|
Hafta arasında yapılan açıklamalarla bu karşılaşmanın gerektiğinden fazla gündemi oluşturması, Mağusa Türk Gücü Başkanı Metin Şahinoğlu'nun kendileriyle ilgili olmayan ve bağımsız olduğunu söylediği ultracrows.com adlı sitede çıkan yazılar nedeniyle çok gergin bir atmosferde oynanacağını zannettiğimiz maç, hiç de o gergin atmosferde oynanmadı. Oyunun ilk 15-20 dakikalık bölümü içerisinde her iki takımın taraftarları birbirlerine sataşmalarda bulundular. Bu dakikalar içerisinde her iki takım yöneticileri ve bizler sahada oynanan futbolu değil, tribündeki hareketlenmeyi izlemekle yetindik. Güvenlik güçleri bu karşılaşma için arttırılmıştı. Neticede sanıldığı gibi olaylar yaşanmadı.
Beni üzen tek olay bayanların arasında oturan kişilerin ağza alınmayacak şekilde tezahüratta bulunmasıydı. İnsan o kelimeleri söylerken, bence utanmalı hiçbir centilmen erkeğe bir bayanın yanında bu sözleri söylemek yakışmaz. Rakip takım seyircilerini rencide edecek şekilde küfürler atılması hiç hoş değildi.
Karşılaşmaya gelince ben ilk yarıda her iki takımın temposunu çok beğenmedim. İkinci yarıda erken golden sonra Mağusa Türk Gücü karşısında Gönyeli'nin oyunun son 5 dakikası hariç savunmaya çekilmesi ve Mağusa Türk Gücü ataklarını karşılaşması şampiyonluk mücadelesi yapan bir takıma bu şekilde oyun ortaya koyması yakışmadı. Ben Gönyeli'nin ligdeki iddiasını sürmesi açısından kazanması gereken bir maç olduğu için daha üstün performans gösterebileceği bir oyun şekli beklerdim. Gönyeli futbolcularından şampiyon olabilir miyiz düşüncesi içerisinde futbol oynadığını iddia ettiğim kaç futbolcu var bilemem. Kesinlikle bu sayısı bir elin parmaklarından azdır. Bu oyun tarzı Gönyeli'nin şampiyonluk yolunda işinin çok zor olduğunu söyleyebilirim. Kırmızı-beyazlılarda oyunun kaderini değiştirecek çok oyuncu olmasına rağmen, bir Hüseyin Kayalılar gol atmasına rağmen, Kemal Uçaner, Erdinç, takımın yükünü çeken Tolgahan ve diğerleri bu karşılaşmada vasatı aşamadı.
Türk Gücü'ne gelince özellikle ikinci devrede kalelerinde golü gördükten sonra beraberliği hak eden bir futbol ortaya koyduklarını söyleyebilirim. Ali Oraloğlu daha uygun noktalarda ve topla daha erken buluşturulmuş olsaydı mutlaka bir gol atardı diye düşünüyorum. Türk Gücü oyuncularının gol atmayı daha fazla düşünmeleri gerekir. Bu karşılaşmadan en azından bir puan alabilirlerdi. Ama buna önce inanmaları lazım. Mağusa Türk Gücü'nde benim bugün en beğendiğim isim Abbas'tı. Kemal Uçaner'i marke eden bu oyuncu bu görevini hem iyi yaptı, hem de savunmadan iyi toplar çıkardı. Bir de özellikle son 5 dakikada oyundan düşen Mağusa Türk Gücü karşısında savunmada boşluk bularak önemli gol fırsatları yakalayan Gönyeli'ye kaleci Fikri sakatlanma pahasına yaptığı kurtarışlarla izin vermedi. Fikri'yi de kutluyorum.
Karşılaşma öncesi her iki kulübün yöneticileri birlikte yemek yiyerek camialarının aslında dost olduğunu ve centilmenliğin her zaman ön planda olması gerektiği mesajını vermişler. Sahadaki futbolcular bunu iyi algıladı, tribündeki seyirciler ise bunu karşılaşmanın son 60 dakikası içerisinde olgun bir davranış göstererek iyi icra ettiler.
İyi hakemler, zor karşılaşmaları başarıyla yöneten hakemlerdir. Ecvet Kanatlı ve ekibini başarılı yönetimlerinden dolayı kutluyorum.
|