Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
BİR YASTIKTA 50 YIL
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
Kara Kitap
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



SİYASİ DİYET VE KAMU MAAŞLARI

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Şubat 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

KKTC'de beğensek de beğenmesek de kamu sektörü ekonomide önemli bir rol oynamaktadır. Devlet bütçesi bir yıl içerisinde yaratılan toplam katma değerin en az yarısı kadardır. Bundan dolayıdır ki Devletin yapacağı harcamalar, çalışanlara vereceği maaş artışları ekonomiyi birebir etkilemektedir. Özel sektör de ne yazıktır ki kamunun ağzına bakmaktadır.

Kamunun bu kadar büyük olması doğal olarak ekonominin, siyaset ve siyasetçinin güdümünde olmasına neden oluyor. Hal böyle olunca da ekonomi, siyasi kaygılarla yönetilir ve alınacak kararlar, siyasi çıkarların ve/veya siyasi baskıyı tatmin etme yönünde olur. Ekonomi ile ilgili kararlar ekonomik akla göre veya piyasa koşullarına göre alınmaz.

Bu KKTC'de böyledir ve bunu beğensek de beğenmesek de kabul etmemiz gerekmektedir. Yıllardan beri kemikleşmiş bu yapıyı değiştirmek zordur. Bu, akşamdan sabaha düzelecek bir olay değildir. Bunu başarmanın belli bir siyasi ve ekonomik maliyeti vardır. Siyasi diyetler ödenmesi gerekir. Devlet vatandaşıyla kemer sıkması ve özveride bulunması gerekir.

Hoş bunu minimum maliyetlerle ödemenin yolu yok mudur? Tabi ki vardı! Özellikle ekonominin yüksek oranlı büyüme yaşadığı yıllarda kamunun mali yükümlülüklerini (kısa ve uzun vadeli) fazla artırmayarak, büyüyen ekonomi içerisinde kamunun payı küçültülebilir. Dünyada başarılı olan ülkeler bunu böyle yapmaktadır. Türkiye'de son 6 yılda yapılan budur. Ekonomi %5'in üzerinde büyümesine rağmen kamu bu oranda büyümemiş, Hükümet özellikle cari harcamalarında ek mali yükümlülükler yaratmaktan kaçınmış, ek geliri, özel kesimin gelişimine, piyasa ekonomisinin oluşması için harcamıştır. Borç stokunu hafifletme yoluna gitmiştir. Kamunun ekonomideki payını ve yarattığı baskıyı nispeten azaltmaya çalışmıştır.

Aslında Kıbrıslı Türklerin bu zoru başarmak için ellerine müthiş bir fırsat geçmişti. Özellikle 2002 yılından itibaren gerek iç, gerekse diş dinamiklerin yarattığı yüksek oranlı büyüme, bu kemikleşmiş sorunumuzu hafifletmek için inanılmaz bir fırsat idi. Ama biz bunu ıskaladık. Beklide yakın gelecekte bir daha karşılaşamayacağımız bir fırsatı kaçırdık.

Aslında bizler bunu hak etmedik. Zira yakın geçmişte (2000-2001) büyük bir ekonomik kriz yaşadık. Bunun ekonomik bedelini / diyetini fazlasıyla ödedik. Tedbirler alındı, Kıbrıs konusunda siyasi konjonktür lehimize döndü, ekonomi patlamaya başladı ve tam bu büyük sorunu aşmaya gidecekken Kamu kemerleri gevşemeyi tercih etti. Cari harcamaları artırdık, yaratılan geliri siyaset yaparak, geleceğe mali yük olarak yükledik. Ekonomik aklı değil, siyaset yaparak ekonomiyi yönetmeye çalıştık.

Sonunda da Başbakanımız "2007 yılı içerisinde önceki yıla göre personel ödemelerinde yüzde 36'lık bir yük kamu bütçesi üzerine ilave yük oldu. Bu yıl bir zorluk içinde bulunacağız. Bunun siyasi diyetini de ödemek zorundayız" demek zorunda kaldı.

Siyasi diyet ödenir ödenmez onu bilemem ama ekonomik diyeti ödeyeceğiz gibi görünüyor. İşin kötüsü, ekonomik diyet, siyasi diyetten daha ağırdır. Zira ekonomik diyette bedeli her kesim öder. Siyasi diyeti ise belli kesimler! Uzun lafın kısası, yaşadığımız kötü tecrübelerden ders çıkarmayı bir türlü başaramıyoruz. 2002-2007 dönemlerinde yaşadığımız yüksek oranlı büyümeden yararlanarak mali yükümlülüklerimizi hafifletsek, belki de bugün Devlet darboğaza giren ekonomiye genişletici makroekonomik politikalar uygulama durumunda olabilirdi.

Kamu çalışanları konusunda maaşlar % 3 veya %5 daha az veya daha fazla artırılsın tartışmasının yapılmasını anlamsız buluyorum. Sendikaların bu artışı neden istediklerini Hükümete gerekçeleri ile anlatmaları gerekir. Örneğin; "Ekonomi %5 büyüdü dolayısıyla biz de payımızı isteriz" yaklaşımı çok yanlıştır. Hele KKTC'de bunun tartışması hiç yapılmamalıdır. Zira bu ülkede kamu çalışanlarına sağlanan maaş ve diğer menfaatlerin özel sektöre göre çok daha iyi olduğu aşikârdır.

Burada yapılması gereken, ekonomiyi hangi sektörün büyüttüğüne bakmaktır. Katma değeri hangi sektör yaratmış ise refah artışı o sektör yönünde olmalıdır. Yani, performansa göre olmalıdır. Büyümeye katkı sağlamakta sorun yaşayan sektörlere de, ekonomideki katma değerleri nasıl artırılabilirse o yönde yatırımlar yapılması düşünülmelidir. Ancak bu sayede refah paylaşımı adil olur. Örgütlenmeye göre değil, performansa göre refah paylaşımı olmalıdır.

Bugünden sonra Hükümetin ve Sendikaların, özel sektör ile birlikte yapması gereken; performansa dayalı ekonomik akla uygun maaş sisteminin geliştirilmesi olmalıdır. Bu önemli konuyu da başka bir yazıda sizlerle paylaşacağım.

   1564 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
10 Ekim 2008, Cuma   KÜRESEL EKONOMİK GERİLEME
26 Eylül 2008, Cuma   İYİ HABER!
19 Eylül 2008, Cuma   MEVCUT BÜTÇE YAPISIYLA YAŞAM KALİTEMİZ ARTAMAZ
12 Eylül 2008, Cuma   EKONOMİK DURAKLAMA SOSYAL GÜVENLİĞİ DE VURDU!
05 Eylül 2008, Cuma   Ekonomik taçlandırma ortaklığı kalıcı kılar
29 Ağustos 2008, Cuma   KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI
24 Ağustos 2008, Pazar   ENFLASYONA DEĞİL PAHALILIĞA BAK!
16 Ağustos 2008, Cumartesi   EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI
08 Ağustos 2008, Cuma   Kıbrıs görüşmelerinde ekonomik prensipler
11 Nisan 2008, Cuma   LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Farkı kalitesi...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital