Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Her taraf toz duman
Refüje çarpıp takla attı
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Bariyerler durduramadı
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
Anastasiadis taviz konusundaki sözlerine açıklık getirdi
AB, Talat ile temas kurmalı
Kıbrıs sorunu gelecek sonbahara kadar çözülmüş olacak
Orucun zararı aşırı yemek
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
Hristofyas: Mülkiyet önemli mesele
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız
Talat: AB Kıbrıs meselesinde olumlu rol oynayamaz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

KAPILAR ve KAĞITLAR

Beste SAKALLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Nisan 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Utanmasam, bu kağıdın beni herkese anlatacağından, yarılacağım bu ada'm gibi ben de ortam'dan ve yıkılacağım duvarlarımın olduğu yerden.Bir deprem gibi sarsıp kendimi, içimdeki coğrafyanın yarığına kaçacağım. Duvarsız, yarasız ve kapısız, doğduğum güne en çok benzediğim halimle, yine böyle bahara çalan bir günde, gene doğacağım. O zaman da unutturarak anlamını savaşın, duvarın ve acının, sil baştan bu memleketi ben, doğuracağım.

 

 

Şimdi bu kağıdın dinleyeceğini bilsem, bilsem ki bu kağıt anlayacak kapı dediğimde, duvar dediğimde bakmayacak aptal aptal ve yara dediğimde görünenlerin aksi ve söylenmeyenlerin alası gelecek aklına, konuşacağım. Konuşacağım, artık göbek bağımı kesip yazmakla. Okkalı laflar edeceğim hissettiğim ağırlığa belki denk olur diye. Geçişlere kapatacağım kalemimi, yalnız dilim geçecek her şeyin üzerinden. Silerek, süpürerek, tükürerek, dokuz kere düşünmeden, dilim geçecek yalnız.

 

Konuşacağım, yazmadan da anlayacağını bilsem beni bu sayfanın. Bilsem ki uykuya kendini teslim eden bir çocuğun bütün gücüyle masalın sonunu duyabilmek pahasına direndiği gibi gözkapaklarına, direniyor duymak için beni bu sayfa, konuşacağım. Sesimin tonunda yeni sözcükler doğurarak, heceleyerek mimiklerimi, kuşatmasına izin vermeden noktaların, virgüllerin ve ünlemlerin söyleyeceklerimi, konuşacağım. Bu masmavi gökyüzünden aşağı bırakacağım diyeceklerimi. Biraz da uçuversin diyeceklerim, yetti gömüldükleri diye direneceğim yazmamaya.

 

Karşıma alıp bu beyaz döşenmiş kağıt parçasını, milyonlarca duygunun yavrusunu büyütmüş bu şiir yuvasını, bu koca araziyi, uzun uzun çıplanacağım. Düzgün cümle kalıbına fazla gelen, oturaklı cümle yasasına aykırı cümleler kurarak, ağzıma geleni söylemenin verdiği rahatlığa bel bağlayarak, edebiyatı da sanatı da bir kenara çekip, konuşacağım beni anlayacağını bilsem bu karşımda dikilen beyazlığın. Kestirebilsem karanlıktan ne kadar anlayabildiğini, bu kadar beyazın bu kadar marazı kavrayabilme potansiyelini çözebilsem, söyleyeceğim.

 

Kim ne derse o yana dönen bu kağıt parçası, her kelimeyle hovardaca çiftleşebilen bu geniş mideli 'şey', her seferinde aramızda hiçbir şey geçmemiş gibi beni kendine yeninden başlatan, bu yüzünde çalkantılı bir merhamet sunan, bu içerimle dışarımı ayıran yer anlayacak olsa, yıkılacağım ben de, bir duvar gibi geçtiğim kendimin önünden. Ah bu sayfa biraz umutlandırsa beni, ah bu suratı bu beyazlığın böyle kıskandırmasa beni, atlamadan itiraf edeceğim kaç kez aklımın sürgüne yattığını.

 

Tartışmaya açacağım sınırlarımı, sevdiklerimi, bölgelerimi, kapılarımı, duvarlarımı tartışmaya açacağım. Öteki taraflarım'dan gelen seslere yabancı olmadan ölmeyi ve bu kez içerimin görülmesinden korkmadan yaşamayı deneyeceğim. Takas talebinde bulunacağım sevgililerimden ve benden götürenlerden. Müzakerelere yeniden başlayacağım evimdeki aynalarla.Buğulana kadar camlar, bulutlanana kadar bu nisan, konuşacağım.Açılacağım, yıkılacağım ve yarılacağım utanmasam.Utanmasam, bu kağıdın beni herkese anlatacağından, yarılacağım bu ada gibi ortam'dan, ve duvarlarımın olduğu yerden yıkılacağım..Bir deprem gibi kendimi sarsıp, içimdeki coğrafyanın yarığına kaçıp, bir yağmurla gün yüzüne çıkacağım.Duvarsız, yarasız ve kapısız, doğduğum güne en çok benzediğim halimle gene doğacağım.Bilmeden anlamını savaşın, duvarın ve acının sil baştan, doğacağım.

 

 

******

Doğu Akdeniz İlkokulunda Mevlana, Sevgi ve Hoşgörü etkinliği çerçevesinde çocuklarla buluştuk bu hafta içinde. Derslerine girdiğim çocuklar, şiire dair sordukları ve söyledikleriyle, okudukları dizeleriyle beni çok heyecanlandırdı. Sohbetin ardından sundukları; dansın, şiirin ve müziğin harika bir kompozisyonuyla da tüm izleyenleri kendilerine hayran bıraktılar. Doğu Akdeniz İlkokulunu ve değerli öğretmenleri Dervişe Kutlu'yu kutluyorum canı gönülden. Nice güzel ve umutlu günlerde yeniden buluşmak geçerken aklımdan,.tüm çocukları sonsuz başarıların kuşatmasını tüm kalbimle diliyorum.

 

***********

Ölsem şuracıkta ve toplasan beni

 

Gördüğüm kadar ümitliyim

Gördüğüm kadar sevgili

Ölsem şuracıkta ve toplasan beni

Bil ki gördüğüm kadarım hepsi

 

İçimdeki muhteşem keyfe ayak uyduran bir ıslık çaldığımda da

Bulutlar gücüme gittiğinde de

Bu şehir donmuş bir serçe gibi penceresinde bulduğunda da öyleydim

Duyduklarını unutmuş gördüklerini emmiş

 

Ölsem şuracıkta ve bulsan beni

Bil ki gördüğüm kadarım hepsi

Söylediklerin basıp gitmiş bir gemi

 

 

 

********

Organ Bağışı Derdimiz Değilmiş...

 

Beni geç doktor

Yok bağışlayacak organım

Kolay iş değildir beklemek ve sabretmek

Ve kar tanesi gibi erimeden durabilmek bu dertli ülkede

Bir aşk gibi şiirin karşısına dikilen, dimdik durabilmek sendelemeden

Her hayal kırıklığını unutuşlarla örtmek kolay iş değildir

Ne ciğer kalır adamda, ne kalp ne de kansersiz hücre

Bana hiç bakama doktor

Yok, yok bağışlayacak organım

   1211 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Eylül 2008, Pazar   YUMUŞAK YAZILAR
31 Ağustos 2008, Pazar   BİR EYLÜL KARŞILAMSI
24 Ağustos 2008, Pazar   BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...
17 Ağustos 2008, Pazar   AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...
10 Ağustos 2008, Pazar   ÇOCUKLUK FOTOĞRAFLARI
03 Ağustos 2008, Pazar   KAPILAR
27 Temmuz 2008, Pazar   BENİ YAĞMURA BIRAK
20 Temmuz 2008, Pazar   ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR
13 Temmuz 2008, Pazar   GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM
06 Temmuz 2008, Pazar   II. Uluslararası Şiir Buluşması



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Protokol imzalanırken...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital