|
|
| Geçmişin Acıları Bugünün Mutsuzlukları Olmamalı |
|
|
|
|
Evlilik tek başına mutsuzluk yaratacak güçte değildir. Mutsuzluğun nedenlerinde, geçmişten getirilen acıların etkisi vardır. Küçük yaşta taşınmaya başlanan güvensizlikler, çözülmeyen çatışmalar; öncelikle karı kocayı ele geçirmek için bekler. Zamanında fark edilip, bertaraf edilmezse aileye katılan çocuklar da bundan nasibini alır. Çatışmalı ailelerden gelen yetişkinler; huzurlu, uyumlu bir aile kurmaya daha fazla ihtiyaç duyabilirler. Çocukluklarından gelen yoksunlukları; evliliklerine yeni anlamlar ve hayali beklentiler yüklemelerine neden olabilir. Böylece evlilik; bir kurtarıcı ve her derdin ilacı olarak algılanmaya başlar. Bu durumda çift veya çiftin eşi; geçmişin acılarından arınmakta ve gerçek bir başlangıç yapmada zorluk çekebilir. Bu durum, evliliğin başarısı açısından bir çıkmazdır. Çiftin birbirine güvenmesini, uzlaşım ve dayanışma içinde bir başlangıç yapmasını zora sokar. Özellikle kuruluş aşamasında olan bir evlilik ilişkisinin geçmiş sorunları çözme becerisi yoktur. Her evliliğin başlangıç ve gelişim sürecinde kendine özgü sorunları ve çatışmaları vardır. Çiftin evliliğe hazır olma ve evliliği yürütme becerisi; bu sorunlarla baş edebilmesini kolaylaştırır veya zorlaştırır. Bu durumda, geçmişin acılarının evliliğe gölge etmesi ve ilişkileri çıkmaza sokması kaçınılmaz olur. Yetiştikleri aile ortamında psikolojik veya duygusal rahatsızlıklar yaşayan kişilerin; kendi kurdukları aileye bunları aktarma olasılıkları yüksektir. Örneğin alkolik veya evliliğine sadakat göstermeyen bir baba; ezik, kaygılı, baş eğen bir anne çocukların ihtiyaç duyduğu olumlu ortamı oluşturmada yetersizdir. Anne baba dışarıdan örnek bir ailenin mimarı gibi görünseler de; evin içinde karı-koca- ebeveyn- çocuk, kardeş- kardeş ilişkileri; evdeki iklimden etkilenir. Küçük bir çatışmanın bile hızla kavgaya, şiddete dönüştüğü evlere doğan çocuklar; uyumsuzluğu, sevgisizliği öğrenirler. Düştükleri bu durumdan, evden ayrıldıklarında veya kendi evlerini kurduklarında bile kurtulamayabilirler. Geldikleri aile ortamında yaşadıkları kavgalar, gerilimler onlara neyi istemediklerini belki öğretmiştir ama isteklerini bilme ve gerçekleştirme becerilerine de ket vurmuştur. Anne babaları arasında yaşanan sevgisizlik, mutsuzluk, çocukluk yaşamları boyunca onlara eşlik ettiğinden; uyumsuz ilişkilere tanık olmuş ve uyumsuz ilişkiler kurmayı öğrenmişlerdir. Mutsuz çocukların; ileride mutsuz çiftler ve mutsuz ebeveynler olabileceği unutulmamalıdır. Yuvanın temellerini kurarken istenenler; devamına da yön vermelidir. Uyumlu bir çift ilişkisinin mutluluk, huzur, aidiyet gibi bileşenlerinin, ailenin sağlıklı devamı için de gerekli olduğu bellidir. Bunların kazanılması sürecinde, aile üyelerinin duygusal sağlığının yerinde olması gerekmektedir. Elbette geçmişten bu güne pek çok şey getirir ve bundan etkileniriz. Önemli olan, geçmiş acıların, bugünü ele geçirmesi engellemektir. Ailenin her bir bireyinin ödediği bedelin, gelecek kuşakları bir kısır döngü içine düşüreceği unutulmamalıdır. Çocukta görülen her hangi bir davranış bozukluğunun ardında çoğu zaman, karı koca arasındaki geçimsizliğin olduğu bilinmektedir. Geçmişte yaşanan çatışmalar, travmalar, kavgalar yeni bir başlangıca gölge düşürdüğünde, çift bunun üstüne gitmeli, gerektiği anda profesyonel yardım alabilmelidir. Sorun fark edildiği anda gecikmemeli, zamana bırakılmamalı ve ailenin bedel ödemesi engellenmelidir.
|
|
|
|
|
| 20 Mayıs 2012, Pazar |
Başarısız, sonu gelmeyen ilişkiler |
| 13 Mayıs 2012, Pazar |
Çaresiz olduğunu düşünürsen zulmü davet edersin |
| 12 Mayıs 2012, Cumartesi |
Çocuk Sahibi Olma Kararı |
| 06 Mayıs 2012, Pazar |
Kendimi kesiyorum ve bunu durduramıyorum |
| 05 Mayıs 2012, Cumartesi |
Birlikte Yaşamak Gerçek Bir Sınavdır |
| 29 Nisan 2012, Pazar |
Çocuğum konuşmuyor |
| 28 Nisan 2012, Cumartesi |
Çocuk ve Küfür |
| 22 Nisan 2012, Pazar |
Oğlum yalan söylüyor |
| 21 Nisan 2012, Cumartesi |
Dehb*’Li Çocuk ve Okul Yaşamı |
| 15 Nisan 2012, Pazar |
Kocam içki içince değişiyor |
|