Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
UBP Genel Sekreterini seçmedi
'Ecstasy'ye 8 yıl
2009 da zor
Özdemir, ağır cezaya havale edildi

YORUMLANANLAR
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [1]
Öğretmen dayağı polislik oldu [2]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [2]
Pankart tartışması [2]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [6]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [2]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]
Çarşıda "bayram" yok [9]
Liste nihayet! [1]
2009 da kurak [2]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [2]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [2]
Atılan çöpler hepimizi etkiliyor [3]



Çetinkayacı, Cemalcı, diye diye..

Songuç KÜRŞAD

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Şubat 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çetinkaya yönetim kurulu istifa etti.

İstifa onurlu bir davranıştır.

Şampiyonluklara alışmış, adının önüne "Efsane takım" yazdıran, ikincilikleri başarı olarak kabul etmeyen ve hazmedemeyen bir camiada işler iyi gitmez ve bunun yönetim zafiyetinden olduğu düşünülürse istifa etmek en doğru yoldur.

Zeki Ziya başkanlığındaki yönetim kurulu da takımın ligde başarısız olduğunu, değiştirilmesine rağmen teknik direktör ile futbolcuların sürekli huzursuz olduğunu, camianın takıma ilgisinin gittikçe azaldığını gördükten sonra istifa etmeleri kadar doğal bir gelişme olamazdı.

Geçen yıl mucizevi bir çıkışla şampiyon olan takımın bu sezon lider Gönyeli ile ligin bitmesine 8 hafta kala arasında 18 puan fark olmasının hazmedilecek bir tablo olmaması nedeniyle bu istifa zaten bekleniyordu.

Ancak ortada istifa için bu kadar geçerli gerekçe varken Zeki Ziya ve yönetim kurulunun düzenledikleri basın toplantısında istifa gerekçesi olarak Çetinkaya'nın eski başkanı ve şimdinin Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları'ndan dolayı olduğunu söylemeleri hiç de hafife alınacak bir gelişme değildir.

İlginçtir o basın toplantısında Bulutoğluları için çok ciddi suçlamalarda bulunan ve takımın bugün yaşadığı başarısızlığın tek nedeni olarak onu gösteren açıklamaları yapan Zeki Ziya da, Birol Öztoycan da, eski başkan Mustafa Debbağ da, eski başkan Ali Kösezade de geçmişte Cemal Bulutoğluları'nun başkanlığında yönetimlerde yer almış ve şampiyonluk sevinçlerini birlikte yaşamış isimlerdi.

Cemal Bulutoğluları'nun dışardan kulübü yönetmek için futbolcuları ayarttığı ve bugün yaşanan başarısız tablonun yaratılmasına neden olduğunu söyleyen yöneticileri haksız çıkartan yine futbolcular oldu.

Takımın tüm yıldız futbolcuları gazeteye demeç vererek Cemal Bulutoğluları'nun kesin olarak kendilerini etkilemediğini söyleyerek bir yerde yöneticilerini yalan söyler duruma düşürmüş oldular.

Ama bunun da ötesinde Cemal Bulutoğluları'nın Çetinkayacı değil de Cemalci olduğunu söylemek, camianın sırtında bir kambur olduğunu savunmak, takımın kötü gitmesi için futbolcuları yönlendirdiğini iddia etmek büyük haksızlıktır.

Bugün Çetinkaya'nın gelen konuklarına gurur duyarak gezdirdiği bir kulüp binası varsa bunu kendi cebinden de paralar vererek kimin yaptırdığı unutulmasın.

Takımın şampiyon olması ve efsane olan ismine yakışır bir duruma gelmesi için kendi cebinden paralar harcayarak kurduğu kadronun başarıdan başarıya koşarken sevinenlerin şimdi Cemal tu kakadır demesi ahde vefa ile bağdaşmaz.

Hele de Cemal Bulutoğluları'nın Çetinkayacılığını tartışmak ve onun camianın sırtında bir kambur olduğunu söylemek büyük bir haksızlıktır.

Doğrudur Cemal Bulutoğluları çok konuşur.

Ulu orta yaptığı konuşmalarında şunu alalım, bunu gönderelim, bu gitsin, bu gelsin diye kendi düşüncelerini etrafında kim var, kim yok bakmadan seslendirir.

Bunlar doğru davranışlar değildir.

Ama bırakınız Çetinkaya'yı tüm kulüplere ve spor kuruluşlarına maddi yardımlar yapan ve bunu hiç şova dönüştürmeyen Cemal Bulutoğluları sadece Çetinkaya için değil diğer takımlar için de bu tip konuşmalar yapar.

Hakemleri eleştirir, teknik direktörleri beğenmez, futbolcuları sınıflandırır, federasyonu değiştirir, merkez hakem kurulunu görevden alır.

Bunları yaptı diye onu bombardımana tutan Çetinkaya yöneticilerinin eskiden de bu şekilde davranan Cemal Bulutoğluları ile başarılara koşarken gözlerini ve mantıklarını zafer sarhoşluğu mu karartmıştı?

Cemal Bulutoğluları ile gerek televizyondaki programlarımda, gerek gazetedeki yazılarımda en çok tartışan birisi olarak şunu söyleyeyim, "Yiğidi öldürün ama hakkını da verin"

Duvar

Bayanlar "Bayan Futbol Ligi" için ısrarlı. Erkekler mamur etti de, siz eksik kaldınız!

3 söz, 3 yorum

Cemal Bulutoğluları, Çetinkayacı değil, Cemalcidir. O otursun belediyesini yönetsin (Z. Ziya-Çetinkaya Bşk.)

Cemal'in Lefkoşa Belediyesini nasıl yönettiğini tartışacak değilim amma Çetinkaya'yı nasıl yönettiğini unutmadım. Çetinkaya'nın efsane takım olduğunu, adının önündeki yazı ile değil kazandığı şampiyonluklarla gösterdi.

Antrenör Ertuğ Nasıroğlu genç sporculara örnek olacağına küfrettiği için cezalandırıldı (Basket. Fed. Yön.)

Bir ceza verilirken bile bunun bir adabı ve ölçüsü olmalıdır. Ülkeye yüzlerce basketbolcu yetiştiren bir antrenörü spor ahlakı olmayan, söven, küfreden, çocuklara kötü örnek olan birisi olarak göstermek insafsızlıktır.

Geçen yıl 3 olan büyükler badminton ligi takım sayısını bu yıl 5'e çıkartmayı başardık (H. Yamaç-Bad. Fed. Bşk.)

Ha gayret başkan. 3 olan takım sayısı eğer 5'e çıkmışsa bu iyiye gidiştir. Aslında buna da şükretmek lazım. Yıllardır federasyon olan ve takımı olmadığı için ligi de olmayan tabela federasyonları varken 3'e 5'e de şükür .

FUTBOL VE SİYASET...

Rum Başkanlık seçimlerinin galibi AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofias oldu. İlk tur öncesinde kıran kırana bir seçim propaganda süreci yaşandı. Ancak eski başkan Papadopulos'un ikinci tura kalamaması ile daha çetin bir kampanya sürdü. Hristofias'a rakip olan Yoannis Kasulidis bu dönemde tüm silahlarını kullandı. İlginçtir bizim ısrarla spor ve siyaseti karıştırmayalım yaklaşımımıza karşın Rum komşularımız boğazlarına kadar buna battılar. Büyük Rum kulüpleri Apoel, Apollon, AEK, ENP, Olimpiakos ve Anortosis seçimde Kasulidis'i destekleyeceklerini açıklamışlardı. Şimdi Hristofias kazandığına göre bu kulüplerle ilişkiler nasıl olacak? Sporla siyaseti açıca bu kadar iç içe sokmak sıkıntı yaratır.

OKÇUK ATA ATA...

30'a yakın federasyonumuz var. Tam sayı vermiyor ve yakın diyorsam bunun nedeni faaliyette olan federasyon sayısının net olmamasındandır. Faaliyette olan ancak takımı olmadığı için lig düzenleyemeyenler ayrı. 2-3 takım ve 2-3 de uyduruk takımla özerkliğini sürdüren ve kendi kendini kandıranlar ayrı. Sadece tabelası olup da hiçbir faaliyeti olmayanlar ayrı. Toplasanız doğru dürüst çalışan, ligi olan, gerçek anlamda 8-9 tane federasyon ya var, ya yok. Federasyonlar takımsızlıktan dökülürken darts yani bildiğimiz ismiyle okçukta takım enflasyonu var. Kuzey Kıbrıs Darts Birliği 13 takımla lig düzenliyor. Lefkoşa Darts Birliğinin 8 takımlı ayrı bir ligi var. Bölgelerde her hafta onlarca takımlı turnuvalar var. Maşallah yani.

KART KOMEDYASI...

Gönyeli'nin kardeş futbolcuları Serhan ve Serkan'ın isimleri benziyor da, kendileri çok benzemiyor. Buna rağmen hakemler bu kardeşlerden birisine gösterdiği sarı kartı diğerine, ya da içinde olsun diye her ikisine de yazıyorsa bu hata olmaktan çok komedidir. 4 sarı kartı olduğu için Cihangir maçı gibi ligin kader maçlarından birisinde oynamama durumunda kalan Serhan'ın bir kartının aslında Serkan'a gösterilenlerle arttığı ispatlanınca hatadan dönülmüş oldu. Bu komedi daha önce de yaşanmıştı. Binatlı'nın ikizleri Sabri ve Raif'in zaman zaman forma numaralarını değişik giymeleri nedeniyle kartların yanlış isimlere kaydedilmiş olması belki çok benzemelerinden kaynaklanıyordu. Ama saçsız Serhan'la, saçlı Serkan da karıştırılmaz yani.

SUS NE OLURSUN!..

Olmazsa olmaz. O kadar uyarı, o kadar eleştiri, o kadar tepki görmesine rağmen Merkez Hakem Kurulu Başkanı Nazım Burgul televizyon kanallarına bağlanarak hakemleri ile ilgili kırıcı eleştiri yapmaktan vazgeçmiyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde bir merkez hakem kurulu başkanı kendisine bağlı bir hakemin verdiği kararın ne kadar yanlış olduğunu çıkıp da televizyonlarda tartışmaz. Hem de daha gözlemci raporu eline ulaşmadan. Başkanı çıkıp da hakemin yanlış yaptığını bütün kamuoyu ile paylaşırsa böyle bir tavır hakemleri inanılmaz yıpratır. Son hafta Alkan Gedikoğlu'nun Tatlısu futbolcusu Ertaç'a gösterdiği kırmızı kartın haksız olduğunu sıcağı sıcağına televizyonda tartışan Burgul'a bu gereksiz tavırlarından dolayı Hakemler Derneği tepki göstermiyorsa bu onların acizliğidir. Çünkü Burgul'un bu yaklaşımı üyeleri olan hakemin hem o kulüp teknik adamlarının, hem de yöneticilerinin önüne yem olarak atılmasına zemin hazırlar. Elbette şeffaf olmamız gerekiyor. Ancak bu kendi içlerinde çözmeleri gereken bir konuyu ve özellikle de yoruma açık pozisyonlarda kesin yargıya vararak hakemi zor durumda bırakmayı gerektirmez. Daha önce de hakemleri konusunda benzer yaklaşımlarda bulunan MHK Başkanı Nazım Burgul ve onun en büyük yardımcısı EPAK Başkanı Coşkun Kutay'ın, bu işlerin nasıl olması gerektiği konusunda Amerika'yı yeniden keşfetmesine gerek yok. İzlenmesi gereken doğru yolu birlikte bulmalıdırlar.

Sorular... sorular...

Hepimizin iyi dilekleri ve duaları ile Futbol Federasyonu Başkanı Niyazi Okutan bugün İstanbul'da kalbinden by-pass ameliyatı olacak. Bizim gibi delilerle baş eden Niyazi başkan, bununla mı baş edemeyecek?

Hem yazılı basında, hem de radyo ve televizyonlarda maçların veya başka organizasyonların "Kapalı" spor salonunda yapılacağı haberlerini görüyoruz. Allahını severse birisi bana "Açık" spor salonu nasıl olur anlatsın?

Gençler liginde Küçük Kaymaklı gençleri ile Gönyeli gençleri 49'ar puanla ligin zirvesini paylaşıyorlar. Bu hafta sonu iddiası olamayan Gönyeli-Küçük Kaymaklı "A" maçını mı izlersiniz, yoksa gençlerin maçını mı?

Çetinkaya yönetimi toptan istifa etmeye karar verdi. Takım ligde orta sıralarda, sıradan takım oldu, kupada ikinci lig takımı Esentepe'ye elendi. Çetinkaya'yı bu hale getirenler toptan değil de perakende mi istifa edecekti?

   686 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Aralık 2008, Cuma   OUT TO RACISM...
01 Aralık 2008, Pazartesi   Siz kim, "Efsane" olmak kim?
30 Kasım 2008, Pazar   Yasal doping...
24 Kasım 2008, Pazartesi   Kaptansız gemi karaya oturur
23 Kasım 2008, Pazar   Ne yer, ne yedirir!
21 Kasım 2008, Cuma   Vergi ödemek vatandaşlık borcudur...
17 Kasım 2008, Pazartesi   "Ma naparsınız be sahada?"
15 Kasım 2008, Cumartesi   Futbolun kuralı değişmez...
14 Kasım 2008, Cuma   Ayak yorganın dışında kalırsa...
10 Kasım 2008, Pazartesi   Bir de istikrarları olsa...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Bener HAKERİ

Yağmur yere indi

Sevilay SADIKOĞLU

"SİZ" Adlı Sergi

Bedia BALSES

Hocaların Hocası: Ali Atakan

Cumhur DELİCEIRMAK

Rekabetin hazin sonu!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital