Ankaragücü ile Trabzonspor arasında oynanan ikinci hafta maçındaki suni çim zeminin güzelliğini televizyondan maçı izleyen herkes sanırım görmüştür.
Özellikle bizdeki gibi yılın 7-8 ayının kurak geçtiği, su kaynaklarının her geçen gün azaldığı, kuyu sularının aşırı kullanım nedeniyle tuzlanmaya yüz tuttuğu, saha bakımlarının gerektiği gibi yapılamadığı ülkemizde, futbolun düzgün zeminlerde oynanabilmesi için tek reçetenin sentetik çim zeminlere geçilmesi olduğuna inanıyorum.
Ama bunu yaparken de her köye bir çim saha zihniyetinden uzak bir duruş sergileyerek öncelikle 5 ilçe merkezine yapılacak ve birden fazla takımın kullanımına verilecek suni çim zeminlere geçişin daha yararlı olacağını düşünüyorum.
Sentetik çim zeminlerin yapımında "FIFA Standartları" belirleyici bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Hatta bu konuda son dönümde bizim de yakın ilişki içerisine girdiğimiz FİFA'nın bir "kalite konsepti" oluşturduğu biliniyor.
Kısaca yukarıda sözünü ettiğim kalite konseptinden söz edecek olursak FIFA'nın bu konudaki olmazsa olmazları var. Bunlar;
1) Katmanların güce dayanıklılığı, nelerden oluştuğu ve iklime uygunluğunun test edilmesi
2) Yapılan testlerde zeminin şoku ne kadar emdiği ve bu şok sırasında dikey deformasyonun ölçülmesi.
3) Topun nasıl sektiği, hızının nasıl etkilendiği ve kramponun dönüş süreci ile ilgili testlerin yapılması.
Sözün özü; FIFA'nın, kriterlerini oluştururken, kılı kırk yararcasına yaptığı çalışmalarda kötü hava şartlarında bile futbolun güzel zeminlerde oynanabilmesi için gerekli çalışmaları yaptığı görülüyor.
Bizde ise son dönemde yapılsın mı, yapılmasın mı tartışmalarının yarattığı toz duman içinde bir türlü gerçekleştirilemeyen suni çime geçiş adımını beklemeye devam ediyoruz.
Ülkemizde suni çim yapımı noktasında pek çok spor yazarı arkadaşım gibi benim de bir takım eleştirel düşüncelerim var. Bu düşünce "yapılmasın" noktasında değil. Ancak yapılması düşünülen suni çim sahanın FIFA standartlarına ne kadar uyacağı konusunda kafamda çok önemli soru işaretleri olduğunu belirtmek istiyorum.
Bu konuda çok fazla konuşmaya gerek yok sanırım. Bu güne kadar yapılan işlerde, çıkılan ihalelerde yaşanan olumsuzluklar ortada. Ayrıca ilk yapıldığı dönemde yemyeşil olan çim sahaların çok kısa bir süre içerisinde bildik nedenler dolayısıyla içler acısı bir duruma gelmesi de ayrıca tartışılması gereken bir nokta.
Kısaca "biz bu işi bilmiyoruz" demek istemiyorum ama bu güne kadar yaşananların tecrübeleri ışığında insan ister istemez olumsuz düşünüyor.
Doğal çim zeminler gibi bakım istemeyen, hava koşullarından etkilenmeyen suni çim zeminlerin en azından her bölgeye bir stat mantığı ile düşünülmesi, futbolumuz daha kaliteli olması ve seyir zevkinin gelişimi için çok daha yararlı olabileceği düşüncesindeyim.
Ayrıca her yıl birçok sahanın zemininin yeniden sürülüp, yeniden ekilmesi için devletin kasasından çıkan milyarlarca liranın boşa harcandığı düşünülürse, doğru adımları atarak FIFA standartlarına uygun sentetik çim sahaların yapılmasının ne kadar gerekli olduğu da ortaya çıkıyor.
Ancak yarım kalan veya gerektiği gibi yapılmayan pek çok çalışma gibi bunun da başarılabileceği noktasında önemli endişelerim olduğunu da tekrardan belirtmekte yarar görüyorum. |