Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
BİR YASTIKTA 50 YIL
Kara Kitap
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE

YORUMLANANLAR
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [1]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [2]
Bu kez Girne zehirlendi [2]



KKTC'nin yetkisini vurgulamak

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Haziran 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Mehmet Eröz, 'Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2008 Arama Kurtarma Tatbikatı'nın amacının, KKTC'nin yetkisini vurgulamak olduğunu belirtti.

Doğu Akdeniz'de, Gazimağusa açıklarında yer alan tatbikat, KKTC ile Türkiye'nin sivil ve askeri unsurları tarafından icra edilmiş bulunuyor.

Tümgeneral Eröz, tatbikatın, KKTC'nin, insani amaçlarla yürütülen arama kurtarma faaliyetlerinde son dönemde kazandığı arama-kurtarma imkân kabiliyetini fiilen denemek ve Doğu Akdeniz'de arama-kurtarma faaliyetleri alanındaki yetkisini vurgulamak amacıyla düzenlendiğini kaydetti.

Eröz ayrıca arama kurtarma yetkisinin, KKTC'nin hava sahası ile kara sularında KKTC'nin, kuzeyindeki uluslar arası sularda ve hava sahasında ise Türkiye Cumhuriyeti'nin sorumluluğunda olduğunu belirtti.

Bu da şu demek: Kuzey Kıbrıs'ın kara ve hava sahasından sorumlu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'dir, Güney'deki kara ve hava sahasından sorumlu da Güney Kıbrıs Rum Yönetimidir.

Zaten Kıbrıs sorununun özü de bu değil midir?.. Tek kelime ile egemenlik meselesi. O nedenle değil midir ki, Rum tarafı 'tek egemenlik' üzerinde ısrar etmektedir?.. Halbuki bu adada halihazırda iki ayrı bölge ve iki ayrı egemenlik vardır. Türk'ün de, Rum'un da söz hakkı ve yetkisi Ledra Palace veya Lokmacı Kapısı'nda son bulmaktadır. Tüm ada üzerinde ne birinin hakimiyeti söz konusudur, ne de ötekinin!..

Ada üzerinde bir de İngiliz'in egemenliği vardır ki, o da üslerini kapsamaktadır.

Bu durum, Kıbrıs'ın inkâr edilemez gerçeğidir. Bu nedenden ötürü gerek Türkiye'deki devlet ve hükümet yetkilileri, gerekse buradaki devlet ve hükümet yetkilileri, soruna bulunabilecek adil ve kalıcı bir çözümün, Kıbrıs'taki gerçeklerini göz önünde tutmakla mümkün olabileceğini vurgulamaktadırlar. Bu gerçekler dikkate alınmaksızın varılabilecek bir uzlaşı, sağlam temellere dayalı olmayacağından, hakimiyeti tüm adaya yayma heveslilerini de her zaman tetiklemiş olacaktır.

Esasında Kıbrıs sorunu da, Rumların ada topraklarının tümüne egemen olma, hakimiyet kurma hevesinden kaynaklanmıştı. 1955'ten 1958'e kadar süren EOKA terörünün amacı bu değil miydi?.. Nice Türk köyleri, baskı, tahrik ve tehditler sonucu boşaltılmış, Kıbrıslı Türkler göç yollarını tutmuşlardı. 1960'ta ortak Cumhuriyet'in kurulmasıyla bazı köylerin sakinleri geri dönmüş, evi barkı yıkılanlar ise başlarının çaresine bakmak zorunda kalmışlardı.

Derken, 21 Aralık 1963 olayları patlak verdi. Çünkü bütün adaya egemen olma hevesi dinmemişti. Kıbrıslı Türkler 1974'e kadar ada toprağının yüzde 3'üne sığınmak zorunda kalarak, ayakta kalabilme mücadelesini sürdürdü. En yoğun göç, işte bu dönemde yaşandı. 15 Temmuz 1974 tarihi ise kesin ve nihai karar günüydü. Tüm adaya hakim olunacak, her tarafta Yunan bayrakları dalgalanacaktı. Nitekim bir haftalık 'Cumhurbaşkanı' darbeci Nikos Samson, Kıbrıs Radyo Yayın Korporasyonu'ndaki ilk anonsuna 'Burası Kıbrıs Elen Cumhuriyeti' diye başlamıştı.

Ama Kıbrıslı Türklerin egemenlik hakkını göz ardı ederek, tüm ada üzerinde hakimiyet kurma ve egemen olma hırsı, Türkiye'nin müdahalesi sonucu kursaklarda kaldı.

Bunlar, yakın geçmişin tarihi gerçekleri olup, bunlardan ders çıkarılması gerekir. Bir tarafın, öteki taraf üzerinde hakimiyet kurma hevesinden kendini soyutlaması lazım. Rum tarafı bu ödevi yaptığı takdirde Kıbrıs sorununun çözümü oldukça kolaylaşır. Bu durumda yetki paylaşımı da sağlanabilir.

Arama-kurtarma tatbikatına Rum tarafının tepki koyması gayet doğaldır. Çünkü Kuzey'deki karasularının da hakimi olduklarını öne sürmektedirler. Türk tarafından da 'barış' adı altında neye hizmet ettikleri bilinmeyen bazı çevreler de rahatsızlık duyabilir.

Tüm bunlar adadaki gerçekleri değiştirmez!.. Hele bir süre önce Güney topraklarında Rum-Yunan-Fransız ortak tatbikatının yapılması, KKTC'nin haklılığına güç katar. Fransa'nın Güney Kıbrıs topraklarında tatbikat yapmasına ses çıkarmayanların, KKTC ile Türkiye'nin ortak tatbikatına tepki gösterme hakları yoktur. Kaldı ki, 'Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2008 Arama-Kurtarma Tatbikatı' yıllardan beri yapılmaktadır. Adından da belli olduğu gibi amaç da arama ve kurtarmadır.

Nitekim Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı da geçen yıl gerçekleştirdiği kurtarma tatbikatlarıyla hem halkımızın, hem de yüzü aşkın ülkeden gelen gözlemcilerin takdirini toplamıştı. Doğal afetler karşısında kolları ilk sıvayan da askerdir ve Sivil Savunma Teşkilatı'dır.

Bu bağlamda Tümgeneral Mehmet Eröz'ün "Tatbikatın amacı, KKTC'nin yetkisini vurgulamak" şeklindeki sözü, daha bir anlam kazanmaktadır. Yani KKTC'nin kara ve hava sahası sahipsiz değildir. Tatbikat amacıyla Güney'deki topraklar, Fransız askerine peşkeş çekilebilir, ama Kuzey'deki topraklar çekilemez! Yunanistan, zaten oldum olası Güney Kıbrıs'tadır, buna karşılık Türkiye de Kuzey Kıbrıs'tadır.

Adı üstünde; KKTC ile Türkiye'nin sivil ve askeri unsurları tarafından icra edilen tatbikatın amacı arama-kurtarma olup, bir başka deyişle insani amaçlara yöneliktir. Bu da en doğal bir haktır, görevdir ve kimsenin de rahatsızlık duymasına gerek yoktur!..

   427 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   Desmond Tutu'yu kim tutar?..
10 Ekim 2008, Cuma   Bunlar yalan mı?. Yalandır diyenler beri gelsin!..
09 Ekim 2008, Perşembe   Tıp Fakültesi, sadece YDÜ'nün değil, tüm KKTC'nin gururu...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Sağlıktan eğitime uzanırken...
07 Ekim 2008, Salı   Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...
06 Ekim 2008, Pazartesi   Türkiye'deki son olaylar üzerine...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Tek yanlı kararlar, sürece hiçbir yarar sağlamaz!..
03 Ekim 2008, Cuma   Söz hakkı olmadan alınan kararlar geçerli değildir!..
02 Ekim 2008, Perşembe   'Marazi toplumdan' Marko Paşa'ya...
01 Ekim 2008, Çarşamba   Şu KTHY meselesi...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Farkı kalitesi...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital