|
Yaz aylarında sık karşılaşılan güneş çarpmalarının gölgede ve deniz içinde de görülebileceğini biliyor muydunuz? Sıcaklık, nem artışı ve UV ışınları insan sağlığını gerek güneş altında gerekse deniz veya gölgede olumsuz yönde etkiliyor. İçinde bulunduğumuz yaz aylarında özellikle yüksek tansiyon, şeker, kalp hastalığı olanlar, yaşlılar ve küçük çocukların bu nedenlerden dolayı saat 11 ile 16 arası denize girmemeleri ve gerekli olmadıkça dışarı çıkmamaları önerilmektedir. Bu kişilerin gündelik hayatlarında geniş şapkalar ve güneş koruyucularını düzenli olarak kullanmaları gereklidir.
Haftanın Sorusu
YÜRÜTEÇ ÇOCUKLAR İÇİN ZARARLI MI?
Geçtiğimiz günlerde acil servisimizde yürüteçten düşerek ciddi şekilde yaralanan birkaç süt çocuğunu gördüm. Daha önce bu köşede işlediğimiz bu konuya bu nedenle tekrar değinmek istedim.
Yürüteç hala daha popüler!
Ülkemizde de kullanımı çok yaygın olan yürüteç bazı bölgelerde hala eski popülaritesini korumakta... kimi zaman bebeklere alınan özel bir hediye, kimi zaman da aileler için bebeklerinin büyümesinin bir simgesi olan yürüteç popüler olsa bile artık eski değerini yitirmiş durumda!
Konuya duyarlı pek çok anne babanın sorduğu soru ise aynı: Yürüteç çocuklar için zararlı mı?
Çok merak edilen bu sorunun cevabı ise maalesef: EVET!
Bebekler düşüp kalktıkça yürümeyi öğrenirler!
Kemik dokusu ilk yaşlarda yaş bir ağaç dalına benzer...alınan kalsiyum ve D vitamininin de yardımıyla kemikler, 18 yaşına kadar gelişerek sertleşir.
Özelikle kalça kemikleri ve omurilik yürüme dengesinin sağlanabilmesi için belli bir gelişim sürecine ihtiyaç duyar.
Vücut, yerçekiminin etkisi ile düşüp kalktıkça öğrenip gelişmeye, denge kurmaya başlar. Doğal gelişim sürecini takip eden bir bebek sürünme, emekleme, yuvarlanma, tırmanma ve ayağa kalkma gibi aşamaları geçtikten sonra yürümeye başlar. Bu aşamaları tamamlayan bebeklerin bacak kasları daha hızlı güçlenir ve yürümeleri daha çabuk ve sağlıklı olur.
Yürüteç erken yürütmüyor!
Dışarıdan -doğal olmayan yollarla- bu sürecin hızlandırılmaya çalışılması yürüme, kemik gelişimi ve denge üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Bu amaçla yürüteçlere konulan bebekler parmak üzerinde yürüme alışkanlığı edinirler.
Parmak üzerinde yürümeye başlayan çocuğun bacak arka kasları gelişirken, ön bacak kaslarında gelişme geriliği, arka bacak tendonlarında kısalık, kalça kemik ve kaslarında gelişme geriliği oluşabilir.
Yürüteç hastalıkları:
Yürüteç kullanımının çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerinden bazıları aşağıda bsayılmıştır:
> Ayakta eğrilikler
> Omurilikte eğrilik (kifoz, skolyoz)
> Kalça kas ve kemiklerinde gelişim geriliği
> Parmak uçlarında yürüme
> Kaslarda kısalık ve gerginlik
Tüm bu olumsuz faktörlerin yanı sıra kısıtlı bir ortamda yürümeye zorlandığından çocuğun psikolojisi de olumsuz etkilenebilir.
Çocuklarda ilk 12 ay içinde görülen kafa travmalarının %90'a varan oranda nedeninin yürüteç kazaları olduğunu da unutmamak gerekir!
HAFTANIN KONUSU
YEDİ SORUDA ANNE SÜTÜ
Teknoloji geliştikçe gündelik hayatımızdaki her şeyin daha iyisi, daha yenisi çıkıyor! Bebekler için de rafları dolduran onlarca marka biberon sütü ve maması mevcut artık. Fakat teknoloji bu alanda ne kadar gelişirse gelişsin bu "formül sütlerin" anne sütünün değerine ulaşmaları daha uzun yıllar imkansız gibi gözüküyor.
Son haftalarda biberon sütlerinin zeka geriliğine neden olabileceği polemikleri gündemi meşgul ederken anne sütünün önemi de gittikçe daha iyi anlaşılıyor.
Anne sütünün faydaları neler?
Bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişmesinde anne sütünün çok büyük önemi vardır. Besleyici değeri yüksek ve dengeli içeriği ile anne sütü bebeklerin hemen hemen tüm gereksinimlerini karşılar. İçerdiği yağ, protein, sıvı ve vitaminler bebeğin doğduğu gebelik haftasına, doğum sonrası yaşına, hatta emzirmenin süresine göre bebeğin ihtiyacı doğrultusunda değişir.
Başta, ilk günlerde salgılanan kolostrum (ağız sütü) olmak üzere, anne sütü her dönemde bağışıklık sistemini güçlendirici içeriği nedeniyle doğal aşı gibi etki gösterir ve bebeği hayatının ilk aylarında enfeksiyon hastalıklarından korur. Yapılan çalışmalar anne sütü ile beslenen bebeklerin ishal, solunum yolu enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları ve bakteriyel menenjit gibi hastalıklara daha az yakalandıklarını göstermiştir. Şeker hastalığı, obezite, astım hatta ani bebek ölümü gibi hastalıklara karşı koruyucu olduğu iddia edilmekte ve araştırılmaktadır. Bunların yanında düzenli bir şekilde emzirilen bebeklerin zeka ve psikolojik gelişimlerinin de diğerlerine oranla daha ileri düzeyde olduğu gösterilmiştir.
Bebeklere pastörize inek sütü içirmek neden uygun değil?
Anne sütündeki protein, yağ, kalsiyum, çinko ve demir bebekler için inek sütüne kıyasla daha uygun şekildedir ve daha yüksek oranda emilir. Anne sütünün içerdiği tuz ve mineral miktarı hücre içi sıvılar ve böbrek emilimi için daha uygun orandadır. Bir yaşından önce inek sütü ile beslenen bebeklerde başlıca demir eksikliği anemisi olmak üzere pek çok vitamin ve mineral eksikliği gelişebilir. Alerji, ishal ve cilt hastalıkları daha sık görülür. Beyin ve sinirsel gelişimi yaşıtlarına göre geri kalır. Bu nedenlerden dolayı bir yaşına kadar bebeklere inek sütü verilmesi önerilmez.
Bebekleri ne kadar süre emzirmeli?
Bebekler doğum sonrası gelişim haftasına göre ilk günlerde hemen her iki-üç saat başı kendi istekleri üzerine beslenirken ilerleyen dönemlerde bu sıklık azalır. Düzenli aralıklarla beslenen bebekler daha huzurlu olurlar, uyku düzenleri ve gelişimleri daha hızlı olur. Uzun süren emzirmeler sonucunda gelen sütün besleyici niteliği azalacağından, her beslenmede iki meme birden verilmeli, toplam beslenme süresi 20-30 dakikayı geçmemelidir. Bu işlem sonunda pompa ile geri kalan sütün sağılması ve saklanması süt salgısını artıracaktır. Dünyanın önde gelen pek çok çocuk sağlığı örgüt ve kuruluşu ilk 6 ayda bebeklerin sadece anne sütü ile beslenmelerini önermektedir. Bir yaşından sonra anne sütü sakıncalı olmasa da bebek için besleyici değeri azalır. Anne sütünün kesilmesi için ise belirli bir yaş sınırı yoktur. İki yaşına kadar anne sütünün alınmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Bu yaşın sonrasında bile anne sütü verilmesinin çocuk gelişimine olumlu katkısı gelişmiş ülkelerde yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.
Anne sütü bebek için yetersiz olabilir mi?
Anne sütü D-vitamini açısından yetersizdir. Tek başına anne sütü ile beslenen bebeklerin bu nedenle ilk haftalardan itibaren günlük D-vitamini alması gereklidir. Altıncı aydan sonra demir takviyesi yapılabilir. Bebeğin iyi beslendiğinin en iyi göstergesi kilo alımıdır. Düzenli kilo alan, düzenli idrar yapan ve dışkılayan bir bebek yeterli miktarda anne sütü alıyor demektir. Anne sütü ile beslenen bebekler normal şartlar altında ilk 6 aya kadar su dahil herhangi bir ek gıdaya ihtiyaç duymazlar.
Anne sütü sarılık yapar mı?
Anne sütüne bağlı gelişen sarılık sıkça görülmektedir. Bu tür sarılık bebeklere özgü olup genelde zararsızdır ve tedavi gerektirmeden ilk haftalarda kendiliğinden düzelir. Bu dönemde anne sütünün kesilmesi ileride süt salgısını olumsuz yönde etkileyeceğinden günümüzde önerilmemektedir.
Emzirirken ne yiyip içmek gerekir?
Genelde anne sütünün mineral içeriği annenin beslenme durumundan etkilenmez. Buna rağmen emziren annelerin kendi sağlıkları açısından günde en az 2 litre sıvı almaları, 2 bardak süt içmeleri ve süt ürünlerini tüketmeleri, her öğünde proteinden zengin yiyecekler (et, balık, tavuk, kuru baklagiller vs.) ve bol sebze meyve yemeleri gereklidir. İnek sütü içtikleri zaman gaz ve sindirim sorunu (Laktoz intoleransı) çeken annelerin ise özel "Laktozsuz süt"ler içmeleri gerekir. Ayrıca rezene gibi bitki çayları süt veren annelere olumlu etki göstermektedir.
Emzirilmemesi gereken durumlar var mı?
HIV(+), aktif tüberküloz (verem) hastası, radyoaktif maddeye maruz kalan ve kemoterapi altındaki annelerin bebeklerini emzirmesi sakıncalıdır. Bunların dışında Hepatit B (aktif olmayan), ve basit üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren annelerin (bebek ile solunumsal teması azaltarak)emzirmesinde sakınca yoktur. Emziren annelerin alkol ve sigaradan uzak durması gerekmektedir. Çay ve kahve tüketimi en aza indirilmelidir. Kullanılacak ilaçlar doktorlara danışılmalıdır.
Mutlu ve sağlıklı günler...
|