|
Dünya karakışla mücadele ediyor.
Sibirya'da soğuk -55 dereceye, Türkiye'nin doğu bölgelerinde ise -35 dereceye ulaştı.
Benzer soğuk ve kar Avrupa'yı da kasıp kavuruyor.
Böyle bir dönemde birçok ülke liglerinde devre arası yaşanıyor.
Doğal olarak da takımlar daha iyi olanaklar bulacağı ülkelerde devre arasını kamp yaparak geçiriyor.
Geçen yıl ocak ayında Antalya'da düzenlenen Türkiye Spor Yazarları Derneği Eğitim Seminerine katılmıştım.
O dönemde, ki o dönemler turizm adına ölü dönemlerdir, Antalya bölgesindeki otellerde kamp yapmak için gelen 1100'e yakın takım vardı.
Takımla beraber gelen aileleri, yöneticileri ve taraftarlarını da hesaplarsanız 50 bine yakın insan o ölü sezonda otellere hayat veriyordu.
Bu sezon da benzer tablolar yaşanıyor Antalya'da.
Ülkemiz takımlarından Tatlısu'dan sonra Gönyeli de kampını Antalya'da gerçekleştirdi.
Konuyu netleştirmek için iki teknik adamın değerlendirmesini aktarayım.
Antalya'da kamp yapan Tatlısu Teknik Direktörü Mehmet Bolkan her şey dahil 5 günlük kamp tutarlarının 15 bin YTL. olduğunu söylerken maddi açıdan da neden ülkemizde kamp yapmadığının mesajını veriyordu.
Ayrıca inanılmaz derecede bakımlı, güzel ve sayı açısından hiçbir sıkıntı yaratmayacak çim sahaların her otelin verdiği olanaklar olduğunu vurguladı.
Ülkemizde kamp yapan ve Salamis Bay Conti Resort'u tercih eden Türk Ocağı Teknik Direktörü Ahmet Dedekorkut ise çim çalışma sahasının daha bakımlı olması serzenişinde bulunurken aradaki farkı da ortaya koymuş oldu.
Hade Salamis'in o çok iyi olmayan çim çalışma sahası olsun var.
Diğer lüks otellerin kumarhane dışında tek bir çim antrenman sahaları mı var?
Burnumuzun dibindeki ve ayni iklim şartlarına sahip olduğumuz Antalya'da 1000'e yakın takım çatır çatır kamp yaparken, bizde bırakınız takım gelmesini bizim takımlar oraya giderek kamp yapıyor.
Bir dönemde Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve onlarca Türkiye takımını kamp için devre arasında misafir eden ülkemiz neden şimdi sinek avlıyor düşünün bakalım.
Uçaklar pahalı.
Oteller pahalı.
Çalışacak çim saha yok.
Gelen takımlarla ille de maç oynayacağız ve ambargoyu deleceğiz gibi bir saplantımız var.
Takımlar neden buraya gelsin ki?
Bırakınız dünyadan, bırakınız Türkiye'den biz kendi iç dinamiklerimizi bile harekete geçirmekten aciziz.
Liglerde 42 takım var, bölgesel liglere mücadele edenlerle 100'e yakın takım.
Bunlardan toplasanız 7-8 tanesi ülkemizdeki otellerde kamp yapıyor.
Demek ki burada bir sorun var.
Bizim 100'lerce takımımızdan ancak 7-8 tanesi kamp için ülkedeki otelleri tercih ediyorsa ve kamp yaptıktan sonra da hafif yollu şikayette bulunuyorsa ortada bir sorun var.
Turizm sezonu açısından ölü diye nitelendirilen bu kış döneminde bu hareketliliği sağlaması gereken ve battık batıyoruz diye sürekli ağlayan tesisler takımları teşvik edici organizasyonlara girmelidir.
Her şeyden önce onlara çalışacak ve rahat edecekleri çim sahalar vermelidir.
Turizmi sadece kumarhanelerin Türkiye'den getirteceği ve otelden dışarıya çıkmalarına olanak vermeyeceği kumarcılarla yapılacağını sanıyorsak çok yanılıyoruz.
Başka diğer unsurlarla birlikte spor turizmi konusunda Antalya örneği dikkate alınmalıdır.
Duvar
Teakwondo kuşak sınavında sorular Wonliyo, Hyongve, Toige, Joingto'dan gelecek, ona göre!
3 söz, 3 yorum
Bostancı Bağcıl'ın hedefi ligi ilk 5 içinde bitirmek ve kupada da final oynamaktır (İ. Karayel-B. Bağcıl Ant.)
Böyle iddialı hedef koyan bir takımın devre arasında iyi transfer yapması gerekir. Oysa Bağcıl tam tersi kalecisi Salih'i, stoperi Orçun'u sattı, golcüsü Nikolou'yu satmak üzere. Dikkat edin de, bulgura giderken pirinçten olmayın.
Kardeşim Raif'le çok iyi anlaşıyoruz ancak bu ayrı takımlarda oynamayacağız demek değildir (Sabri-Binatlı Fut.)
İnsanın başı bir kez dönmeye görsün. İkizi olsa bile kardeş mardeş tanımaz. Şampiyonluğa oynayan takımlar böyle önemli rakamlarla bana da transfer teklifinde bulunsa değil kardeşimi, sülalemi gözden çıkarırım.
Ligin ilk maçında skorbordun sık sık bozulması konsantrasyonumuzu bozdu maçı kaybettik (G. Kibrit-En. Sp. Fed. Bşk.)
Tekerlekli sandalye basketbol en zor branşlardan birisi. Ancak unutmayalım o skorbord bizimkiler için olduğu kadar rakipler için de bozulmuştu. Yenilginin faturasını skorborda değil sorumlulara kesmek gerekir.
ZAVALLI KARTAL
Sezon başında Paşa Grup'un sponsorluğuna sıcak bakmayarak Yenicami'yi bitmeyecek bir kaosa sürükleyenlerin devre arasındaki genel kurulda ne yapacaklarını bekledim. Toplantıya 15-16 kişi katıldılar. Nisabı sağlayamamalarını bırakınız divan başkanı olacak ve yeni başkan seçilinceye kadar kulübü yönetecek birini bile bulamadılar. 3 gün sonra ara transfer bitiyor. Yenicami cami avlusuna bırakılmış kimsesiz bir çocuk gibi ortada kaldı. Başkan yok. Yönetim yok. Divan başkanı yok. Teknik direktör Cenk Berkalp sözleşmesi gereği duruyor. İlk fırsatta gideceğini söylüyor. Sponsor şirket çekildi. Sorunlu futbolcuların durumu belirsiz. Yabancılar ne olacak bilinmiyor. Koca çınarı kestirmeyiz diyenler nerede? Yazıklar olsun.
TURNUVAYA BAK
Liglerde devre arası mola var. Parası olanlar devre arasında Türkiye'ye gidip kamp yapıyor. Daha az parası olanlar ülkedeki otelleri tercih ediyor. Parasızlar ise kendi tesislerinde çalışıyor. Ancak hepsi de devre arasında hazırlık maçları ile yeni transferlerini deniyor, takımı hazır hale getiriyor. Bu turnuvaların bir amacı da kimin adına yapılmışsa ona saygıyı gerektiriyor. Mehmetçik de bir turnuva düzenledi. İlk gün maçında Çanakkale'ye yenilen Mehmetçik antrenörü İbrahim Sarı yönetimle kavga etti ve istifa etti. Final maçında Çanakkale başkanı Mehmet Ekşici maç oynanırken MTG kalecisi Mehmet Emin'in üzerine yürüdü kavga araya girenlerce önlendi. Sanki turnuva değil de 3. dünya savaşı. Tuhaf işler.
UMUTSUZ KUPA
Bu sezon Gönyeli'nin çok güçlü bir kadro kurması, bunu güçlendirmeye devam etmesi şampiyonluk adına onları öne çıkarıyor. Biraz Küçük Kaymaklı, belki biraz da Cihangir zorlar, gerisi hikaye. Zirvede olduğu kadar dipte de Hamitköy, Lapta ve Gençlerbirliği'nin kötü gidişleri ve rakiplerinden kopmaları fotoğrafı netleştirir gibi. Ligde durum böyle olunca takımları tek amacı kalıyor. Kupa. Kupa şampiyonuna verilecek parasal ödül, Londra Kupası gibi motivasyonlar takımların kupaya odaklanmasını getiriyor. Ancak ilginçtir 32 takımın katılacağı kupa kura çekimine bir tek Çetinkaya temsilcisi katıldı. Ayrıca federasyon da kupa maçlarının tarihlerini belirlemedi. Demek ki ligden sonra kupadan da umudu keseceğiz.
İYİ AMMA
Futbol Federasyonunun geleneksel hale getirdiği ve belki de en iyi icraatlarından birisi olan efsane futbolcu Mustafa Defteralı'nın adını verdiği 19 yaşaltı bölgelerarası futbol turnuvasının 3.sü yapılıyor. Federasyon yöneticisi Hüseyin Ekmekçi'nin bu organizasyondaki hakkını vermek gerekiyor. Bu sezon bölge takım sayısı 4'e düşürülerek olumlu bir adım daha atıldı. Ancak bu kadar olumlu yanına karşın, bu organizasyona gelinceye kadar bölgedeki gençlerin daha sık aralıklarla bir araya gelmeleri, kendilerini çalıştıracak sürekli bir teknik heyetin olması, zaman zaman birlikte kısa süreli kamplar yaparak kaynaşmalarının sağlanması ve genç milli takımın bu çocuklardan oluşturulması gerekmektedir. Geçmişte Mustafa Borataş yönetiminde hazırlanan bir çalışma ile atılan olumlu adımın sonu gelmemişti. Maddi sıkıntı var denilerek yarım bırakılan projede her bölgede sürekli olarak toplanacak, çalıştırılacak ve futbola kaynak yaratacak gençlerin yetiştirileceği proje için kaynak bulunamazken, uyduruk turnuvalara ve amaçsız yurtdışı temaslara kaynak yaratılması ciddi bir çelişkidir. Kısa bir süreye sığdırılan dört takımlı 19 yaşaltı bölgelerarası turnuva bile bizi heyecanlandırıyor, futbolun gelecekteki yıldızlarını ortaya çıkarıyor ve yabancılara önemli paraların harcandığı futbolda geleceğe yönelik olarak yeni alternatifler yaratılıyorsa, daha sürekli bir organizasyonun futbol adına getirisi çok daha büyük olacaktır. Ekmekçi'yi ve katkı koyanları kutlarım.
Onuncu 1
Kartal'ın son hali!..
Onuncu 2
Binlerce öğrencisi, önemli maddi geliri, gelişmiş altyapıları olan koskoca büyük şehirlerin ortaokullarını her yıl geride bırakarak şampiyon olan bir köy takımı var. Esentepe'nin kızları ve onlara emek verenler hepsine ders veriyor. Helal olsun.
|