Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Atina'nın sokaklarında Kıbrıs yok...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Mayıs 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs biliniyor... Kıbrıs sorunu pek fazla sorun olarak algılanmıyor... Bilinen Türkiye'nin 1974'te adaya yaptığı askeri müdahale... Kıbrıs Türk toplumundaki siyasi değişimden sokaktaki Yunanlının hiç haberi yok... Genelde Türkiye düşmanlığı gözlemlemedim... Konuştuğum Yunanlılar için Kıbrıslı Türkler ayrı bir varlık olarak bile algılanmıyor... Bunlar kısa gözlemimin ürünleri...

ATİNA- Yunanistan'ın başkenti Atina... Dört milyon dolayında nüfusuyla en büyük şehir.

Atina'nın bana göre en özgün yanlarından biri, başkenti olduğu ülkeden, Yunanistan'dan daha popüler olması.

Kent ne denli modernleşirse modernleşsin tarihi doku ön planda. Tarih ayakta durmak için özel güce sahip sanki... Tarihi eserler şehrin başında taç gibi duruyor...

***

Bir şehre ilk gidişin ayrı bir havası, ayrı bir heyecanı olur... O heyecan bir keşfedişin yansımasıdır...

Her gidişte eksik kalan keşfedişler yaşanır... Sonunda artık keşfedecek fazla bir şey kalmaz.

Peki o zaman o şehir çekiciliğini kayıp mı eder?

Heyecan bakımından kaybederken, heyecanın boşluğunu şehri tanımanın, bilmenin artıları alır.

Artık o şehir size yabancı değil.

Artık o şehri tek başınıza güvenle gezebilirsiniz.

Önceden gittiğiniz ve beğendiğiniz mekanlara yeniden gözü kapalı gitmek ayrı bir keyif verir insana....

İşte bu gidişimde Atina'da bunu hissettim.

***

Kozmopolit ve modern bir şehir Atina... İsmini savaş tanrıçası Athena'dan almış... Tarihin derinliklerinden bugüne, antik çağlarda da önemli bir ticaret ve kültür merkezi oldu.

Demokrasinin beşiği kabul edildi...

Olimpiyatlar Atina'da doğdu... 1896 ve 2004'te Yaz Olimpiyat Oyunları'na Atina ev sahipliği yaptı...

Atina'da yüksek olan tüm binaların tepesinde Yunan Bayrağı dikkat çeker. Türkiye'de son zamanlarda artış gösteren Türk Bayrağı yaygınlığına rağmen İstanbul ya da Ankara, ulusal bayrak kullanımında Atina'nın gerisinde.

Ancak hissettiklerimi seslendirirsem şunu çok açık olarak söyleyebilirim ki Atina'da Türk düşmanlığı hissetmiyor insan.

Türkçeyi "Aman biri duyar ve başıma bir şey gelir mi?" korkusuyla kullanmaktan çekinmem.

***

Sydagma Meydanı Atina'nın en ünlü meydanıdır.

Atina'nın her türlü eylem bakımından kalbi Sydagma meydanında atar.

Yaklaşık 160 yıl önce Yunan Kralı şimdi parlamento binası olan kraliyet sarayının balkonunda halka ilk Yunan Anayasası'nı okudu. O nedenle adı Anayasa Meydanı olarak kendiliğinden kabul gördü.

Sydagma Meydan'ından yansımayan hiç bir eylem var sayılmaz bir anlamda.

Askeri darbeler dahil, Yunanistan'ı etkileyen tüm siyasi ve toplumsal olaylar Syndagma Meydanı'ndan ateşlenmiştir.

Syndagma'da yaşanan olaylar şimdi tarih oldu.

Syndagma Meydanı'ndan şimdi en çok ilgiyi parlamentonun bahçesinde nöbet tutan efzunların nöbet değişimi törenleridir.

Atina'ya her gidişimde Syndagma Meydanı'nda şöyle bir durup Atina'yı düşünürüm.

Aslında düşündüğüm Atina'nın şahsında insanlığın demokrasi bağlamında geçirdiği aşamalardır.

***

Dün yazımı noktalarken işaret ettiğim gibi dünyanın neresinde olursak olalım, kendimizle birlikte Kıbrıs dünyamızı da oralara taşırız. Ve Kıbrıs'ın oralarda ne kadar bilindiği, bizim gündemimizin gittiğimiz yerlere nasıl yansıdığını merak ederiz.

Syndagma'ya açılan sokakların en ünlüsü Ermu.

Bizdeki Arasta'nın karşılığı. Ticaret ve haber tanrısı Ermis'ten geliyor ismi. Ermu, Ermis'e ait.

Atina'daki Ermu'de yürüyorum.

İstanbul'daki İstiklal Caddesi'nin çağrıştırıyor.

Dilenen insan pek yok. Sanatla, müzikle ekmek parasını çıkarmaya çalışanlar var.

Ermu'da simit satan da var... Ama en çok dikkatimi çeken parça parça hindistan cevizi satılması. Küçük arabalarda hindistan cevizlerinin parçası 1 EURO. Ve arabanın üzerindeki fiskiye sistemiyle hem hindistan cevizleri yıkanır hem de görsel zenginlik yaratılıyor.

Hindistan cevizi yerken Kıbrıs'la ilgili izlenim almak için sorular soruyor. Bir kez daha fark ettim ki Kıbrıs sorunu Atina sokaklarında yok. Bu gözlemim yeni değil... Ama zaman Kıbrıs'ı gündemin yukarılarına değil aşağılarına doğru iteklemiş.

Kıbrıs biliniyor... Kıbrıs sorunu pek fazla sorun olarak algılanmıyor... Bilinen Türkiye'nin 1974'te adaya yaptığı askeri müdahale... Kıbrıs Türk toplumundaki siyasi değişimden sokaktaki Yunanlının hiç haberi yok... Genelde Türkiye düşmanlığı gözlemlemedim... Konuştuğum Yunanlılar için Kıbrıslı Türkler ayrı bir varlık olarak bile algılanmıyor... Bunlar kısa gözlemimin ürünleri...

***

Akropolis'in eteklerinde Atina'nın en renkli alış veriş yerleri, kahvehane ve lokantalar var.

O bölgeden ibadete açık olmayan Atina'daki tek cami var.

Cami ibadete kapalı ama varlığı yakında içki satılan küçük bir dükkanın isminde var.

Atina, Avrupa'nın kendine özgü renkleriyle önemli bir başkenti... Atina, turizm amaçlı pazarlanması en kolay şehirlerden biri... Japon bir turiste sordum, "Neden Atina'dasın?" yanıtı aynen şu oldu: "Dünyayı gezmek görmek isteyen Atina'yı mutlaka ziyaret etmeli."

Günün sözü:

Gerçek uygarlık, eski esere benzer, zaman değerini artırır

   687 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Aralık 2008, Pazartesi   Derviş Eroğlu, ateşten gömlek giydi...
30 Kasım 2008, Pazar   Derviş Eroğlu'nun başkanlığını kutlarken...
29 Kasım 2008, Cumartesi   Kazanılmış haklara ne dokunur, ne dokundururuz...
28 Kasım 2008, Cuma   "Kurultay, Eroğlu'nu uğurlama töreni de olacak..."
27 Kasım 2008, Perşembe   "Kurultay sonrası yapacaklarımı düşünüyorum."
26 Kasım 2008, Çarşamba   Yağmur yağıyor, verin şemsiyeleri geri!!!
25 Kasım 2008, Salı   "Eroğlu, bu kez kaybedecek!!!"
24 Kasım 2008, Pazartesi   Talat, daha ne kadar oynadı ki?
23 Kasım 2008, Pazar   Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye sormuştu...
22 Kasım 2008, Cumartesi   Gençlerin duyarlılığı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136







© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital