|
Yılan hikayesine dönen futbol havuzuna katkı konusu yarı buçuk da olsa bir çözüme ulaştı.
Geçen yıl da aynı sıkıntıları, aynı filmi görmüştük.
Hem de siyasi fikir birliği olan Başbakanlık Müsteşarı Öntaç Düzgün, Spor Dairesi Müdürü Besim Erdenay ve Futbol Federasyonu Başkanı Niyazi Okutan'ın uyumlu birlikteliği beklenirken bir didişme, bir çekişmedir gitmişti.
Spor Bakanlığının kaldırılmasından sonra oluşturulması düşünülen Spor Üst Kurulu veya Spor Konseyi fikrini içine sindiremeyen ve bu oluşumun kendisinin yetkilerini alacağı evhamına kapılan Besim Erdenay, Öntaç Düzgün'ün her icraatını sıkıntıya sokacak kararlar üreterek bu didişmeyi ateşlemişti.
Aynı partiye mensup bir federasyon başkanı olan Niyazi Okutan'a rağmen havuza aktarılacak olan 2 milyon 500 bin YTL. katkıyı ırın kırın ederek kabul etmek durumunda kalan Erdenay ve Spor Dairesi Genel Yönetim Kurulu üyeleri bu yıl seçilmesini hiç istemedikleri Ömer Adal'ın kazanması ile daha da katı bir duruş sergilemeye başladılar.
Ama ilginçtir ilk aşamada parayı vermeyeceği düşünülen Müsteşar Öntaç Düzgün'ün futbolun kesintiye uğramaması ve kulüplerin mağdur olmaması için Ömer Adal ile el sıkışması kriz senaryosu üretenlerin heveslerini kursağında bıraktı.
Doğaldır yaş tahtaya basmayan Öntaç Düzgün bunu bir bakanlar kurulu kararı haline getirerek bir anlamda hükümet kararı olarak da sağlamlaştırdı.
İşte bu noktada devreye yine Besim Erdenay ve SDGYK girdi.
Girmemelerine şaşardım.
Öntaç Düzgün bir protokol yaptığına göre bunu kriz yaratacak bir noktaya getirmek gerekiyordu.
Öyle de yapıldı.
Paranın kulüplere verilebilmesi, yürürlüğe konulabilmesi için onay vermesi gereken ve başkanlığını Besim Erdenay'ın yaptığı Spor Dairesi Genel Yönetim Kurulu hükümet tarafından futbol federasyonuna verilmesi kararlaştırılan ve Öntaç Düzgün ile Ömer Adal'ın imzaladığı protokole karar altına alınan 2 milyon 500 bin YTL.yi onaylamadı.
Neden onaylamadı?
Paranın kulüpler tarafından çarçur edilmesine karşı oldukları, paranın transferde yabancı futbolculara saçılmasının doğru olmadığı ve paranın alt yapılara harcanması için bunun bir protokolle düzenlenmesi gerektiğini savundukları için onaylanmadı.
İlk bakışta doğru bir yaklaşım da, geçen yıldan bu yana aradan 12 ay, 365 gün geçti Besim bey ve Genel Yönetim Kurulu Üyesi beyefendiler.
Bu kadar sürede asli görevlerinizden olan paranın harcanması konusunda neden bir çalışma yapıp da müsteşar Düzgün'ün önüne konmadı?
Bu tüzükle ideali yakalama adına getirilecek düzenlemeyi yapmak varken hükümetin kararı haline getirilen bir konuda hiç sesini çıkarmadan beklemek ve daha sonra imzalar atıldıktan sonra kahramanlığa soyunmak doğru bir yaklaşım değildir.
Kahramanlık yapıldı da ne oldu?
Haber KIBRIS Gazetesi'nde yayınlandıktan ve müsteşarın "Ya istifa etsin, ya görevden alınacak" sert çıkışından sonra toplanan SDGYK onayı verdi.
Şart mart koşarak, koşullu bir onay verdiklerini açıklamalarına sadece gülerim.
Aba altından sopayı görünce kuzu kuzu imzaları attılar.
Bu havuz konusunda yaşanan iktidar olabilme kavgasının kabak tadı verdiğini anlamak için müneccim olmaya gerek yok.
Önümüzdeki sezon futbol havuzuna aktarılacak paranın nasıl harcanacağı konusunda tüzük yapacak olanlar ellerini şimdiden çabuk tutsunlar.
Bir yıl sonra da aynı filmi artık izlemek istemiyoruz.
|