|
Gizli bir kol etrafta dolaşıyor... Küçük bir ülkede Ali’yi Veli’ye, Ayşe’yi Fatma’ya kırdırmaya çalışıyor... Bu şekilde ülkede sürekli gerginlik havası yaratma ve toplumun çözülmesine, diz çökecek duruma gelmesine yol açacak sinsi planlarını uygulama amacındadır... Amacına ulaşabilmek için kullanacak adam bulmakta zorluğu yoktur... Siyaset dünyasından, medyadan, polisten ve gizli örgütlerden yararlanmasını çok iyi biliyordur... Nereden bakarsak bakalım, hayatını milli mücadele ile geçiren ve Türkiye’ye bağlılıktan başka bir yol izlemeyen Kıbrıs Türk toplumunu bu şekilde karıştırma gayretleri hem üzücü, hem de ürkütücüdür... Gelinen noktada güvenlik güçlerinin sorumlulukları bir o kadar daha fazladır... Gizli kolun beslendiği merkez ne olursa olsun, KKTC Güvenlik Kuvvetleri ile Barış Kuvvetleri’nin, Kıbrıslı Türklerin can ve mal güvenliğini koruma kararlılığında olduğuna her zaman inandık ve bundan sonra da inanmaya devam edeceğiz... Polis teşkilatımızın, çoğu kez başarılı operasyonlarının yanı sıra, zaman zaman siyasetin etkisinde kalabildiğini de biliyoruz... İşte o nedenle ‘güvenlik endişesi olduğunda’ birinci derecede muhatap polis teşkilatını değil, Güvenlik Kuvvetleri’ni görüyoruz... Kıbrıs Türk toplumu, özellikle haziran ayına kadar olan süreci çok dikkatli geçirmek zorundadır... Gerginlik yaratmayı amaçlayanların oyunlarına gelinmemelidir... Kardeşi, kardeşe kırdırma girişimlerinden medet umanlara fırsat verilmemelidir... Başarısızlıkları kanıtlanmış bazı çıkar gruplarının, oldu bittilerden faydalanmak için aracı olarak kullanıldıklarını unutmamalıyız... Kıbrıs’ın yanı sıra Türkiye’nin çevresinde kaygı verici olaylar yaşanıyor... Suriye, İran ve Irak’taki olaylar tırmanırken, Türkiye’deki huzuru kıskananların boş durmadıkları da biliniyor... O nedenle; Türk halkını içte karıştırma girişimlerinin daha da artması söz konusudur... Ne var ki; büyük Türk milleti, bu tür oyunları bozabilecek bir güçtedir... Gerek Türkiye’de, gerekse Kuzey Kıbrıs’ta, karşılıklı anlayış ve diyalogla, her türlü oyunu bozabilme şansımız vardır... Tüm sivil toplum örgütlerine düşen görev de, her türlü sorun karşısında önceliği diyaloğa vermektir... Bizleri içten yıkmak için bazı senaryoların hazırlığını yapanlara karşı uyanık olunmalıdır... Ve bu noktada, güvenlik güçlerimizin sorumlulukları bir o kadar daha fazla, bir o kadar daha ağırdır... Bunu bir kez daha vurgulamakta fayda vardır...
|