|
Kurumsal iletişim konusunda ciddi zafiyetler yaşayan bir spor yapımız var. Bu yapıda ilişkiler hep kişisel düzeyde ilerliyor. Aşağı yukarı tüm spor branşlarında bu durum böyle. Özellikle KKTC’deki spor federasyonları ile Türkiye’deki spor federasyonları arasındaki ilişkiler biraz kişisel dostluk, biraz da bayrak ve milliyetçilik ekseninde dönüyor. Tanınmamış yapımız nedeni ile bunu bir süre normal karşılayabiliriz. Ancak sporda çağ atlamak istiyorsak Türkiye’deki sportif kurumlarla çok daha etkin ve kurumsal bir yapıyı hayata geçirmemiz gerekiyor. Bunu yapmak için önce kendi ev ödevlerimizi yerine getirmemiz şart. Tabela olan federasyonların sözde yönetimlerinden kurtulmak; Başkan ve 1-2 kişiden oluşan hegemonyalara son vermek; Federasyonları etki altına alan bazı kulüpleri hizaya getirmek; Mali kaynak yaratmaya üşenen federasyonları hazır para yemekten kurtarmak; Ve en önemlisi, kurumsal altyapısı olmayan, iletişim özürlü federasyonları yeniden yapılandırmak. Ancak bu işleri federasyonlardan beklemek, hayal görmekle eş anlamlıdır. Bu durumda federasyonlara katkı koyan bakanlık, ciddi ciddi işbaşı yapmalıdır. Buna paralel olarak Türkiye’deki federasyonların ülkemiz federasyonlarına karşı bakış açılarını değiştirmenin zamanı gelmiştir. Kişisel ilişkileri bir tarafa bırakıp, kurumsal ilişkileri hayata geçirmeli, bununla birlikte de ülkemiz sporcularının Türkiye’de daha etkin bulunmasının yöntemleri geliştirilmelidir. İşte bu noktada Türkiye ayağını hareketlendirecek ve Türkiye federasyonlarına yön verecek en önemli isim Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’tır. Suat Kılıç perşembe günü KKTC’ye gelerek önemli temaslarda bulunacak. Elbette ki Kılıç’ın ülkemiz sporu için çok önemli tesis yatırımlarında bulunacağını biliyoruz. Bunun yanında KKTC-TC spor federasyonları konusunda ayrı bir protokol konusunda da sonuçlanmaya yaklaşan çalışmalardan haberdarız. Ancak Sayın Kılıç’ı ülke sporu konusunda doğru bilgilendirmek, her şeyden daha önemlidir. Türkiye’den üst makamlar bu ülkeye geldiğinde bizler maalesef kendimizden geçiyoruz. Mevcut halimizi daha farklı göstermek isteyip, bir yerde hava atmaya çok önem veriyoruz. Gelen yetkililer bizi övsün, başarılı bulsun diye anlam verilmez bir çaba içindeyiz. İşte bunları bir kenara bırakarak içine düştüğümüz hallerimizi göstermek, yapamadıklarımızı anlatmak, başaramadıklarımızı sıralamak en doğrusudur. 30 spor federasyonumuz var diye böbürlenmek yerine, doğru dürüst organize olan 2-3 federasyonumuz var demek gerekiyor; 50 çim sahamız var demek yerine, hiçbirinin altyapısı tam değil demek gerekiyor; Biz gerçekleri ne kadar yalın anlatırsak, Suat Kılıç sorunlarımızı o kadar iyi anlar, ona göre bir çalışmaya girer. Adamı “para” görüp de sadece tesisler ve yurt dışı seyahat paralarına odaklanırsak, virane hale gelen spor yapımızın içinde ağlamaya devam ederiz. Türkiye’de son dönemlerde spor konusunda inanılmaz bir yatırım ve organize olma çalışması var. Bize bunun yararlı şekilde yansıması, ancak ve ancak sıkıntılarımızı doğru anlattığımızda olur.
|