|
Yaklaşık 2 yıl önceydi.
Amerika'nın önemli eyaletlerinden İndianapolis'teydik.
Çeşitli ülkelerden bir grup gazeteciydik ve Amerikalı yetkililer İndianapolis'e bağlı bir "özerk" bölgede incelemede bulunmamız için program yapmışlardı.
"Özerk" bölgenin özelliği şuydu: Eyalet merkezinden veya Washington'daki merkezi yönetimden hiçbir yardım almadan bölgenin tüm yönetimini gerçekleştiriyorlardı.
Seçilmiş bir meclisleri vardı.
Başyargıç, Başkomiser(şerif) Başsavcı ve bölge okullarının başmüdürü dahil bütün yönetim kademesi bölgede yaşayanların oylarıyla seçiliyordu.
Meclis, idari yönetimin sürdürülmesiyle yükümlüydü.
Yani okulların iyi ve kaliteli hizmet vermesi, adaletin doğru-dürüst çalışması çöplerin toplanması, temizliğin eksiksiz yapılması ve benzeri her şey.
Bölge meclisinin vergi toplama yetkisinin olduğunu söylediklerinde biz hep bir ağızdan "itiraz" etmiştik: "Ama burası bir devlet gibi."
Evet müstakil bir devlet gibi yönetilen fakat dış ilişkiler açısından Washington'a bağlı bir özerk bölgeydi incelediğimiz.
Bölgenin "Maliye Bakanı" pozisyonundaki para işlerinden sorumlu kişinin eczacı olduğunu, mesleğinden arta kalan zamanlarda muhasebeyle ilgilendiğini ve özerk bölgenin yıllık bütçesinin 3 milyar 500 milyon dolar civarında olduğunu işittiğimizde ise nerdeyse küçük dilimizi yutacaktık.
Neyse, böylesi bir yönetim yapısına sahip bölgenin lisesine konuk olduk. Öğrencilerle bir araya geldik.
Tanışma faslında hangi ülkelerden geldiğimizi söylediğimizde yüzlerindeki anlamsız ifadeden bu ülkeleri bilmediklerini anladık.
Sohbet bölümünde Kıbrıs'ın bilip bilmediklerini sordum. Tabi ki bilmiyorlardı.
Tıpkı yüz milyonlarca Amerikalının bilmediği gibi.
***
Aşağıdaki haber dün ajanslardan çıktı.
Önce haberi paylaşalım:
"ABD'de Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı Senatör Mr McCain, katıldığı bir radyo programında büyük bir gaf yaptı. Başkan seçilirse, İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero'yu Beyaz Saray'a davet edip etmeyeceği yönündeki sorudan ısrarla kaçan McCain, sonunda bir cevap verdi. Ancak verdiği cevap, Zapatero'yu Avrupalı değil, bir Latin Amerika ülkesinin lideri olarak düşündüğünü ortaya koydu. McCain, "Size bütün söyleyeceğim, civarımızda bize dost olan liderlerle işbirliği yapmak ve dost olmayanlara ise karşı durmak yönündeki açık sicilimdir" dedi.
Kamuoyu yoklamalarında McCain Demokrat Parti başkan adayı Barac Obama ile at başı yarışıyor.
Eğer bugün seçim olsaydı McCain yüzde elli gibi büyük bir olasılıkla Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olabilirdi.
2 yıl önce "özerk bölgede" yaşadığım deneyimden sonra dün McCain'in haberini okurken hiç şaşırmadım.
Dünya atlasını bilmeyen vatandaşların seçeceği ABD Başkanı da İspanya Başbakanı'nı Latin Amerikalı zennedecek düzeyde olur herhalde.
Ve o Amerika ki tarihin her döneminde kaderimize mihenk koyar.
Bizim gibi Kıbrıslılar olduktan sonra bunu hep yapacak...
|