|
|
|
|
|
|
Avrupa Birliği’nde işsizlik konusu gündeme gelince, Annan Planı referandumu sürecinde Kıbrıslı Türklere yapılan bir vaadi hatırlamadan edemiyorum. “AB’ye üye olunca siz iş aramayacaksınız, iş sizi arayacak” deniyordu. Tabii, bunun gerçekle alakası yoktu. Peki, şimdi Avrupa’da işsizlik sorunu ne durumda? AB’nin resmi istatistik kurumu Eurostat’ın son verilerine göre durum giderek kötüleşiyor. Euro bölgesinde işsiz olan, “İş gelip beni bulacak” diye beklemeyip iş arayan ama bulamayan insanların sayısı hızla artıyor. İşsizliğin beraberinde getirdiği sosyal ve siyasi sorunlar da artıyor. Toplumun geleceği olan gençler işsizlikten en fazla etkilenen kesim. Eurostat verilerine göre Euro bölgesinde işsizlik Euro para birimi projesinin başlangıcı olan Haziran 1998’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. 2011 yılının Aralık ayında Euro bölgesi üyesi 17 ülkede ortalama işsizlik oranı yüzde 10.4 oldu. 16.5 milyon Avrupalı işsiz. Uzmanlar, önümüzdeki aylarda işsizlik oranının daha da artacağına inanıyorlar. Bu yılın ortalarında, Euro bölgesinde ortalama işsizlik oranının yüzde 11’e ulaşması bekleniyor. Her 10 Avrupalıdan birinin işsiz olması çok kötü bir durum. Ancak, ortalama rakama değil, tek tek ülkelere baktığımız zaman borç ve ekonomik kriz sorunu ile boğuşan bazı ülkelerde durumun çok daha kötü olduğunu görürüz. İspanya’da işsizlik yüzde 22.9 oranında. Euro bölgesi ortalamasının iki katından fazla. İşsizlik oranı Yunanistan’da yüzde 19.2’ye, Litvanya’da yüzde 15.3’e, Portekiz’de yüzde 13.6’ya ulaştı. Kıbrıslı Rumlarda işsizlik oranı yüzde 9.3’e vardı. İşsizliğin artış hızı açısından Kıbrıslı Rumlar ikinci sırada. Halbuki, 2010 yılının Aralık ayında işsizlik oranı yüzde 6.1’di. Bu ülkelerde işsizlik ve beraberinde gelen sosyal olumsuzluklar kendini giderek daha fazla hissettiriyor. Almanya, Avusturya, Hollanda gibi krizden fazla etkilenmeyen ülkelerde ise işsizlik oranı düşük. Almanya’da yüzde 6.7, Hollanda’da yüzde 4.9, Avusturya’da yüzde 4.1. Euro bölgesi içinde işsizliğin en az olduğu ülke Avusturya. Euro bölgesinde işsizlik açısından sadece ülkeler arasında değil, kuşaklar arasında da önemli farklılıklar var. İşsizlik en fazla gençleri etkiliyor. AB’nin en önemli sorunlarından biri gençler arasındaki işsizlik. Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun sözcüsü, AB düzeyinde gençler arasındaki işsizlik oranının “alarm verici” düzeyde olduğunu söyledi. Bunun kabul edilemez olduğuna işaret etti. Bu nedenle, geçtiğimiz günlerde yapılan AB zirvesinde, gençler arasında işsizlik konusu masaya yatırıldı. AB düzeyinde gençler arasındaki işsizlik oranlarına baktığımızda tablo çok kötü. İşsiz gençlerin çoğu iyi eğitim almış, üniversite mezunu insanlar. Hayatlarının temellerini atacakları dönemde işsizler. Gelecek konusunda iyimser olmaları mümkün değil. Aralık 2011’de 27 AB ülkesinde, 25 yaşın altındaki insanlar arasında ortalama işsizlik oranı yüzde 22.1, Euro bölgesinde yüzde 21.3’tü. İngiltere’de 25 yaşın altındaki gençler arasında işsizlik oranı yüzde 22, Fransa’da yüzde 24, Kıbrıslı Rumlarda yüzde 25.8, İtalya’da yüzde 31, Slovakya’da yüzde 35.6, Yunanistan’da yüzde 47.2, İspanya’da yüzde 48.7. Yunanlı ve İspanyol gençlerin yarısı işsiz. Almanya, Avusturya, Hollanda’da bu oranlar düşük. Almanya’da genç işsizlerin oranı yüzde 7.8, Avusturya’da yüzde 8.2 ve Hollanda’da yüzde 8.6. Gerek yetişkinler, gerekse gençler arasında işsizlik oranlarına baktığımızda AB’nin kuzey ülkeleri ile güney ülkeleri arasında derin uçurum olduğunu görürüz. Bu durum, “AB üyeliği bölgeler arasındaki uçurumu giderir” varsayımının doğru olmadığını gösterir. Zaten, AB’nin kurucu üyelerinden İtalya’da 50 yılda ülkenin kuzeyi ile güneyi arasındaki derin uçurumun giderilememesi bunu en açık kanıtı. İşsizlik sorununa ekonomik büyüme ile çözüm bulunabilir. Ancak, AB liderlerinin Almanya’nın isteği doğrultusunda geçen gün onayladığı mali önlemler düşük oranda büyüme sağlayabilir. Sözkonusu mali önlemler Keynesci büyüme modelini neredeyse yasaklıyor. Ayrıca, belirli oranda büyüme sağlansa bile farklı ülke ve bölgeler arasındaki uçurum devam edecek. Brüksel’de bu sorulara çözüm üretmek kolay olmayacak.
|
|
|
|
|
| 20 Mayıs 2012, Pazar |
Gözler Chicago’da |
| 17 Mayıs 2012, Perşembe |
NATO, Türkiye, liderlik |
| 13 Mayıs 2012, Pazar |
ABD-Türkiye ilişkileri: Yeni Ortaklık |
| 10 Mayıs 2012, Perşembe |
Kelebek etkisi |
| 06 Mayıs 2012, Pazar |
AB’nin ikilemi |
| 03 Mayıs 2012, Perşembe |
Yunanistan kritik dönemeçte |
| 29 Nisan 2012, Pazar |
Avrupa projesi sorgulanıyor |
| 26 Nisan 2012, Perşembe |
Saddam’dan beter |
| 22 Nisan 2012, Pazar |
Silah, rüşvet, iflas |
| 19 Nisan 2012, Perşembe |
Elveda Sarkozy |
|