Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
BİR YASTIKTA 50 YIL
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
Kara Kitap
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



Ben size kestirmeden söyleyim Bay Peter Millet...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Haziran 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs Cumhuriyeti, AB üyeliği dahil tüm uluslararası statüsüne rağmen 1960 Anayasal kimliğine sahip değildir. İngiltere, Kıbrıs Cumhuriyeti ile hiç bir sorunu olmayan bir ülkeyle memorandum imzalar gibi memorandum imzalayamaz. Kıbrıs Cumhuriyeti ile memorandum imzalarken çözümden yana bugünkü Kıbrıs Türk siyasi yapısnıı yok sayamaz. Sayarsa da duyulan rahatsızlığa saygı göstermek zorundadır

İngiliz Yüksek Komiseri Peter Millet, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın İngiltere ile Kıbrıs Cumhuriyeti'nin imzaladığı memoranduma tepkisini hem haksız hem da abartılı bulduğunu söyledi.

Haber sayfalarında geniş şekliyle bulacağınız haberin yazıma konu olan bölümüne bir göz atalım:

"... Bir soruya karşılık Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, Güney Kıbrıs ile İngiltere arasında imzalanan memoranduma koyduğu tepkinin haksız ve abartılı olduğunu iddia eden Millet, 21 Mart ve 23 Mayıs anlaşmaları ile memorandumun içeriğinde çelişen hiçbir şeyin bulunmadığını savundu.

Millet, " Kıbrıslı Türklerle yaptığım tüm temaslarımda bir rol üstlenmeye devam edeceğimiz konusunda onlara teminat vermeye çalışıyorum. Kendilerine iki taraftan birini desteklemediğimizi ve aynı hedefleri paylaştığımızı anlatıyorum. Sanırım başarılı bir sona ulaşabilmek için iki lider ve iki topluma yardımcı olmak için çalışabileceğimiz teminatını verme yönünde daha çok çalışma gerekiyor" dedi."

* * *

İngiltere, Kıbrıs sorununu en iyi bilen taraftır.

Dünden bugüne kendi çıkarlarına bağlı bir Kıbrıs politikası izlemiştir, izlemeye devam etmektedir.

Tam bu noktada bir konunun altını çizip yazıma devam edeceğim.

Kıbrıs Türk tarafı olarak bizim en büyük talihsizliğimiz Türkiye'nin doğru dürüst bir Kıbrıs politikası olmaması ve Kıbrıs Türk tarafının bu politikasızlığın kurbanı olmasıdır.

Senelerce Rauf Denktaş ve ekibinin bundan hiç şikayeti olmadı. Olmadı, çünkü Kıbrıs Türk Rum tarafının ortaklığı temelinde her türlü çözüm modeline karşıydılar.

Çok açık bir şekilde iddia ederim, Annan Planı döneminde iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı birleşik bir yeni Kıbrıs modelini Rauf Bey istediği gibi detaylandırarak yazıp o plan referandum sunulsaydı, Denktaş ekibi gene HAYIR deycekti.

Şimdi durum aynı değil. Rumlarla eşitlik temelinde, iki toplumlu, iki bölgeli çözüm isteyen bir siyasi kadro en önemli görev noktalarındadır.

Dün, Rauf Bey ev ekibi, Rum tarafına ayrıcalıklı davranılıp, Kıbrıs Türk tarafının dışlanmasından memnun bileydiler.

Bir protesto çatlatıp, yollarına devam ederlerdi.

* * *

Nasıl oturursak oturalım ama doğru konuşalım.

Son beş altı yıla kadar şu anda siyasi sorumluluk taşıyan CTP kadroları dahil Kıbrıs Türk muhalefeti, Kıbrıs sorununa verdikleri demeçler kadar taraftı.

Kıbrıs Türk tarafını devre dışı bırakan davranışları Rauf Denktaş'ın hatalı politikaların sonucu görüp ciddi tepkiye değer de bulunmadı.

Şimdi durum farklıdır.

Kıbrıs Türk tarafında çözüm için Rum tarafından kat kat fazla istek vardır.

Referandumda somutlaşan bu isteğin karşılıksızlığı insanımızı incitmektedir.

"Kıbrıs Cumhuriyeti uluslararası kimliğe sahiptir. Yetkililerine ona göre muamele yapmak zorundayız" yaklaşımını boynumuz bükük, söyleyecek çok sözümüz saklı kalarak sineye çekeriz..

Görüşmeler devam ederken Rum tarafına hiç bir şey yokmuş gibi davranmak, çözüm konusunda cılız olarak var olan motivasyonlarını daha da aşağılara çekmektedir.

Bu yazdıklarımın sessiz çoğunluk olarak nitelenebilen büyük kesimin görüşüyle örtüştüğü inancındayım.

* * *

Kıbrıs Türk tarafının çözümden ne istediği ya da ne anladığı çok kolay anlaşılırdır.

Kıbrıs Türk insanının % 65 EVET dediği Annan Planı'nın adından duyulan ürküntüye rağmen o planın özü, çözüm için ortaya konulan temel ilkelerle buluşmaktadır.

Bu nedenle Kıbrıs Türk tarafının batıdan ve özellikle Kıbrıs sorununu çok iyi bilen, geçmişten günümüze tarihi hataları da olan İngiltere'den daha hassas, daha dengeli siyasi tavır isteme, bekleme hakkı vardır.

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Rum seçilmişlerine protokolün tüm gerekleri uygulanırken bizim seçilmişlerimize, Kıbrıs Türk toplumunun temsilcileri statüsüyle hak ettikleri protokol uygulanmazsa hepimiz bundan rahatsızlık duyarız.

* * *

Kıbrıs Cumhuriyeti, AB üyeliği dahil tüm uluslararası statüsüne rağmen 1960 Anayasal kimliğine sahip değildir. İngiltere, Kıbrıs Cumhuriyeti ile hiç bir sorunu olmayan bir ülkeyle memorandum imzalar gibi memorandum imzalayamaz. Kıbrıs Cumhuriyeti ile memorandum imzalarken çözümden yana bugünkü Kıbrıs Türk siyasi yapısı yok sayamaz.

Memorandumun içeriğinde şu ya da bu yazılıdır. İçerikte ne yazıldığı memorandumun imzalanmasından çok sonra gelir.

Eğer İngiltere samimi ve çözüm sürecine katkı koyma arzusundaysa iki tarafa eşit duruşunu bu konu çerçevesinde de somutlaştırsın. Örneğin İngiltere Başbakanı Gordon Brown, Talat'ı Londra'ya davet etsin. Memorandumdan vazgeçtim, basının karşısına birlikte geçip Kıbrıs sorununun çözümüne bakış açılarını anlatsın.

... İngiltere Yüksek Komiseri Peter Millet, rahatsızlığın kaynağını bilmiyor mu? Bilmemesi olası mı. Benim kestirmeden söylediklerimi mutlaka biliyor ama ülkesinin siyasi çıkarları ne gerektirirse ona göre konuşuyor.

Günün sözü:

Zaman, gerçeğin izini silemez

   540 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı?
10 Ekim 2008, Cuma   Barışın elçileriyle yürümek...
09 Ekim 2008, Perşembe   Durumumuz çok vahim...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...
07 Ekim 2008, Salı   "Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun!!!"
06 Ekim 2008, Pazartesi   Kötü senaryolar kurmak istemem
05 Ekim 2008, Pazar   Mehmet Ali Talat'ı dikizledim...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Teknoloji içeri, emek dışarı...
03 Ekim 2008, Cuma   Dünyanın merkezi Dikilitaş değil...
02 Ekim 2008, Perşembe   Dün Strasbourg'ta bizim için tarihi bir gündü...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Farkı kalitesi...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital