|
Güney Kıbrıs'ta eğitim yapan 'English School' (İngiliz Okulu) Yönetim Kurulu Başkanı Kiriakos Vasiliu, 'Haravgi' gazetesine verdiği demeçte, şu anda okulda 90 kadar Kıbrıslı Türk öğrencinin eğitim gördüğünü söyledi.
Bir soru üzerine Vasiliu, okulun, gerçek anlamda iki toplumlu karaktere bürünmesi için Kıbrıslı Türk öğrenci sayısının artırılması gerektiğini belirtti. Yeni eğitim yılı ile birlikte 20 Kıbrıslı Türk öğrencinin daha kayıt yaptıracağını söyleyen Vasiliu, bunun az bir sayı olduğunu, ancak bir başlangıç teşkil ettiğini kaydetti.
İki toplumun daha da yakınlaşması için sayının artması gerektiğini vurgulayan Vasiliu, Kıbrıslı Türk öğretmen sayısında da artış olması gerektiğini ifade etti.
Okulun yönetim kurulu başkanı, okulda şu an üç Kıbrıslı Türk öğretmenin görev yaptığını, bunlardan bir tanesinin sadece birkaç saat çalıştığını söyledi. Geçmişte meydana gelen ve Kıbrıslı Türk öğrencileri hedef alan bazı olayların sorulması üzerine Vasiliu, bu olayları gerçekleştiren öğrencilerin az olmasına karşın, bunlardan endişe duyduklarını söyledi.
"Bu olayları gerçekleştirenlerin tespit edilmesi ve hareketlerinden dolayı hesap vermesi gerekirdi. Ancak bu olmadı" diyen Vasiliu, son olarak "bilinen veya kimliği belirsiz bazı kişilerin duvarlara bazı sloganlar yazdığını", bu olayları gerçekleştiren gruptan iki kişinin kendilerine gelerek suçlarını kabul ettiklerini söyledi.
Bunlar, meselenin detayı, ama gene de önemli.
Geçen gün bir solcu arkadaş da, KKTC'deki eğitim rezaletinden dolayı evladını Güney'e göndermeye karar verirken, durumu incelemiş ve din dersinin sadece Hristiyanlığı kapsamasından dolayı vazgeçmek durumunda kalmıştı.
İncir ipi gibi uzayıp giden grevler, boş geçen dersler nedeniyle devlet okullarında okuyan öğrenciler bu ders yılında az çile çekmiş değil. Hükümetle sendikanın inadı yüzünden hem psikolojik çöküntüye uğradılar, hem de devlete olan güvenlerini yitirdiler.
Kim bilir; belki de arzu edilen buydu. Sonuçta bilen de, bilmeyen de aynı kefelere konuldu ve tümü de geçerli not aldı. Kafalar boş da olsa, bilgi dağarcığı doldurulmamış da olsa!..
Binlerce işçiyi Güney'e kul, köle edenler, bunlar yetmezmiş gibi şimdi de daha fazla öğrencinin Güney'de eğitim görmesine ortam hazırladılar.
Bunu başardılar ya, şimdi oturup da kına yaksınlar!..
Güney'de, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilk, orta ve liselerde bizdeki gibi maskaralıklar yoktur. Keyfi grevler de söz konusu değildir. Okulları sendika ağaları idare etmez. Nerde öyle bolluk?.. Efendi gibi karşılıklı otururlar ve eninde sonunda bir uzlaşıya varırlar.
Veli, evladının geleceğini düşünmek zorundadır. Onun kaliteli bir eğitim almasından yanadır. Sendikayla hükümet arasındaki sürtüşmeden nasibini alması kabul edilebilir değildir. Her şey kurallar çerçevesinde uygulanmakta, hükümetle sendika arasındaki anlaşmazlıkların faturası öğrenciye çıkmamaktadır.
Güney'de İngiliz Okulu gibi, 'Tarasanta' ve 'American Academy' gibi tanınmış okullar vardır. Oralarda ne dersler aksar, ne de eğitim durur!..
Peki; bizim tarafta da en az aynı kalitede okullar yok mudur?..
Bizde de özel okullara ilgi, her geçen yıl daha da artarken, bunun esas nedeni kaliteli eğitim, disiplin ve güvendir. Doğu Akdeniz Koleji, Yakın Doğu Üniversitesi Koleji, aynı şekilde Levent Koleji ve Girne Amerikan Koleji, öğrenciyi ihtiyaç duyduğu bilgiyle donatma, kaliteli eğitim verme ilkelerine göre hareket etmekte, bundan taviz vermemek için azami çabayı göstermektedir. Örneğin, YDÜ'de Okul Öncesi Eğitim'e girebilmek için daha çocuk üç aylıkken kayıt yarışı başlamaktadır.
Diyeceğimiz; elbette yarının yöneticileri olacak çocukların, gençlerin, yabancı kültürlerin etkisinde yetişmesini arzu etmeyiz. Ancak insanları o duruma getirdiler ki, yarın yine eğitimin aksamayacağına, sorunların daha da artmayacağına kim garanti verebilir gibi sorular kafaları oldukça kurcalamaktadır.
Eğitim konusu hiç de hafife alınacak bir olay değildir. Bir devletin temel unsurlarından biridir. Bilgi çağında çocukları, gençleri en modern ve çağdaş bilgilerle donatmak tarihsel bir görevdir. Onların bilgi dağarcığını ne kadar doldurabilirsek, gün gelir o bilgiler ondan sonraki nesillere aktarılır. Kazanan hem onlar, hem de devlet olur. Ama eğitimde kaos yaratmak kimseye bir yarar sağlamaz, aksine çok şeyler kaybettirir.
|