Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
KRİZ
Bir rüya gerçekleşti
APOEL taraftarları yine çıldırdı
Bugün, 30 Ağustos Zafer Bayramı
Eliz'in sitemi
KIBRIS gazetesinden dev spor hizmeti
Bella'da tanıtım gecesi
Danimarka seferi iptal!
Ocak'ta Hamis ve Süleyman satılık!
49 yaşındaki Rum, üvey kızına 5 yıl cinsel tacizde bulundu
Rum basını, kiralık arabaların KKTC'ye kaçırıldığını iddia etti
Engelleri şarkılarla aştılar
Doğan yeni sezonu şölenle açıyor
Play-off maçları bugün başlıyor
Bold, zorlanmadan kazandı
Spor yazarları şampiyon

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

KAPALI BÖLGEDEYDİK...

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Mayıs 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Pazartesi öğlen Dimitris Hristofyas ile birlikteydik.

En son görüştüğümüzde meclis başkanıydı.

Sevgili Aysu Basri ve Hüseyin Ekmekçi ile birlikte gitmiştik mülakat yapmaya.

Kıbrıs ağır bir dönemden geçiyordu.

Annan planı reddedilmişti, ilişkiler kopma noktasına gelmişti ve geleceğe ilişkin ne olacağını kimse kestiremez durumdaydı.

Mülakat kısa sürmüştü.

Uzun bir zaman diliminde "ne olacağını" konuşmuştuk.

Tabi ki geçmişin hesaplaşmasını da yaparak.

Papadopulos ile bir yere varılmayacağı noktasındaki değerlendirmemize önceleri katılmak istememişti. Fakat sohbetin sonuna doğru kendi kuşkularını da bizimle paylaşmıştı.

"Öyleyse aday olmanız gerekir" demiştik.

Zor bir durumdaydı. AKEL üyelerinin önemli bir bölümü dahil Rum halkını peşinden sürükleyen Papadopulos'un en güçlü olduğu günlerdi.

Papadopulos'a rağmen aday olmak büyük bir riskti.

Ama o bu riski gördü. Papadopulos'a rağmen aday oldu ve kazandı.

Başkan seçildiği gece randevulaşmıştık buluşmak için.

Ben bu randevuya gitmemiştim.

Gitmememin iki nedeni vardı.

Birincisi kendimle ilgiliydi. Böylesi törenlerden ve kalabalık ortamlardan hep sıkılmışımdır.

Ortalık durulunca ve el ayak çekilince görüşmenin daha faydalı olduğuna inanmışımdır.

İkincisi Papadopulos'un seçimleri kaybetme hırsıyla Güney'deki şöven çevrelerin provakatif işler yapabileceğinden endişe etmiştim.

***

Yıllar sonra Rum başkanlık sarayına adım attık.

Foto muhabiri sevgili Özmen Yılancılar ile en son hangi yıl geldiğimizin hesabını tutmaya çalıştık, beceremedik.

Hafızamızdan silinecek denli eski bir zamanmış demek ki.

Bize eşlik eden mihmandar dostumuz veciz cümleyi söyleyiverdi: "Eskiden buraları Kıbrıslı Türklere kapalı bölgeydi."

Evet, Kıbrıslı Türklere kapılarını kapatan bir sarayda oturanla Kıbrıs sorununa çözüm bulmayı denedik inatla ve umutla.

Ama olmadı.

Şimdi o sarayın sakini değişti.

Yıllardır tanıdığım ve görüşlerini yakından bildiğim birisi geldi.

Peki Kıbrıs sorunu bu kez çözümlenecek mi?

***

Hristofiyas ile yaptığımız mülakatın tam metnini okuyabilirsiniz bugünkü gazetede.

Sorular ve yanıtlar aynen verildi.

Dolayısı ile ben araya girip yorum yapmak istemiyorum.

Yorumu okuyucuya bırakıyorum.

Kişisel gözlemlerime gelince:

Hristofyas'ı biraz zayıflamış buldum.

"Bu koltuk cayır cayır yanan bir ateşe benzer ve beni zayıflattı" şeklinde esprili bir karşılık verdi.

Biraz da agresif gördüm. Nedenini sormadım çünkü biliyordum.

Omuzlarında Kıbrıs sorunu gibi bir yük taşıyanın rahat olması düşünülemez.

Üstelik bu sorunu çözme niyetinde olan birisi.

"Ben çözüm için bu cayır cayır yanan koltuğa oturdum" dedi.

"Yoksa gidip evde torunlarımla hoş vakitler geçirebilirim" diye de ekledi.

Hristofyas'ın çözüm için bütün gücüyle çalışacağı noktasında ikna oldum.

Ama bu çabanın çözümü getirip getirmeyeceğini bilmiyorum.

Kıbrıs sorunu bir kişinin çabasıyla çözülmeyecek kadar büyük bir sorundur.

Bir kişinin çabasıyla da çözümsüzlüğe mahkum edilebilecek kadar da hassas.

Gördüğüm şudur ki, o koltukta şimdi çözümü arzulayan birisi oturuyor.

Bunun Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar için ne gibi bir sonuç yaratacağını ise bekleyip görmekten başka bir şansımız yok.

Bekleyip göreceğiz...

   655 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   BEKLEN(EN)MEYEN KRİZ
29 Ağustos 2008, Cuma   VAMIK HOCA'DAN YANIT (BİR BİLİM İNSANININ GÖZYAŞLARI)
28 Ağustos 2008, Perşembe   DOGMALAR VE KLİŞELER
27 Ağustos 2008, Çarşamba   DİN DERSLERİ VE REJİMİN NİTELİĞİ
26 Ağustos 2008, Salı   Bir durum ve bir görüş
24 Ağustos 2008, Pazar   Tatlı patates dünya rekoru kırdırır mı?
24 Ağustos 2008, Pazar   DELİKLİ PEYNİR Mİ? ORTAK AVLU MU?
23 Ağustos 2008, Cumartesi   PSİKOLOJİK BİR YAZI
22 Ağustos 2008, Cuma   KİM GALİP GELECEK?
21 Ağustos 2008, Perşembe   KAPIDAKİ TEHLİKE



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1810 1.1893
1 STERLİN 2.1676 2.1837
1 EURO 1.7442 1.7564



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Protokol imzalanırken...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital