|
Soru: Kıbrıs Türk basını ne kadar özgürdür?
Yanıt: Kıbrıs Türkü ne kadar özgürse basını da o kadar özgürdür.
Soru: Kıbrıs Türkü ne kadar özgürdür?
Yanıt: Aynaya bakarsan görürsün.
Aynaya bakmak enteresan bir eylemdir aslında.
İnsanı hayal aleminde yaşamaktan alıkoyar.
"Ayna ayna güzel ayna söyle bana, bu dünyada benden daha özgür var mı?" diye sordun mu ayna hemen yanıt verir.
Kişi kendini kaslı, güçlü, kuvvetli zanneder ya, aynaya baktığında ne kadar tıfıl olduğunu görür.
Böylece "kusura bakma be annem, benden yansıyan görüntün budur" der ayna.
Artık her şey nafiledir.
Ne kadar da yırtınsanız "Kıbrıs'ta iki ayrı demokrasi vardır, bizim demokrasimiz gelişmiş ülkeler seviyesindedir" falan hepsi boş.
Aynalar yalan söylemez.
Bileğindeki prangayı görünce dehşete kapılırsın ama yok sayman fayda etmez.
Rahmetli Özker Özgür "konuşmayınca hamamın namusu kurtulur mu" diye sorardı.
Hamamda olup biteni konuşmayınca olmamış gibi sayıyor bazıları.
Ve bunlar da hala yetkili ve de etkili pozisyonlarda.
***
Geçenlerde öğrendim, benim de artık nur topu gibi bir Ergenekon'um varmış.
Daha doğrusu Ergenekon denilen teşkilat benim adımı da yazmış "hesabı görülecekler" listesine.
Hafızası güçlü okuyucular hatırlarlar, TC'nin eski cumhurbaşkanı için bir veda yazısı yazmıştım.
Vay yazmaz olsaydım, başıma gelmedik kalmadı.
Biz unuttuk yazılanları ama hırsla unutmayanlar mevcut.
Buralarda "misafir" olanlar her gün akıllarından çıkarmıyorlar galiba. Hem akıllarından çıkarmıyorlar hem de hatırlatıyorlar.
Sizlerle paylaşmadım ama Kerinçsiz takımından "milliyetçi" avukatlar Türkiye'de peşime düştüler.
301'den yargılanmam için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundular.
Adalet Bakanlığı "durun bakalım vatandaş olmayanları bu maddeden yargılayamayız" dedi ve kıyamet koptu.
Bu kez AK Parti'ye saldırmaya başladılar.
"Vay efendim canımız, ciğerimiz, cumhurbaşkanımıza hakaret edenleri AK Parti koruyor" diye ortalığı yıktılar.
Ben garip, Lefkoşa'da, ofisimde otururken milliyetçi televizyon kanalları atlarını nallayıp, peşime düşmezler mi?
Başladılar sıra ile aramaya:
"Sen cumhurbaşkanına nasıl küfredersin?"
"Etmedim."
"Ettin ettin, bu konuda ne söyleyeceksin?"
"Etmediğim bir şey hakkında ne söyleyebilirim ki?
"Hakkında niye dava açmıyorlar?
"Ne yapmıyorlar?????"
Öğrendik ki 301'den kellemiz isteniyor ama vatandaş olmamaktan yırtmışız.
Bir de Türkiye'de mahpushane damlarında tesbih çekip gün saymak vardı.
Ve yine öğrendik ki kendilerine Ergenekon denilen zevat bu işe çok hırslanmış adımızı listeye yazmış.
***
Dünya basın özgürlüğü gününü kutluyoruz.
Soruyorlar "Kıbrıs Türk basını ne kadar özgürdür" diye.
Yanıt veriyorum: "Bana ne sorarsınız aynaya baksanız o size söyler" diye.
Emir komuta çerçevesinde televizyonlardan programlar kaldırılıyor ve bunu yapanlar pat atıyorlar "başka emriniz var mı diye?"
Sömürge döneminden kalma yasalarla hala gazetecilere dava açılıyor.
Ve bunlar konuşulduğunda rahatsız oluyor bazı çevreler.
Ve daha çok dava açmaya hazırlanıyorlar gazetecilere.
Misafirler kendi açamadıkları davayı "bizimkilere" açtırmak için bulmuşlar işbirlikçilerini.
Neyse, bunları daha çok konuşacağız.
Bana soranlara "aynaya bakın" diyeceğim.
Yaşamını Kıbrıs Türküne ve Kıbrıs Türk medyasına adayan gerçek gazetecileri kutlayacağım.
Demokrasicilik oynama heveslilerine takılacağım:
Siz hala özgürleştiremediklerimizden misinizdir?...
|