Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Gerçekler

Zeki KAYALP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Mart 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dünkü MTG-GB maçını yorumlamakta zorlandığımı açık yüreklilikle ifade etmek isterim.

Ruhsuzlar ordusu bir çok futbolcunun bulunduğu, futbolun temel kurallarının unutulduğu, pas hatalarının rekor düzeyde yapıldığı, bazı futbolcuların halı saha maçlarında yaptığı gibi, kişisel egolarını tatmin etmek için çıktığı öylesine bir maç gibiydi.

Essasında dün, futbolumuzun gerçekleri yansıtmaktaydı. Futbolcuların genelinin futbol kapasitesi çok net bir şekilde izlendi. İzlenirken de, bizler kimlere neler veriyoruz diye kendi kendini sorgulayan yöneticilerin olduğunu umuyorum.

Bir tarafta küme düşme tehlikesi yaşamayan MTG ile, diğer tarafta kümde kalma umutlarını son iki maçta bire bir rakiplerine kaybettiği puanlarla yitirip fikstür dezavanyajı bulunan ve ligde kalma adına mücadele etmekten aciz olan GB. Belli ki her iki takım futbolcuları öylesine bir maça çıktı. Yani, halı saha maçı gibi. Kaldı ki, halı sahada en azından düzgün pas yapılıp kaleye şut atılır. Sezon öncesi talep edilenlerle, sezon içerisinde yaşananlar futbolculara hatırlatılmalı. Aksi halde, sorumluluk yönetimlere ait olur. Öylesine futbol oynamak için kötü zemine çıkan futbolcuların, o kötü zemini bir o kadar daha kötü yapmasına hakkı yoktur diye düşünüyorum.

MTG, oyuna daha baskılı başladı. 38. dakikada Ernest- Ahmet Hassan paslaşması sonrası Ahmet Hassan'ın Ernest'in koşu yönüne attığı top ve Ernest'in aşırtma golü futbol adına yaşanan tek olumlu hareketti. Bu golden hemen sonra Osman'ın ve ikinci yarıda GB'nin golünden sonra Tolgahan'ın kaçırdığı akıl almaz goller maçın MTG adına kırılma nokası olabilirdi. Diğer dakikalar yalnızca acamiler ordusunun göze hoş gelmeyen, türbindeki az sayıdaki seyircinin keyif almadığı, hatta alay konusu yaptığı, bir maçtı.

GB'nin de MTG'den farkı yok. Bir takım ligde kalmak istiyorsa, sahada canla başla uğraş verir. Hata da yapabilir gol de kaçırabilir. Ama ruh gibi takımın onbirini tamamlamak için durmaz. GB için ilk kırk beş dakika vahim geçti. Ne savunma yaptı. Ne de forvette çoğalabildi. MTG'li futbolcular becerikli olabilse maç ilk yarıda bitebilirdi. İkinci yarının ilk on dakikasında Doğuş'un da oyuna girmesiyle forvette hareketlilik yaşandı. Nurettin'in ortasında Doğuş'un kafa golü ile beraberliği de yakaladı ama o kadar. Futbolcular sanki bu skor GB'ne yetermiş gibi davranınca işler yine tersine döndü.

Kısacası, ne yöneten, ne oynayan, ne izleyen, ne de bu maçı yorumlayanlar karşılaşmadan keyif almadı. Her iki takımda cezalı ve sakat futbolcu varmış. Ne farkeder ki. Üzüntüm boşa harcadığım koskoca iki saatlik süre.

MTG'den Hasan Tamel, Abbas, Ernest ve Tolgahan iyi niyetli futbolculardı. GB'nde de Scholar ve oyuna ikinci yarıda giren Doğuş - Emir ikilisi takıma heyecan getiren futbolcular oldu.

Maçın hakemi Mehmet Özbilgehan eminim bizler gibi yönettiği maçtan keyif almamıştır. Kötü niyetli futbolcu olmaması pas hatalarının çokluğu, ikili temasın az oluşu, Özbilgehan'ın rahat maç yönetmesini sağladı.

   431 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   SON NOKTA
15 Ağustos 2008, Cuma   Tuhaf işler...
02 Ağustos 2008, Cumartesi   Üçüncü dünya harbi...
29 Haziran 2008, Pazar   Keçiören Belediyesi, Forest Green ve bizimkiler...
14 Haziran 2008, Cumartesi   Federasyon seçimi hakkında...
01 Haziran 2008, Pazar   Sponsorluk kongresi ve bizimkiler...
29 Mayıs 2008, Perşembe   Üniversite oyunları ve kendi ligimiz...
24 Mayıs 2008, Cumartesi   Mağusa'da birleşim...
17 Mayıs 2008, Cumartesi   Bayan Futbolu hakkında...
12 Mayıs 2008, Pazartesi   Doğa boşluk tanımaz...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Protokol imzalanırken...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital