Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Küfür etti diye öldürüyordu
Mahkemelerden rekor cezalar
Tutu, nabız tuttu
Lefke'de yapılan yurt binası mühürlendi
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı
Dünya nefesini tutmuş bekliyor
Tarihle randevunuz var
Elektrik Kurumu vurgunu davasında karar aşamasına gelindi
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak
Mükemmel bir görüşme oldu, cesaretlendirildik

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



Otoparklar, kentin nefes borusudur!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kentlerin en önemli sorunlarından biri de hiç kuşkusuz park yerleridir. Konu çeşitli nedenlerle ilgili ve yetkililer tarafından zaman be zaman gündeme getirilmektedir. Nüfus yoğunluğu olan kentlerde bu sorun 'çok katlı otopark' formülüyle çözümlenebilmektedir. Başka da bir çare mevcut değildir.

Trafiğin yoğunluğunu dikkate alarak, nasıl ki köprü geçişlerinde ücret alınmaktadır, örneğin Londra'da da kente girişte ücret alınması uygulamasına gidilmiştir. Çok katlı otoparklara rağmen artık değişik yöntemlere başvurulması, araç sayısının çok aşırı olmasından kaynaklanmaktadır.

Minnacık nüfusumuza rağmen araç yoğunluğundan ötürü park sorunu Kıbrıs'ta da kendini hissettirmekte ve zaman zaman gündeme gelmektedir. Hem de Ada'nın her iki kesiminde!..

Lefkoşa'nın Rum kesiminde bu sorun, araçların hisar altlarına park etmesi sonucu kısmen çözümlenmişse de, çok katlı otoparka her geçen gün daha da ihtiyaç duyulmaktadır.

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları'nın da, Çetinkaya'nın antrenman sahası olarak kullandığı bölgeyi bu amaca yönelik hazırlaması da, sorunu az da olsa rahatlatacaktır.

Özellikle Lokmacı Kapısı'nın açılmasıyla yaya geçişleri artmakta ise de, Türk kesimine araçlarıyla geçmek isteyenler, ciddi şekilde park sorunu yaşamakta ve adeta bocalamaktadırlar. Başkent Lefkoşa'da şu anda irili ufaklı 15 kadar araç parkı bulunmaktadır. Bunlar; Vakıflar Pasajı, Yeşim Otopark, Samanbahçe, Vakıflar Pasajı karşısı, Şehitlik, Polis, Mahmut Paşa, Çetinkaya, Selen Otopark, Laleli Camii yanı, Hacı Bektaş, Vuslat Ergün (Asmaaltı), Deveciler Hanı, H. Gündüz ve Derviş Paşa Konağı karşısındaki otoparklardır.

Tabii ki otopark ücretleri de, dükkanların, mağazaların bulunduğu bölgelere göre ayarlanmaktadır. Yani şimdi İstanbul'da Şişli'deki park ücreti ile ıssız, cazibesi olmayan bir bölgedeki park yeri ile kıyas edemezsiniz. Örneğin Bodrum'da park ücreti 10 YTL'dir. Otopark kültüründe küçük yerlerin fiyatları yüksektir, çünkü talep fazladır. Yani otopark ücreti kentin bölgesine göre değişkendir. Londra'da bir Harrods'un yanındaki park yeri ücreti ile kenar mahallelerdeki bir park yerinin ücreti elbette aynı değildir.

Park yerlerinin bir amacı da, kentin içine alıcının girebilmesi, böyle bir kolaylığın kendisine sağlanmasıdır. Nihayet bundan kazançlı çıkacak olan da esnaftır.

Aslında park yerlerinin, rahatlık, sağlık ve güvenlik açısından da önemi vardır.

Asmaaltı'nda modern bir otopark işletmecisi olan Dikmen Ergün'le bu konuları tartışırken, "bizim fiyatlarımız 14 Ağustos 2007'den beri geçerlidir. Ne kadar saatse o kadar ücret diyerek fişimizi kesiyor, hizmetimizi de yapıyoruz" diyor.

KKTC'nin çaba harcanması durumunda cennet olması gerektiğini ifade eden Ergün, devletin vergi alırken, otopark sorununa daha bilimsel çareler üretebileceğini söylüyor, "biz Asmaaltı'nda bu sorunu çözmeye çalıştığımız günlerde, burası çöplüktü. Yılanlarla, çıyanlarla, sürüngenlerle boğuştuk ve sonuçta burayı güzel bir park yeri olarak meydana çıkardık" şeklinde konuşuyor.

Dikmen ayrıca belediyenin de bu konuda çağdaş bir yaklaşım içinde olması gerektiğini ifadeyle, ilgili tarafların, görev bilinci ve sorumluluğu dahilinde hareket etmesiyle kente ve ülkeye yararlar sağlanabileceğini kaydetti.

Liberal ekonomide bedel ne ise onun ödenmesinin gerektiğine de işaret eden genç işletmeci, marketlerin vitrinlerinde bile ekmek fiyatlarının kaliteye göre değişik olduğunu söyledi, bunun her alanda ölçü olarak kabul edildiğini belirtti.

"Ben, buraya park eden Cumhurbaşkanından da, Başbakandan da park ücreti aldım. O makamlarda oturanlar da bunu hissetmesi ve 'ben halkın hizmetçisiyim' demeleri lazım" diyen Dikmen, belediye ile istişare halinde otopark sorunlarına daha çağdaş ve pratik çözümlerin getirilebileceğini söyledi.

Başka bir örnek daha veren Dikmen, "siz falan dönercide döneri 5 YTL'ye alabiliyorsunuz, ancak bir başka tanınmış dönercide fiyatı 13 YTL olmasına rağmen yine alırsınız. Otopark olayı da buna benzer. Çarşının göbeğindeki bir otopark ile kent dışındaki otoparkın ücreti elbette eşit olamaz" şeklinde görüş beyan etti.

Evet; başkentin otopark sorunu hiç de küçümsenecek bir sorun değildir. Hele insan sayısına göre araç sayısının daha da fazla olduğu bir ülkede bu sorun kanayan bir yaradır.

Kıbrıslı Türk ve Rumlar olarak da fazla yürüme alışkanlığı olmayan halkların, bu konuda gerekli bedel ne ise onu ödemeleri gerektiği inancındayız. Ancak otopark çalıştırıcılarına da düşen önemli görevler vardır. Öncelikle araç sahibinin rahat ve huzurlu olması, gerekli güveni duyması şarttır. Araç sahiplerine her türlü kolaylığın sağlanması da esastır. Surlar içindeki yoğunluk dikkate alındığında ileride çok katlı otoparkların dahi araç yoğunluğuna dar geleceği düşünülerek, ileriye dönük önlemlerin daha şimdiden alınması kaçınılmazdır!..

Not: Birkaç gün yurt dışında olacağımdan, yazılarıma bir süre ara vereceğim, okurlarıma duyururum.

   812 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
10 Ekim 2008, Cuma   Bunlar yalan mı?. Yalandır diyenler beri gelsin!..
09 Ekim 2008, Perşembe   Tıp Fakültesi, sadece YDÜ'nün değil, tüm KKTC'nin gururu...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Sağlıktan eğitime uzanırken...
07 Ekim 2008, Salı   Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...
06 Ekim 2008, Pazartesi   Türkiye'deki son olaylar üzerine...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Tek yanlı kararlar, sürece hiçbir yarar sağlamaz!..
03 Ekim 2008, Cuma   Söz hakkı olmadan alınan kararlar geçerli değildir!..
02 Ekim 2008, Perşembe   'Marazi toplumdan' Marko Paşa'ya...
01 Ekim 2008, Çarşamba   Şu KTHY meselesi...
30 Eylül 2008, Salı   Öncesiyle sonrasıyla bayramlar ve bu koşullarda düşündürdükleri



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,3763 1,3860
1 STERLİN 2,3826 2,4004
1 EURO 1,8890 1,9022



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Sonun başına geldik





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital