Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Adres: Din Hizmetleri Müşavirliği
Güzelyurt'ta öfkeli yürüyüş
Hırsızlar gündüz de mesaiye başladı
Kıbrıs'ta sihir gibi festival
"Kıbrıs Geceleri"nde oryantal şov
Mağusa yine "Cezalı"
Anorthosis Futbol takımı Olimpiakos taraftarlarından şikayetçi
Tatlısu'dan merhaba
Futbolda yeni sezon yine Adidas ile oynanacak
Dellaloğlu istifa nedenlerini açıkladı
Rum yönetimi Merkez Bankası'ndan 75 milyon KL almaya çalışıyor
Efes Pilsen Sokak Basketbolu start alıyor
Rum yönetimi Gürcistan'daki gelişmelerden endişeli
II. Hrisostomos: Başkanın ayranı neden kabardı, şaşırdım
FIFA önerilerine cevap için cumartesi toplantı yapılıyor
Pedallarımız ilk günün 7'ncisi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Fenerbahçe ile ilgili birkaç söz ve ikinci Chelsea maçı

Sühat DÜRÜ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Nisan 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ben Fenerbahçeli değilim. Ama bana haz veren her maçı büyük bir hevesle ve saygıyla izlemeyi uzun bir süredir öğrendim. Bu halimden de çok memnunum ve herkese tavsiye ederim.

Sezon başında Fenerbahçe'nin kurmaya çalıştığı kadroya bakıp bu işin sonu iyi olacak derken rakip taraftarlardan (şöyle diyelim, benim Galatasaray taraftarı olduğumu bilen veya bilmeyen birçok futbol izleyicisinden) eleştiriler almıştım.

Zico'nun özellikle defans ve orta-sahaya dokunuşlarının bir hayra alamet olduğunu anlamayan fanatik rakip taraftarları beni neredeyse hainlikle suçlamışlardı.

Şimdi Fenerbahçe'nin durumu ortada. Bir de Galatasaray ve Beşiktaş'a bakın. Galatasaray tek maç kazanamadan (neredeyse) ve son maçta beş yiyerek UEFA'ya veda ederken, Beşiktaş bir sekizlik maçı daha Türk Futbol tarihine hediye edip taraftarını da perişan etti üstelik.

Fenerbahçe'nin Chelsea'yi eleyip yarı finale çıkacağı doğaldır ki kesin değil. Bu kadar yetkin bir rakibi elemek çok kolay bir iş olmasa gerek. Ama en azından ikinci maç için hala bir umut taşımak mümkün. Fenerbahçe'nin bu sezon oynadığı Şampiyonlar Ligi maçlarına baktığımızda taşınan umudun da öyle hamasi bir şey olmadığını kesinlikle söylemek lazım.

Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi heyecanını, en azından şimdilik, Nisan ayı başlarına kadar taşımakla büyük bir iş başardı. Çok büyük bütçelerle bu işi yıllardır domine eden İngiltere, İspanya, İtalya ve Almanya gibi ülkelerin temsilcileri ile birlikte ilk sekize kalmak çok büyük bir başarıdır.

Fenerbahçe bunu sadece maddi kaynaklarını geliştirerek başarmadı. Futbol takımının zekasını üst düzey takımların seviyesine yaklaştırarak yaptı. (Bu da sadece parayla olabilecek bir şey değil). Şüphesiz hâlâ bazı sıkıntılar mevcut ama bunlar da aşılamayacak şeyler değil. Edu ve son olarak Deivid'in kendi kalelerine attıkları goller hâlâ takımın total zekasındaki sıkıntıların devam ettiğinin açık bir göstergesi.

Maldonado transferi boşuna yapılmadı. Gökhan ve Uğur'un bu kadar gelişme göstermeleri de tesadüf değil. Deniz'in sakatlığından sonra ilk on bire yerleşen Selçuk Şahin en sonunda nasıl oynaması gerektiğini öğrendi, bu da çok önemli bir gelişme.

Galatasaray'ın bu bölgede Emre ve Servet Çetin'den medet umduğu düşünülürse Fenerbahçe'nin niye buralarda olabildiğini anlamak da kolaylaşır.

İkinci Chelsea maçı Fenerbahçe'nin bu sezon deplasmanda oynayacağı en zor maç olacak. Sevilla maçından bile çok zor hatta. Oyunu tutamazlarsa şimdiye kadar başardıkları her şeyi berbat edecek bir skor ortaya çıkabilir.

Bunu önlemenin yolu da oyunu tutabilmekten geçiyor. Sevilla maçının ilk dakikaları gibi bir girişten sonra bu kez toparlanmak ve oyuna hükmetmek mümkün olmayabilir.

Bu endişeme rağmen yine de umutluyum. Chelsea'nin başlardaki baskısını savuşturmayı başaracak bir Fenerbahçe, oyunun ilerleyen bölümlerinde ciddi kontrataklarla çıkabilir ve kendine avantaj sağlayabilir.

Kezman çok iş yapmıyor gibi görünmesine rağmen (ben bu görüşe hiç katılmıyorum) her maçta Fenerbahçe'nin en çok koşan oyuncusu. Deivid'in çok gol atması ve Alex'in de asist krallığına oynaması bundan. Yine Aurelio ve Selçuk'un (şimdi de Maldonado'nun) ısrarla tek top oynamaları ve bunu çok iyi başarmaları da bundan. Kezman veya Semih, her ikisi de, basketboldaki deyimiyle point guard pozisyonunu çok iyi oynuyorlar.

Fenerbahçe'nin buralara geleceği bir önceki yıldan belliydi. Ezeli rakipler buna uyanmadılar. Fenerbahçe'de adımlar akılla ve tek tek atılırken, Beşiktaş ve Galatasaray hayallerle iştigal ettiler.

Türkiye'deki rekabetin artık kimseye tat vermediğini ve vizyon geliştirmeyeceğini anlamak lazım. Galatasaray UEFA Kupası'nın getirilerini iyi hesaplayamadı, Lucescu'yu gönderip Fatih Terim'i bir kez daha takımın başına getirmekle hedeften uzaklaştı. Kulüp gereksiz transferlerle borca boğuldu. Oysa Lucescu aşısı tutmuştu. Düşük bütçeli takımla iki kez Şampiyonlar Ligi'nde gruplardan çıkıldı. Arkası gelecekti beklenilmedi. Hagi, Taffarel, Popescu gibi lider vasıflı oyuncuların bir takım için ne kadar önemli oldukları anlaşılamadı.

Beşiktaş hâlâ İbrahim Toraman, Üzülmez, Gökhan Zan ve Baki Mercimek'le defans kurguluyor. Demirören'le hocaların biri geliyor biri gidiyor.

Kısaca Fenerbahçe Chelsea'ye elense de artık bir dünya takımı. Bu hedeften de vazgeçmeyecekler, göreceksiniz.

Darısı diğer Türk takımlarının başına!

   1429 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
25 Eylül 2007, Salı   Fenerbahçe-Inter
20 Eylül 2007, Perşembe   Aynı hikaye
06 Eylül 2007, Perşembe   Şampiyonlar Ligi
28 Ağustos 2007, Salı   Bulgur Köftesi (İçli Köfte) Olmadan Bu Lig Çekilmez
16 Ağustos 2007, Perşembe   Bir kez daha Yükselme Ligi
14 Temmuz 2007, Cumartesi   Bu sefer gerçekten ders alınmış
22 Haziran 2007, Cuma   Spor yapalım derken
14 Haziran 2007, Perşembe   R. Carlos'u kıskanmayın
07 Haziran 2007, Perşembe   Yetmiş milyondan bir Rüştü ve bir Hakan Şükür çıkarabilmek



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1831 1.1914
1 STERLİN 2.1825 2.1987
1 EURO 1.7433 1.7555



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Protokol imzalanırken...

Songuç KÜRŞAD

"İşte deve işte hendek" Ömer bey.....

Ogün Genç KAÇMAZ

Mehter Takımı...

Zeki KAYALP

Tuhaf işler...

Can İPCİOĞLU

Suni bir heyecan

Alkan BAYKENT

Hakemler açısından vasatın altında geçen b...

Sühat DÜRÜ

Fenerbahçe ile ilgili birkaç söz ve ikinci...

Ahmet Özsoy

Şu çılgın "Gönyeli"

Şükrü Burağan

Amaç spor mu, siyaset mi?





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital