|
İlk sitemi sabahın altısında duydum: "Böylesi durumda olan o kadar çok insan var ki, artık baş edemiyoruz..."
Öğleden sonra Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Sıdıka Özdoğan aradı.
Sitemden öteydi söyledikleri.
Onlarca vaka varmış bu durumda. Kısıtlı bütçe ve sınırlı imkânlarla medyatik olmadan yardım etmeye çalışıyorlarmış. Ama baş etmeleri mümkün değilmiş.
Sosyal Hizmetler Dairesi KKTC vatandaşı ya da değil bu durumdaki her vakaya müdahale etme durumunda.
O kadar çok yoğun bir akın var ki elbette baş edilmez bir durum var.
Gazetedeki haberden sonra Kıbrıs Türkünün "sosyal dayanışma ruhu" ayağa kalktı.
Çocuklar ve aile insan gibi yaşayacakları bir eve kavuştu. Yeni kıyafetlere ve karınlarını doyuracakları sıcak aşa.
Yardım yapanların hiçbirinin adını yayınlamıyoruz.
Çünkü yardım yapma o kadar istismar edildi ki.
Zaten yardım alanın bile bilmemesi değil mi en doğru olanı.
Ülkeye kontrolsüz girişler nedeniyle bu tür manzaralarla karşılaştığımızı söyleyenler yanlış söylemiyorlar.
Ama eksik söylüyorlar.
Gazetede fotoğrafı çıkan çocuklar KKTC vatandaşıdır.
Ve yardıma muhtaç o kadar çok vatandaş vardır ki.
***
Kendimize göre düzenlediğimiz hayatlarımızı yaşayıp gidiyoruz.
"Kıbrıs'ta fakir insan yoktur" söylemi dilimizde pelesenk oldu.
Fakat yaşam yalanlıyor bizi.
Görmediğimiz veya görmek istemediğimiz için başımızı çevirdiğimiz o kadar çok kırık hayat hikayeleri var ki.
Mesele sadece kaçak göçmenlerden ibaret değil.
Sosyal tabakalar arasındaki fark uçuruma dönüşüyor.
İşe muhtaç, aşa muhtaç o kadar çok insan var ki.
***
"İş gücüne ihtiyacımız var" boyutunu çoktan aştı olay.
Gemi bileti parasını denkleştirenin serbestçe giriş yaptığı bir ülkeye dönüştük.
Her gelen zaten kısıtlı pastadan bir pay daha koparıyor.
Yasal işçi çalıştıranlar yüksek giderler altında eziliyor.
Yasal olmayanlar etrafta dolaşıyor.
Bir baraka yeterli barınmak için.
Peki bunu önlemek gerekmiyor mu ta başından?
Ülkeyi sorma gir hanına çevirip de Kıbrıs Türkünün dokusuyla oynayanlara sormak gerekir.
Vatan-millet edebiyatı arkasına sığınıp da Kıbrıs Türküne en büyük kötülüğü yapanlara.
Ve onlara karşı yeterince direnemeyenlere...
|