|
Birinci Lig'de ikinci devreye girilirken 13 maçın 13'ünü de kazanacağız diyen Çetinkaya Kulüp Başkanı Zeki Ziya daha ilk haftadan bu iddiasından olmuş, ikinci haftada da hayalleri suya düşmüştü. Efsane, en son 23 Aralık 2007 tarihinde sahasında Bostancı Bağcıl'ı on ikinci hafta mücadelesinde 4-2 yenmişti ve o tarihten sonra da galibiyet yüzü görmemişti. Çetinkaya, dün konuk ettiği Türk Ocağı karşısında 1-0'lık skorla aldığı galibiyetle tam 48 gün sonra kazanırken Ocak ise kazanamama serisini sürdürdü.
Atatürk Stadı'nda yaklaşık 15 polis memuru, 18 biletli seyirci, iki takımın genç takımları toplamı 35-40 kişi ve yöneticileri ile basın mensubu bizlerin izlediği maçta iki penaltı, direkten dönen toplar, gol, kartlar, kalecilerin mükemmel kurtarışları ve dahasını izledik.
Maç başladığında iki takımda da enteresan taktikler gözüme çarptı. Çetinkaya'da takımın oyun kurucusu Derviş forvette Boris'in yanında başlarken, orta sahada Sercan ve defansta hatalar adamı Okan Kibar. Türk Ocağı'nda ise yılların liberosu Mustafa Güldoğuş üçlü forvetin ortasında, orta sahadaki Bayram ile Cahit de defansta sahaya sürüldü. Bikere Güldoğuş'un o bölgede Türk Ocağı'na önemli katkı sağlayacağına inanıyorum. Her ne kadar enteresan olarak görsem de Güldoğuş, Çetinkaya'lı futbolcuları ve teknik heyetin aklını allak bullak etti. Güldoğuş'un gizli forvet gibi oynatılması ve her pozisyonun onun ile başlanması 44'üncü dakikada defansta Kadir ile fark edildi. Kadir'in Tayfun hocayı uyarması ve Sercan'ın Güldoğuş'la oynatılması yine tutmayınca, Kayhan'ın sakatlanması ile ilk devre sahaya giren Coşkun, 58.dakikada Mapeza'yı durdurmakla görevlendirildi. Bir Güldoğuş'un forvette oynatılması bu derece Çetinkaya'yı meşgul ederken, sarı-kırmızılılar maçın daha başında öne geçme şansını kaçırdı. Boris'in 7.dakikada düşürülmesinin yanında Bayram'ın eline çarpan top ile kazanılan penaltı atışında Derviş topu kaleye isabet ettiremeyince fırsat kaçmış oldu. İlk devrede rüzgarı da arkasına alarak oynayan ve Özgür'ün frikikten attığı mükemmel gol ile öne geçen Çetinkaya özellikle sol kanattan Hakan Altın ile etkili oldu. Yeni transfer olan ve ilk maçında kırmızı kart gören Okan defansta yine hatalı müdahaleler yaptı, bir de penaltıya sebep oldu. Okan'ın Çetinkaya'ya tek getirisi yaptığı hatalarda pozisyonu bırakmayarak yeniden telafi etmesidir bence. Geçtiğimiz haftaki yorumumda bir önceki haftadan düzelme görmediğimi yazdığım Çetinkaya'da, her ne kadar Derviş'in orta sahanın ilerisine alınmasını doğru görmesem de bu haftaki oyununda önemli ölçüde iyileşme gözlemledim.
Türk Ocağı'nda kazanamama serisi dün de devam etti. 1 Aralık 2007 tarihindeki dokuzuncu hafta mücadelesinde Lapta deplasmanında rakibini 1-0 mağlup ederek 3 puanı alan Türk Ocağı bu maçtan beridir ligde bir türlü galibiyet yüzü görmüyor. Dün Çetinkaya karşısında sergilediği performans ile puan veya puanla almaya çok yaklaşan Ocak'ta yüzler yine gülmedi. İlk devrede kazanılan serbest atışta Mapeza ile rakip kalede tehlike yaratan Türk Ocağı, Jeffrey'in penaltı atışından yararlanamaması ile de gol bulamadı. İkinci devrede rüzgarı da arkasına alan sarı-siyahlılar Çetinkaya kalesini uzaktan şutlarla yokladı ancak Mehmet Emin'i geçmeyi bir türlü başaramadı.
Her iki takımın kalecilerinin mutlak gol pozisyonlarını önlediği maçta orta hakem Serdar Bilgimer'in Türk Ocağı leyhine verdiği penaltı kararı bence yanlıştı. Faul pozisyonu doğru tespit eden Serdar hoca ceza sahası çizgilerini iyi süzemedi. Tribünlerden dışarıda olduğunu gördüğümüz pozisyonda penaltı kararı veren Serdar Bilgimer maç genelinde yardımcıları ile uyum içerisinde düdük çaldı ve 90 dakikayı tamamladı.
|