Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Her taraf toz duman
Refüje çarpıp takla attı
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Bariyerler durduramadı
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
AB, Talat ile temas kurmalı
Kıbrıs sorunu gelecek sonbahara kadar çözülmüş olacak
Anastasiadis taviz konusundaki sözlerine açıklık getirdi
Orucun zararı aşırı yemek
Hristofyas: Mülkiyet önemli mesele
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız
Talat: AB Kıbrıs meselesinde olumlu rol oynayamaz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Yatak kapasitesi yüz bini aşsa ne yazar?..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İkide birde KKTC'de yatak kapasitesinin arttığından söz ediliyor. Olmayan turistin yatak kapasitesi artırılmış, artırılmamış kime ne?..

Nitekim Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) Başkanı Özbek Dedekorkut, bu konuda ilginç bir açıklamada bulundu, turizmde sorunlar sürerken, yatak kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmaların yanlış olduğunu belirtti. Turizm sektöründe yaşanan sorunların devam ettiğine işaret eden Dedekorkut, özellikle ulaşım ve etkin pazarlamadaki sıkıntılara değindi.

Özbek Dedekorkut, bu sorunlar sürerken, yatak kapasitesini artırmaya yönelik çalışmaların yanlış olduğunu, 17 bin yatağın 3 binin bile tatmin edilir rakamlarla doldurulmadığını kaydetti.

Turizmde sanki de dünyayı fethetmişiz gibi bir izlenim yaratılmaya çalışılırken, hava basmaktan başka bir iş yapıldığını göremiyoruz.

Evet; yatak kapasitesi artsın artmasına da, önemli olan o yatakları doldurmaktır hüner. Yatak doldurulmadıktan sonra kime, ne yararı var?..

Turizme katkı amacıyla bu ülkede nice yatırımlar yapıldı, nice yataklar artırıldı. Hem de her türlü riskleri göze alarak paralar atıldı, yatırımlarda bulunuldu. Dış ülkelerde kazanılan paraların buraya aktarılmasıyla da turistik eserler vücuda getirildi. Tüm bunlara karşın altyapılar giderilemedi, gelişigüzel yıldızlar verildi. Girişimci teşvik edileceğine, kendisine köstek olundu.

Günümüzde bir turizme bakıyoruz, bir de Katsellis'in Dome Hoteli'ne. Onu bile çalıştıramamanın ezikliğini duyacak hale gelinmesindeki politikaların, Kıbrıs Türk halkının onurunu incittiğini görüyoruz. Girne'nin en avantajlı yerinde olan bir oteli bile çalıştıramamak ve peşkeş çekmek, acizliğin daniskasıdır.

Acaba bunlar, Kıbrıs Türkünün onurunu kasıtlı olarak incitmek, Ruma yama politikasını yavaş yavaş alıştırmaya yönelik adımlar mıdır?.. İnsanoğlu gerçekten bu konuda tereddüt ediyor.

Keşke "bu oteli biz çalıştıramadık, geliniz eski sahibi Katselli'ye verelim" deseydiniz, inanınız daha makul karşılanırdı. Artık bu kadar ayıp, Kıbrıs Türk halkına yapılan hakaret kabul edilebilir cinsten değildir.

Mare Monte'yi çalıştıramadık, verdik gitti, Dome Hotel'i çalıştıramadık, onu da verdik.

Bu olaylar, Kıbrıs Türk turizmi açısından hiç de hoş değildir ve adeta yüz karasıdır.

Dome Hotel geçmişte de benzeri sorunlarla karşılaşmıştı. Ancak o fedakâr personel, birlik olmuş, aylarca maaşlarından fedakârlık yapmış ve el birliğiyle, gönül birliğiyle sorunlarını aşmıştı. Koskocaman Vakıflar İdaresi, bir Dome Hotel'i acınacak durumlara getirmişse, söyleyecek söz bulmakta cidden zorluk çekiyoruz.

Oteli peşkeş çekme politikası, çalışanların aylarca rahatsız duruma getirilmesi kesinlikle hoş karşılanamaz.

Dedekorkut'un "17 bin yatağın 3 bini bile tatmin edilir rakamlarla doldurulmamıştır" sözüne dikkat çekmek isteriz.

Bir yandan KKTC'de yatak kapasitesinin artırılmasından pay çıkarmaya çalışırken, diğer yandan 3 bin yatağın bile doldurulmaması düşündürücüdür, ibret vericidir.

Katsellis'e değilse bile, acaba Lordos'a mı vermeliydik oteli diye görüş beyan edenler var. Haksız da değiller. Biliyorsunuz, ünlü Rum iş adamlarından Konstantinos Lordos, geçen akşam Larnaka'da Başbakanımız Ferdi Sabit Soyer onuruna yemek vermişti.

Dünkü 'Politis' gazetesine göre, KKTC'de bıraktığını öne sürdüğü mülkü için Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) dava açtığını yazdı. Gazete, ailesindekiler hariç, yalnız Lordos'un 150'den fazla gayri menkulü olduğunu ve bunların çoğunun Maraş bölgesinde deniz kenarında bulunduğunu öne sürdü. Gazete ayrıca Lordos'un başvurusuyla ilgili tazminatın 324 milyon YTL'yi aşacağını ifade etti.

Bir Dome Hoteli bile çalıştırmaktan aciz bir yönetimin, Lordos'un istekleri ve davayı kazanması durumunda

neyi vereceğini, hangi toprak parçasını peşkeş çekeceğini doğrusu çok merak ediyoruz. İyisi mi, versinler KKTC'yi Lordos'a, bu iş de olsun bitsin!..

Bu mu yapılmak istenen?.. Daha doğru dürüst müzakere sürecine bile girmeden altımızdan toprağın nasıl kaymakta olduğunu görmeyen kalmadı. Esasen AİHM dediğiniz, Rum'un tatmin edilmesi, bunun için de gerek Kuzey'de, gerekse Güney'deki Türk mülkünün parsellenerek iade edilmesine yönelik bir araçtır, mekanizmadır. Madem ki, Titina Loizidu ile bir başlangıç yapılmıştır, bundan çıkış yolu yoktur ve çorap söküğü devam etmektedir.

Hatta bu amaç için Güney'deki Vakıf malları da artık peşkeş çekilmeye başlandığına göre, gün gele Filistinlilerin konumuna düşürülmeyeceğimizi kim garanti edebilir?..

Turizmdeki yatak kapasitesiyle başlayıp, Dome Hotel'le ve Lordos'un istekleriyle yazımızı noktalamaya çalıştık. Tümü de birbirine bağlı konulardır ve içine düşürüldüğümüz acizliğin göstergesidir.

Bir Dome Hotel'i bile çalıştıramadıktan sonra, yatak kapasitesi 27 bin olmuş, yüz bin olmuş, kaç yazar, ne fark eder?..

   550 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Eylül 2008, Pazar   Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ihtiyacı yoktur!..
06 Eylül 2008, Cumartesi   "Bir plastik sandalyeyi bile çok gördüler!..
05 Eylül 2008, Cuma   Paylaşıma var mısın, yok musun?..
04 Eylül 2008, Perşembe   İlk günün mesajları ve 'örtülü istekler'
03 Eylül 2008, Çarşamba   Haydi Allah rast getire!..
02 Eylül 2008, Salı   Kuraklığa karşı KKTC'de hiçbir önlem alınmadı!..
01 Eylül 2008, Pazartesi   İnönü Meydanı'ndan yükselen feryatları kısmen de olsa unutalım!
31 Ağustos 2008, Pazar   Başlamadan 'çark etme' veya 'su koyverme' buna derler!..
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Genelkurmay'dan Kıbrıs dersi...
29 Ağustos 2008, Cuma   Güney Osetya ve Abhazya gölgesinde yapılan Ankara'daki 'Kıbrıs Zirvesi'



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Protokol imzalanırken...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital