|
Gürcistan'la Rusya arasında beş gün süren savaşta ateşkes sağlandı. Detayları bir kenara bırakarak bölgedeki genel tabloya bakarsak ne görürüz? Kafkaslar'da jeo-stratejik dengeler Rusya lehine değişti. Rusya, çok kolay bir zafer kazandı. Hazar bölgesi enerji kaynakları ve bu kaynakların uluslararası piyasalara ulaştırılması açısından stratejik öneme sahip Kafkaslar'da, Rusya ile ABD (ve genelde Batı) arasında 1990'lı yıllardan beri devam eden mücadelede Rusya önemli kazanımlar elde etti. Yeni tablo bu.
Gürcistan Cumhurbaşkanı Saakaşvili'nin maceracılığı ve çapsızlığı, Rusya'ya güçlü olduğunu ve kendi şartlarını dayatabileceğini kanıtlama fırsatı verdi. Rusya, bu fırsatı çok iyi değerlendirdi. Saakaşvili'nin amatörlüğü karşısında profesyonel bir tavır sergiledi. Batılı uzmanlar Vladimir Putin'in çok iyi bir performans sergilediğini kabul ediyorlar. Rusya, şimdi bunun meyvelerini topluyor. Güçlü konumdan pazarlık yapıyor. Saakaşvili'nin hezimetinin Batı ve ABD için de yenilgi olduğunu söylemeye gerek yok. Bundan sonra, "renkli devrimlerle" kimleri iktidara getirecekleri konusunda Amerikalıların daha dikkatli olmaları gerekecek. Deneyimli diplomat Şevardnadze'yi iktidardan uzaklaştırıp kendi adamları Mihail Saakaşvili'yi iktidara getirmek kolaydı. Şimdi ayıklasınlar pirincin taşını.
Bu maceradan en zararlı çıkan kuşkusuz Gürcistan halkı oldu. Her açıdan (askeri, siyasi, diplomatik, ekonomik) yenilgiye uğradılar. Şimdi yaralar henüz sıcak. Ulusal birlik sergileme içgüdüsü önde. Yaralar soğudukça ağrı artar. Saakaşvili'nin meceracılığının faturası ortaya çıktıkça, ülkedeki iç siyasi durum değişecek. Bir noktada insanlar hesap sormaya başlayacak. Bakalım o zaman Saakaşvili'nin durumu ne olacak?
Oluşan durumdan ABD de sorumlu. Saakaşvili'nin Güney Osetya'ya saldırı planlarından Washington haberdar değil miydi? Niçin bu maceracılığı engellemediler? Saakaşvili'yi saldırı konusunda ABD'nin cesaretlendirdiği yönünde bazı değerlendirmeler yapılıyor. Bu görüş bana fazla gerçekçi gelmiyor. Amerikalılar, Saakaşvili'nin kötülüğünü istiyorlarsa, onu maceraya, kumara iterlerdi. Bence esas sorun, ABD'nin Saakaşvili'yi niçin kontrol edemediğidir. Ayrıca, Saakaşvili'yi birileri teşvik etmiş olsa bile, esas sorumluluk onda olmaya devam eder. Bir lider, önce kendi ülkesinin çıkarlarını düşünür. Yabancılar "şunu yap" dedi diye iş yapmaz. Peki, yaşananlar nedeniyle Batı Rusya'yı cezalandırabilir mi? Çok zor.
Savaş ve felaket, Güney Osetya ve Abhazya bölgeleri için yaşandı. Gürcistan, bu bölgeleri yeniden kontrol altına almak istiyordu. Şimdi, Gürcistan'ın bu bölgelerle bölgesel otonomi çerçevesinde uzlaşmaya varma olasılığı neredeyse ortadan kalktı. Bu bölgelerin Rusya Federasyonu'na katılma olasılığı güçlendi. Moskova, Batı'nın Kosova'nın bağımsızlığını tanımasının rövanşını Kafkaslar'da alıyor.
Son gelişmelerle Gürcistan'ın NATO'ya katılma planları da büyük yara aldı. Geçen nisan ayında yapılan NATO zirve toplantısında ABD, Gürcistan'ın üyeliğine güçlü destek vermişti. Almanya ve Fransa ise, bu konuda acele etmeme yanlısı olmuştu. Gürcistan'la Rusya arasında patlak veren savaş, Almanya ve Fransa'nın haklı olduğunu gösterdi. Bu iki ülke, Gürcistan gibi ciddi sorunları olan ve Saakaşvili gibi bir lider tarafından yönetilen bu ülkenin NATO için büyük riskler oluşturacağına inanıyor. Gürcistan'ın NATO'ya üyeliği büyük olasılıkla buzdolabına kaldırılacak.
Kafkaslar'da yaşanan savaşı Türkiye açısından değerlendirdiğimizde, sonuçların genelde olumsuz olduğunu görürüz. Türkiye, Gürcistan'ın istikrarlı bir ülke olması için çaba harcıyordu. Batı yanlısı bir Gürcistan, Türkiye'nin de çıkarınadır. Kafkaslar'da jeo-stratejik dengelerin Rusya lehine değişmesi, özellikle enerji yolları açısından Türkiye'nin işine gelmez. Önümüzdeki dönemde Türkiye herhalde bir yandan Rusya ile iyi ilişkiler içinde olmaya çalışırken, diğer yandan da Gürcistan'ın yeniden istikrara kavuşmasına yardımcı olacak. Bir tür denge politikası izleyecek.
Beş günlük savaş sonunda Kafkaslar'da yeni dengeler oluştu. Bundan sonraki gelişmeler bu yeni dengeler ışığında olacak.
|