Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Her taraf toz duman
Refüje çarpıp takla attı
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Bariyerler durduramadı
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
AB, Talat ile temas kurmalı
Kıbrıs sorunu gelecek sonbahara kadar çözülmüş olacak
Anastasiadis taviz konusundaki sözlerine açıklık getirdi
Orucun zararı aşırı yemek
Hristofyas: Mülkiyet önemli mesele
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız
Talat: AB Kıbrıs meselesinde olumlu rol oynayamaz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

KUMARHANELERLE KUMAR OYNANAMAZ...

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Mayıs 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kumarhanelerdeki son durumla ilgili olarak topladığım notları derlerken, bir yandan da yerel bir televizyon kanalında "tam metin" olarak sunulan basın toplantısını izliyorum. Ülkemize görkemli turizm yatırımları gerçekleştirmekte olan Net Holding Yönetim Kurulu Başkanı Besim Tibuk konuşuyor ekranda. Ve saptadığı bir KKTC gerçeğine vurgu yapıyor: "Eğer kumarhaneleri olmasa tüm oteller iflas eder."

Tibuk'un vurgulamasını notlarımla karşılaştırıyorum. Casino İşletmecileri Birliği Başkanı Erdal Andız'ın bir gün önce bana söyledikleri arasında şunlar da var:

"Casino sektörünün KKTC hazinesine yıllık vergi katkısı 88 milyon dolar. Bet ofislerden alınan astronomik vergiler ise bunun dışında."

Sözlerinin devamında "Nasıl ki Las Vegaslılar kentlerindeki kumar sektöründen utanç duymuyorlar, Kıbrıslıların da öyle bir utancı yaşamaması gerekir" diyen Besim Tibuk'un "iflas" vurgulaması yetersiz bile kalıyor. Çünkü besbelli ortada ki, şu kumar turizmi olmasa sadece oteller ve turizm değil, bizim minyon devlet de iflas eder!...

Kumarhaneler olayına dair değerlendirmeler yaparken, Erdal Andız'ın hem bana ayrıntılarıyla açıkladığı ve hem de tam sayfa gazete ilanlarında kamu oyuna duyurduğu şu gerçekleri de göz önünde bulundurmak gerek:

"4 bin kişiye istihdam olanağı sağlayan kumarhaneler sektörünün getirdiği sinerjiyle turizmimizin yatak kapasitesi 10 yıl içinde bir misli artarak 16 bine yükseldi. Şu anda bu sektörü geliştirmek için yapılmakta olan yatırımların parasal boyutu 80 milyon dolara yaklaştı. Yılda 80 binin üzerindeki yolcu sayısıyla hava taşımacılığı ayakta tutuluyor. Kumar oynamak üzere ülkemize gelenlerin yıllık gecelemesi 240 bin... Yani nüfusumuzdan daha fazla... Kumarhane etkinliklerinin KKTC ekonomisine doğrudan ve dolaylı katkısı yılda yarım trilyon doların üstünde. Kumarhanelerde çalışan personel için kiralanan konutların sayısı binin üzerinde..."

* * *

KKTC'nin böylesine altın yumurtlayan bir başka tavuğu daha varsa, o da üniversiteler sektörüdür...

Ama şu işe bakın ki, son zamanlarda altın yumurtlayan bu tavukları katletmek için inanılmaz aymazlıklar sergileniyor KKTC'de... Önce DAÜ'de sonra da LAÜ'de tetiklenen siyasal ve ideolojik içerikli huzursuzluklar, YDÜ'yü hekimlerle karşı karşıya getiren ve mahkemelik eden olgular, üniversite sektörümüzde ciddi sarsıntılara yol açmakta...

Kumarhaneler sektörü ise uzun süredir yasasız. Bu sektörü yasaya kavuşturma çalışmaları tam bir yılan hikayesine dönüştü. "Son şekil" olduğu söylenen yasa tasarısı ise kumarhane işletmecileri tarafından asla benimsenmiyor... Sakıncalı hükümler ve kısıtlamalar içeren bu yasa tasarısının sektörün çanına ot tıkayacağına dair ciddi kaygılar var...

Casino İşletmecileri Birliği tarafından gazete tam sayfası şeklinde kamuoyuna yapılan duyurunun sonlarında devlete ödenen vergilerin "haraç" olarak tanımlanması bazı çevrelerde hoşnutsuzluk yarattı... Olumsuz yorumlara yol açtı...

Peki sormak gerek bu durumda: Yasası inatla geçirilmeyen ve keyfi biçimde işlemlere tabi tutulan bir sektörden ilkelere uymayan ve gittikçe yükseltilen vergiler tahsil edilirse, buna "haraç" demenin ne sakıncası olur?.. Siz bunu söyleyene değil, söyletenlere bakınız...

Üstelik herkesçe bilinen bir sırdır ki, bu haraç sadece devlete değil "katkı" maskesi altında kimi siyasal partilere ve hatta siyasetçilerle kamuoyu oluşturabileceği sanılan kişilere de ödenmektedir ... Kumarhanelerden ve hatta devletin bir diğer önemli gelir kaynağı gece kulüplerinden nemalananları burada açıklayacak olsam, yer yerinden oynar...

Kumarhanelere ve gece kulüplerine karşı bir yandan tutucu ahlakçılıklar taslanır, öte yandan da bu sektörlerden astronomik "haraçlar" alınır...

Gerçek ahlaksızlık bu ikiyüzlülükler değil mi?...

* * *

Tam sayfa gazete ilanıyla konunun tekrar ülkede konuşulur duruma gelmesi üzerine Erdal Andız'la sohbetteyim. "Sektör çok ciddi sorunlarla karşı karşıya. Ama ülkedeki skandallar zincirinde sıranın bize de gelmesini ve gündeme girmeyi bekliyoruz" diyor Andız.

Gelişigüzel büyümeye terk edilen bu sektörü kurumsallaştırıp dünya genelinde markalaştırmaktan başka bir düşünceleri olmadığını belirtiyor. "Dünyadaki diğer sektörleri de kendimize örnek alarak bu yasal kurumsallaştırmayı yapmazsak, devlet bir gün bu sektörü kucağında çökmüş olarak bulabilir" uyarısını yapmakta...

Böylesine büyük bir sektörün yasadan ve hukuktan yoksun biçimde yaşayabilmesinin olanaksız olduğunu 2 yıldan beridir ısrarla ilgililere söylemekte olduklarını, hukuk düzeninde ve AB normlarında bir sektör istemekten başka bir amaçları olmadığını anlatıyor bana Andız. Yasa tasarısının son şekliyle ilgili yorumlarını yaparken bir de paradoksa parmak basıyor. Kumarı bet ofislerle sokağa indiren ve Kıbrıslılara sınırsız kumar oynama şansını tanıyan hükümet, Casino'lar sözkonusu olduğunda Kıbrıslılar için yasaklar ve sınırlamalar getiriyor."Bettinglerle, köpek ve at yarışlarıyla, futbol maçlarıyla yapılanlar da kumar değil mi?" diye soruyor haklı olarak Andız...

Ona göre hükümet "yasakçı" bir tasarıyı Meclise sunmak üzeredir ve bu olgu kumarhaneler sektörünün tabutuna çivi çakmaktan başka bir şey değildir... Tasarının bu bölümünden anladığım şu: Kimi Kıbrıslılar seçilerek ve devlete yüksek üyelik ve giriş ücretleri ödeyerek kumarhanelere devam edebilecekler... Bunun dışında kumar oynarken yakalananlar, ki buna köy kahveleri bile dahildir, 1000 euro ceza, oynatanlar ise kişi başına 5000 euro ceza ödeyecekler... Andız "Bettinglerle kumarı kurumsallaştırıp yasallaştıran hükümet, casinolara getirdiği caydırıcı cezalarla bu sektörü öldürecek..." diyor.

* * *

Zaman ne kadar da hızlı değişimler getiriyor...

Bizim kuşağa okulda Kıbrıs'ın bir tarım ülkesi olduğu ve ülkesel gelirin tarımdan sağlandığı öğretilirdi... Zaman ve çoğrafyamızın değişen koşulları bu öğretiyi gündemden düşürdü... Güncel öğretiye, beldemizin bir turizm ve kumar ülkesi olduğu ilkesi hakim artık.

O nedenle kumar olgusuna bakış açımız ne olursa olsun, beğenelim ya da beğenmeyelim (ki ben asla beğenmeyenler arasındayım), artık bu vazgeçemeyeceğimiz olanağı kabullenmek ve gereklerini yerine getirmek durumundayız. Casinolar sektörünü çağdaş ve gerçekçi bir yasaya kavuşturmak bu gereklerin en öncelikli olanlarından biri...

Bu yazıda açıklanan gerçekler ve rakamlar da göstermektedir: Kumarhanelerle kumar oynanamaz!.. Oynamaya kalkışanlar, altın yumurtlayan tavuğu katletmiş ve ülkeye inanılmaz maddi zararlar vermiş olur... Acı gerçeğimiz bu!..

* * *

BAŞKENT LEFKOŞA PARKLARININ ELEKTRİKSİZLİĞE MAHKUM EDİLİŞİNİN 127'NCİ GÜNÜ... YEŞİLİNİ YİTİRMEKTE OLAN PARKLAR SUSUZ VE IŞIKSIZ... ÇOCUKLARIMIZIN EMANETİ OLAN YEŞİL ALANLAR, GÖZ GÖRE GÖRE ÖLDÜRÜLÜYOR... SORUMLULARI VE BUNA KAYITSIZLIK GÖSTEREN HERKESİ PROTESTO EDERİM...

   621 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Eylül 2008, Pazar   Okunması gereken "Kıbrıslı" bir kitap...
06 Eylül 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
05 Eylül 2008, Cuma   Trodos: Dünü ve bugünü...
04 Eylül 2008, Perşembe   Cumhurbaşkanımıza açık mektup...
03 Eylül 2008, Çarşamba   Dinamit gibi bir mektup...
02 Eylül 2008, Salı   Gizemli olayların çekiciliği...
01 Eylül 2008, Pazartesi   ÇOK AYIP!..
31 Ağustos 2008, Pazar   Arasta'dan geçmeyen, Lefkoşa'dan geçmiş sayılmaz...
30 Ağustos 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
29 Ağustos 2008, Cuma   OKUYUCUDAN: PİLE VE ACI GERÇEKLER...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Protokol imzalanırken...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital