Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
KRİZ
Bir rüya gerçekleşti
APOEL taraftarları yine çıldırdı
Bugün, 30 Ağustos Zafer Bayramı
Eliz'in sitemi
KIBRIS gazetesinden dev spor hizmeti
Bella'da tanıtım gecesi
Danimarka seferi iptal!
Ocak'ta Hamis ve Süleyman satılık!
49 yaşındaki Rum, üvey kızına 5 yıl cinsel tacizde bulundu
Rum basını, kiralık arabaların KKTC'ye kaçırıldığını iddia etti
Engelleri şarkılarla aştılar
Doğan yeni sezonu şölenle açıyor
Play-off maçları bugün başlıyor
Bold, zorlanmadan kazandı
Spor yazarları şampiyon

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

"KARA ADAMLAR"-"YEŞİL ADAMLAR"

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Haziran 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Pazartesi sabahı Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği konferans salonunda ülkemizin çevresel kaderine dair çok önemli bir panel vardı... Katılımcı sayısı az değildi... Türkiye üniversitelerinden gelen değerli çevreci bilim adamları da vardı orada...

   Başbakan Ferdi Sabit Soyer'le Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen, açılış konuşmalarını yapmak üzere oradaydılar... Gökmen, Başbakan'dan önce konuştu... Nisabı sağlamak üzere Meclis'e yetişmek zorunda olduklarını söyledi söz arasında... Orada uzun süre oturma niyetinden yoksun olduğunu belli etti ta baştan...

   Dahası çevre konusunda bir pot daha kırdı. Panelin organizasyonunda önemli rol oynayan bayan çevreciye kürsüden bakıp "Funda hanım bana çok geldi. Kendisiyle ilgilenmedim. Ama bakıyorum en sonunda bu paneli yapmayı başardı."

   Bu ülkenin Çevre Bakanı çevreciler ve çevre ile ilgilenmezse, başka ne ile ilgilenir?.. Bakanlık koltuğundaki nöbet değişimleriyle mi?...   

   Gökmen'den sonra söz alan Başbakan Soyer, kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasının hemen ardından da "Meclis nisabının Mustafa ile bana ihtiyacı var" dedi.

   Ve "Mustafa"sını da yanına alarak Meclis nisabını sağlamak için aceleyle oradan ayrıldı...

Arkalarından basıncılar da ayrıldı apar topar...

   Cumhuriyet Meclisi'nde çok önemli bir gündem olduğunu düşündü haliyle orada bulunan herkes...

   Oysa bir süre sonra panel salonuna ulaşan haber Meclis'in sadece 10 dakikalık sembolik bir toplantı yapıp dağıldığına ilişkindi...

   Acı bir tebessüm yayıldı çevrecilerin yüzüne...

   Bir tanesi "Devlet yetkililerimizin çevresel kaderimize verdiği değer budur. Tam bir çevre açmazına girmemizin en önemli nedeni bu..." dedi.

   Panelin sunumunu yapan genç çevreci, Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten ise kürsüden şu espriyi yaptı:

   "İşte kara adamlar yani politikacılar gitti... Biz yeşil adamlar, yani çevreciler yine baş başa kaldık..."

                             *    *    *

   Biyologlar Derneği, KEMA Vakfı, K.T. Tabipler Birliği, Orman Mühendisleri Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen panel "Çam Kese Böceğiyle Mücadele"  konuluydu...

   Ama en yetkili ağızlardan ülkemizi ölümcül biçimde sarmalına alan temel çevre sorunları da irdelendi o menhus böceğin yanı sıra...

   "Menhus" diyorum o yaratığa. Çünkü kuraklık, yangın, balta ve dozerlerin yanı sıra, hatta o faktörlerden de daha fazla, ormanların ve ağaçların düşmanıdır bu yok edilmesi çok zor böcek...

   "Dumansız yangın" olarak nitelendirilen ve ormanları kasıp kavuran çam kese böceği ile ilk biyolojik mücadele ülkemizde geçen yıl başlatıldı. Ondan önce "mekanik" denilen mücadele uygulanıyordu. İnsanlarımız taşlar ve sopalarla ağaçlara tırmanarak tümden yok edilmesi olanaksız olan çam kese böcekleriyle savaşırken, sağlıklarından da oluyorlardı. Yüz, göz ve hatta solunum yolu şişmeleri, kaşıntılar savaşa girenlerin ödediği bedeldi. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Tamer Öymen, solunum yolu şişkinliklerinin ölüme bile yol açtığının görüldüğünü belirerek,  çam kese böceğinin insan sağlığı için taşıdığı risklerin altını da çizdi.

   Öymen çok hızlı üreyip anormal şekilde popülasyonunu artıran bu menhus böcekle mücadelenin ne denli zor olduğunu örneklerken; "İstanbul adalarında Osmanlı yönetiminden beri yürütülen mücadele, ada koşullarına rağmen tam başarıya ulaştırılamadı" dedi.  

   Gün boyunca süren panelde, KKTC'de biyolojik yöntemlerle çam kese böceğine karşı en etkin biçimde nasıl savaşılacağı tartışılıp irdelenirken önemli ve acı gerçeğimizin altı da çizildi:

   "Yarı kurak bir ülke olan Kıbrıs, küresel ısınmadan en fazla etkilenecek coğrafyadadır. Ağaç ve orman yetiştirebilmek artık çok zor. Çölleşme tehlikesindeyiz. Bir ülkenin yüzde 30'unun ormanla kaplı olması gerekir. Bizde bu oran yüzde 10'un altındadır. Bu yüzde 10 da yangınların, dozerlerin, çam kese böceklerinin sarmalında..."

                             *    *    *

   Bu önemli panelin ev sahipliğini Tabipler Birliği salonunda üstlenen hekimlerimizdi. O hekimlerden ikisi,  çarpıcı konuşmalarıyla çevresel felaketlerimizin altını çizdiler. Tabipler Birliği Başkanı Turgay Akalın'ın çevre sorunlarımızı özetleyen konuşması ile Dr. Suphi Hüdaoğlu'nun "Pestisitlerin İnsan ve Çevre Sağlığı'na Etkisi" konulu sunumu büyük alkış topladı... Akalın öğle yemeğinde bana "Bakan Gökmen konuşmamı çok karamsar bulmuş"  dedi...

   Ben de ona "İyimser olabilmemiz için Sayın Bakan bize tek bir neden gösterebilir mi?" diye sordum...

   Konuşmasında çocukluğumuzun o güzelim doğal günlerini bir anımsamamızı isteyen Dr. Akalın, çok değil 50 yıl içinde tüm doğal güzelliklerin; yaz kış akan derelerin, durmaz çağıldayan pınarların, denizin masmaviliğinin, bağların, bahçelerin, hurmalıkların, ormanların, dağların yok edildiğini vurguladı. İnanılmaz boyuttaki çevre kirlenmelerinin başta kanser olmak üzere birçok hastalığın tetikleyicisi olduğunu belirten Dr. Akalın, halk sağlığının korunması adına, halen kullanılmakta olan tüm kimyasal ilaçların yerine biyolojik mücadele yöntemlerinin seçilip uygulanmasını önerdi...

   Dr. Suphi Hüdaoğlu ise, tarım bölgelerinde kalp hastalıklarının daha çok görülmesinin nedenlerini araştırırken tarımsal ilaçların yoğun ve kontrolsüz kullanımı gerçeğiyle yüzleştiklerini anlattı. Diğer birçok hastalıkların tetikleyicisinin de tümüne birden "pestisit" denilen zehirli ilaçlar olduğunun artık kesinleştiğini, buna karşın birbirimizi zehirlemeyi ısrarla sürdürdüğümüzü söyledi. SESSİZ BAHAR'ın yazarı Algor'un kitabında şu önemli sorgulamayı yaptığını belirtti Hüdaoğlu: "Biz Amerikalılar nasıl oluyor da kendi ülkemizde kullanılmasına izin vermediğimiz ilaçları 'başka ülkelerde kullanılabilir' izniyle üretebiliyoruz?" Genç doktor, birçok hastalıktan kurtulabilmek ve başarılı bir eko-turizme geçebilmek için ülkemizin bir organik ada haline getirilmesi gerektiğinin altını çizdi...

   Bu arada Dr. Akalın'dan öğrendiğimize göre, Dr. Suphi Hüdaoğlu, bir emsal oluşturabilmesi için, kimyasal ilaçları yanlış kullanan Alayköy Belediyesi'ne karşı dava açtı.

   O gün sadece 10 dakika süren Meclis toplantısı mı daha önemliydi, yoksa çevresel kaderimizin ameliyat masasına yatırıldığı o derinlikli  panel mi?..

   "Yeşil adamlar" çevrecilerin, "kara adamlar" olarak nitelediği politikacılar, keşke orada olabilselerdi. Çünkü karar mekanizmalarını oluşturanlar yeşil adamlar değil, kara adamlardır...

   Bu arada politikanın ünlülerinden Kutlay Erk dostumun o gün baştan sona orada bizimle birlikte olduğunu ve tartışmalara katıldığını belirtmeliyim...      

   339 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
29 Ağustos 2008, Cuma   OKUYUCUDAN: PİLE VE ACI GERÇEKLER...
28 Ağustos 2008, Perşembe   Konuşmayan şarkılar...(*)
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Bu köşe yeni değerlere açık...
26 Ağustos 2008, Salı   Bulutoğluları'na Ortaköy'den selam...
25 Ağustos 2008, Pazartesi   Pile provokasyonları...
24 Ağustos 2008, Pazar   MAVİ PATİKLİLER!.. (*)
23 Ağustos 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
22 Ağustos 2008, Cuma   ALTINCI KIBRIS TİYATRO FESTİVALİ...
21 Ağustos 2008, Perşembe   LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖYKÜSÜ...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1810 1.1893
1 STERLİN 2.1676 2.1837
1 EURO 1.7442 1.7564



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Protokol imzalanırken...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital