|
Kıbrıs Türkü'nün bağımsızlık liderlerinden Doktor Küçük'ün adının verildiği KKTC Spor Oyunları'nın 10.'su yapılıyor.
Bu adım ilk atıldığında büyük destek verenlerden birisi de bendim.
Bu desteğime daha sonra çeşitli nedenlerle çekince koysam bile devamını ilgi ile izledim.
Her şeyden önce mini olimpiyat anlayışı ile yolu çıkıldığı için bu hepimizi heyecanlandırmıştı.
10 yıl önce federasyon sayısı bu kadar olmadığı için organizasyona katılım ve davet edilecek ülke sayısı, bunlara harcanacak kaynak, oyunların devamı ve ilgi çekmesi daha kolay gibi görülüyordu.
Ancak ilerleyen yıllarda görüldü ki, gelen ülke sayısında düşüş oldu, kendi federasyonlarımızın ilgisizliği arttı, para bulunamadı, oyunlar spor basınının ilgisinden uzak kaldı, yıl içine yayıldığı için kopuk kopuk bir organizasyon oldu ve daha birçok olumsuzlukla Dr. Küçük'ün adına yakışmayan bir noktaya gelindi.
O dönemde nerede ise kendimize çeki düzen verelim daha sonra bu oyunları yeniden düzenlemeye başlarız demeye başladık.
Aslında bu bir bütçe meselesidir.
Bu oyunlar için bütçeye konan paraya bakılır, buna göre kaç tane federasyonun, kaç tane ülke davet edeceği hesaplanır ve iyi bir planlama ile organizasyon yapılarak oyunlar amacına ulaşır.
Aradan geçen 10 yıl sonrasında alınan derslerden dolayı bu yıl oyunlara daha ciddi bir hazırlık gözlüyorum.
Devlet, Milli Olimpiyat Komitesi ve federasyonlar iyi bir hazırlık döneminden sonra oyunlara canlılık getirecek hamleyi yapmaya hazırlanıyor.
Bu yıl ilk kez oyunlara yönelik olarak bir amblem ve logo kullanılacak.
Bu iyi ve olumlu bir gelişmedir.
Yine bu yıl ilk kez Atatürk Stadyumu'nda açılış seremonisi gerçekleştirilecek.
Pekin'de yapılan Olimpiyatların 'Kuş Yuvası' diye adlandırılan stattaki muhteşem açılışının da rüzgarı ile organizasyonda bulunanların katılım konusunda iyimser bir beklentileri var.
Ben çok iyimser olmasam bile.
Aslında gelecek konuk ülke sporcularına bu oyunlara ne kadar değer verildiğini göstermek açısından okulların da açık olduğu düşünülürse iyi bir organizasyon ve devletin de olaya etkin olarak dahil olması sonrasında Atatürk Stadı'nda getirtilecek öğrencilerle kalabalık ve iyi bir açılış yaşatılabilir.
Oyunlara 24 ülkeden 500'e yakın sporcunun katılacak olması ve bütçe olanaksızlıkları rağmen ülkemizden sadece 13 federasyonun oyunlarda yer alması önemli gelişmelerdir.
Elbette Türkiye dışından gelecek yabancı sporcuların kendi ülkelerinin federasyon ve olimpiyat komitelerinden resmi izinli olarak oyunlara katılmayacağını biliyoruz.
Süslü demeç ve kelimelerle de bunu abartmanın alemi yok.
Önemli olduğunu kabul edelim, sporcularımıza motivasyon olduğunu bilelim, spordaki izolasyonların son bulmasına kadar bu tip organizasyonlara mahkum olduğumuz kabul edelim.
O zaman olayı daha rahat tartışabiliriz.
İşte bunları tartışmak gerekirken oyunların organizasyonu konusunda iki Milli Olimpiyat Komitesi'nin tartışmasını hayret ve kızgınlıkla izliyoruz.
Oyunları organize eden, 30 federasyonun bağlı olduğu, devletin tanıdığı MOK ile daha önce kurulan ve hiçbir federasyon üyesi bulunmayan ancak doğru ya da yanlış ısrarlı bir şekilde varlığını sürdürmeye çalışan devletin tanımadığı KKTC MOK bu kavgayı sürdürüyor.
Dünyada en saygın kurumları olan Olimpiyat Komitelerinin ana ruhunu zedeleyici bir tartışma yaşanıyor.
Dünyada eşi olmayan bir uygulama ile Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ne (IOC) üye olmadığımız halde ülkede iki tane Milli Olimpiyat Komitesi var.
Bu maskaralık dünyanın başka hiçbir ülkesinde görülmez.
Tabii bu durumu yaratanlar ve sürdürenler kadar soruna çözüm üretmeyen devletin spor yetkililerinin de suçu büyüktür.
Bizi dünyaya rezil etme suçu.
|