|
Hani bir laf var ya kitaplara yazılan, pankartlara taşınan, sokaklarda söylenen; "Şu çılgın Türkler" diye. Bizde de futbolumuzun çılgını var. Şu çılgın Gönyeli!
Birinci Lig'de aldı başını gidiyor. Artık namağlup mu? Yoksa yenilerek mi şampiyon olacağı bekleniyor. Eğer yenilgisiz lig şampiyonluğu gelirse, Bülent Yüksekbaş başkanlığındaki yönetim 1978 yılından sonra Gönyeli'ye yenilgisiz lig şampiyonluğunu getirecek. 60'ıncı yılını kutlayan Gönyeli'de 30 yıl sonra bu başarı çok yakın. Benim ufkumda görüldü en azından.
Sezona başlarken oynadığı hazırlık maçları dahil düne kadar yenilgi yüzü görmeyen Gönyeli dünkü Kaymaklı maçından da tek golle galip ayrılarak yenilgisizliğini sürdürürken, bir yandan da kupanın finaline yükseldi. Ligde şampiyonluğunu ilan etmeye hazırlanan Gönyeli, Federasyon Kupası'nda finale yükselen ilk takım oldu olmasına da bu maç öncesinde öyle açıklamalar vardı ki özlenen, istenen ve beklenen şeylerdi. Kaymaklı Başkanı Hasan Sertoğlu "kim isterse olsun, kim oynarsa oynasın Gönyeli'yi yeneceğiz. Hiç şansları yoktur" derken, Gönyeli Başkanı Bülent Yüksekbaş başı dik, omuzları kabarık "İyi motive olan kazanır" diyordu.
Bu açıklamalar futbolcuları, taraftarları, spor basınını ve tüm kamuoyunu hareketlendirdi. Ben böyle açıklamaları, Aysol Cibo'lu Türk Ocağı cephesinden sonra bir de Cemal Bulutoğluları ile Çetinkaya cephesinde duymuştum. Ve yıllar sonra bir de dün Hasan Sertoğlu'ndan duydum.
Bana göre hırslı ve kazanma arzusu taşıyan iki takım çıktı dün sahaya. Her ikisi de iyi motive olmuş, hatta Kaymaklı iki hafta önce Gönyeli ile deplasmanda oynadığı lig maçına nazaran sahaya daha konsantre olarak çıktı. Kaymaklı'da lig maçında Gönyeli karşısına sahaya sürülen intihar kadro ve uygulanan sallantıdaki taktiğin yerine daha mantıklı bir takım sahaya çıktı. Sakatlığı geçen Smart'ın sağ kanatta, çabuk ve birebirde etkili Sedat'ın forvette başlatılması Gönyeli'yi rahatsız etti. Yasin-Bülent tercihini Yasin'den yana kullanan Salih Sakallı'nın bu kez de Smart'tan yana yüzü gülemedi. Smart'ın sağ kanatta oynadığı yaklaşık 85 dakikada belki bir, belki iki orta yapması adam çatlatırken, onuncu dakikada ısınmaya gönderilen ve performansı yüksek sağ kanat adamı Ceran'ın 75 dakika ısınmaktan buhar dumanı çıkarttığı da görüldü.
Bülent Yüksekbaş'ın da çekindiğini belirttiği Ali Duvarcı yine kötü Kaymaklı'da parlayan isimdi. Sahanın en iyisi, belki de sadece okul harcı karşılanan genç Çağrı olursa, asgari ücretin üzerinde alanların sahada ne yaptığını düşünün bir de. Kaymaklı bu yıl çok şeyler beklediği isimlerden bence hiçbir şey alamadı. Koskoca bir HİÇ yani. Hamis, Nilüfer'in "bir dargın bir barışık" şarkısı misali performansını yüksek tutamadı, Yasin önündeki topa vuramadı, ama daha zor pozisyonlarda goller buldu. Kanu ilk geldiği yıldaki performansının yüzde 40'ı ile oynamaktan yukarıya çıkamadı, Sedat'ın takıma geç katılması bir sezon boyu etkisini etkisizliği ile gösterdi. Ne varsa gençlerde var derler ya ben da bunu söyleyenlerdenim.
Gönyeli takımı ile ilgili olarak özellikle lig sezonunun ikinci devresinden sonra izlediğim maçlarında fazla bir şey yazmıyorum. Gönyeli belki Kaymaklı karşısında ezici bir üstünlük kuramadı, aşırı baskılı futbol oynayamadı, Jamil'in eksikliğini aradı ama yine yenilmedi. Kadrosu ile rakibine verdiği göz dağı neticesinde kalesinde net gol tehlikesi yaşamadı. Benim "Şu çılgın Gönyeli"ye tek önerim çok fazla kutlama, şenlik yaşamasın, lig ve belki favori oldukları kupada da gelebilecek şampiyonluğa da bir şeyler saklasın.
|