandırır, daha kolay gaz atabilmesini sağlar. Eller, kollar, boyun, kasıklar ve bacaklara da benzer şekilde masaj yapılır. Uzuvlar bu esnada pasif olarak öne-geri veya yukarı-aşağı hareket ettirilir.

Bebekler kendilerine ılık yağlarla yapılan bu masajdan çok hoşlanırlar. Yapılan hareketler de onlara bir oyun gibi gelir. Masaj sonrasında rahatlayan bebekler genellikle huzurlu bir uyku uyurlar.

Zeytinyağı mı? Eller mi şifalı?

Bebeklere zeytinyağı ile yapılan işlem zeytinyağının iyileştirici etkisinden çok bebeğin vücuduna uygulanan masajın etkisiyle oluşur. Zeytinyağı değil de başka bir yağ kullanılsa bile aynı etki yine ortaya çıkacaktır. Kıbrıs gibi Akdeniz ülkelerindeki bu uygulamanın nedeni zeytinyağının kolay ve ucuz olarak bulunabilmesidir. Bitkisel olması nedeniyle de iyileştirici etkisi olduğu düşünülmektedir. Avrupa ve Amerika'da ise badem yağı bu amaçla kullanılmaktadır. Sancılı bebeklere susam yağı ile masaj yapılması Hindistan'da gelişerek tüm dünyada yayılan Ayurveda bilimine özgü bir başka tedavi yöntemidir.

Özellikle "Gara" zeytinyağı diye tabir edilen rafine edilmemiş yağların kullanılması sonucunda cilt üzerindeki gözenekler tıkanabilir. Zeytinyağı asit yapısı nedeniyle hassas yapıya sahi bebeklerin ciltlerini tahriş edebilir. Yine üzerindeki tarım ilaçları kalıntıları, toz veya böcek artıkları bebeklerde enfeksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle hassas yapılı ve "atopik dermatit" denen alerjik deri hastalıklarına sahip bebeklerde zeytinyağları ile masaj yapılması kesinlikle önerilmez. Bu bebeklere özel bebek yağları dışında başka bitkisel yağlar kullanılmamalıdır.

Bunları biliyor muydunuz?

Hamile hanımların cep telefonu kullanımının doğacak çocuklarında davranış bozukluklarına yol açtığını biliyor muydunuz?

Geçtiğimiz haftalarda "Epidemiyology" tıbbi dergisinde yayınlanan makalede Danimarka'da yapılan çalışmanın sonuçları bildirildi.

Buna göre 13bin 159 Danimarkalı okul çağı çocuğunun aileleri cep telefonu kullanımı yönünden incelenmiş. Sonuçlara göre özellikle hamilelik döneminde cep telefonu kullanan annelerin çocuklarında ilerleyen yaşlarda duygusal dengesizlik ve davranış bozukluklarının daha sık olduğu saptanmış. Bu ilişkinin ise cep telefonunu kullanımı ile doğru orantılı olduğu saptanmış.

Çocukluk döneminde (özellikle 7 yaşından önce) cep telefonu kullanılması durumunda benzer davranış sorunlarının görüldüğü bildirilmiş. Görülen davranış sorunları arasında ise Hiperaktivite ve okulla ilgili duygusal sorunlar başı çekmekte.

Kaliforniya Üniversitesi UCLA Halk Sağlığı Bilim Dalı öğretim üyesi Prof H.A Divan da bu çalışmalardan çıkan sonuçlara göre cep telefonlarının önümüzdeki yıllarda bir halk sağlığı sorunu olarak gündeme gelebileceğini bu nedenle kullanımının önemli ölçüde kısıtlanması gerektiği bildirmektedir. Sizlerin de bu öneriyi dikkate almamız önerilir...

Ref: Epidemiology. 2008 May 7. [Epub ahead of print].Prenatal and Postnatal Exposure to Cell Phone Use and Behavioral Problems in Children.Divan HA, Kheifets L, Obel C, Olsen J.

Mutlu ve sağlıklı günler...

   932 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Ağustos 2008, Pazar   Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   Kıbrıs'taki Çernobil:Elektro Manyetik Kirlilik (2)
20 Temmuz 2008, Pazar   Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey
06 Temmuz 2008, Pazar   Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler
29 Haziran 2008, Pazar   KLİMA İLE GELEN ATEŞ!
22 Haziran 2008, Pazar   Bunları Biliyor muydunuz?
15 Haziran 2008, Pazar   Kene humması (Kırım Kongo Kanamalı Ateş, KKKA)
08 Haziran 2008, Pazar   Demir: Kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?
02 Haziran 2008, Pazartesi   Anne karnında son üç ay (6-9.aylar)
18 Mayıs 2008, Pazar   Anne karnındaki bebek (ilk 3 ay) nasıl büyür?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital