Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Sigara artık yasak
Annesini dövdü, tutuklandı
Mecbure Esen kurtarılamadı
Banka soygunu soruşturması sürüyor
Cinayette son 4 gün
Şimdi de Avrupa sallanıyor
Büyük Av açılmadan, kaçak av başladı
Greeny sarmaşıkları Girne'de tanıtıldı
"Cezaeviyle ilgili iki önemli hususta anlaşma sağlandı"
Futbolda transfer dönemi sona erdi

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



Rauf Denktaş'tan mektup var...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rauf Denktaş: "Şimdi de "tek egemenliğe tek vatandaşlığa" razı olmakla ve Hristofyas'ın dediği gibi Sayın Talat, Hristofyas ile birlikte Türk işgaline karşı birlikte mücadele ediyorsa ve siz de bunu savunabilir hale geldiniz diye övünüyorsanız -bu gidişatı AKP desteklese de- benim diyeceğim fazla bir şey yoktur, ancak her halde gün gele milletin yüzüne bakamayacaksınız

 

 

  İZMİR- Önceki gün öğle saatlerinden beri İzmir'deyim. Ancak Kıbrıs'taki gelişmelerden bir dakika bile kopmadım.

  Kıbrıslı Türk işadamı Muhsin Emirsoy'un yatırım zincirine eklediği ve İzmir etkili kesimlerinde çok ciddi anlamda yankı bulan Konvoy Country Club'ın açılışına katıldım.

  Muhsin Emirsoy, Limasol'la... Kıbrıs'ta yakın çevresi dışında pek bilinmiyor. Ama İzmir'in önde gelen işadamlarından biri.

  Bugün size Muhsin Emirso'un yaptıklarının anlatacaktım.

  Ancak dünkü yazımın kendisine verdiği yanıt hakkı nedeniyle KKTC 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan mektup gelince doğal olarak yazımın konusu değişti.

  ***

  Görüşlere katılıp katılmama başka, insani değerlerle saygı duymak başka.

  Rauf Bey'e bugüne kadar saygıda kusur etmediğime inanırım. Allah uzun ömür versin, hayatta olduğu sürece de saygım eksilmeden devam edecek.

  Belli ki Rauf Denktaş'ı en yalın tanımlamayla kızdırdık.

  İşte dün gönderdiği mektup:

  " Sayın Hasan  HASTÜRER

  LEFKOŞA

  2 Temmuz tarihli "Kıbrıs" gazetesinde "Talat'ın dört buçuk saatlik sabrı..." başlığı altında yazdığınız yazıda "Mehmet Ali Talat, görüşme masasında Türk tarafı adına yerini alana kadar, görüşme süreçlerinde sıkıntılar yaşayan taraftık. Rauf Bey'in inatçı, Kıbrıs Türk tarafını uzlaşmaz konumda tutan durumu nedeniyle bizim tarafın politikalarını savunamıyorduk" diyorsunuz.

  Benim "inatçılığım" ve sizin savunamadığınız politika TBMM'de ve KKTC Meclisinde alınmış "Milli Kararlar"ı savunmaktan ibaretti. Kısacası eşit egemenliğimiz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin varlığı, topraklarımıza gelip yerleşebilecek yabancıların bir kotaya tabi tutulması, garantilerin devamı, dolayısı ile Kıbrıs'ın AB'ye üyeliğinin Kıbrıs meselesi halledildiğinde ayrıca karara bağlanması, noktalarında düğümlenmekteydi.

  Yapmağa hazır olduğumuz tüm tavizlere rağmen, bizi Kıbrıs'ta, işgal altında yaşayan bir azınlık olarak gören ve eli kanlı Rum idaresini "Meşru Hükümet" yapıp, Kıbrıs meselesinin yeni, dengeli, kalıcı bir ortaklıkla halledilmesini önlemiş olan (sizce de malum) odaklar bizi "uzlaşmaz kişi Mr. No" olarak ilan etmekle kendi çıkarlarına hizmet etmişlerdir. Annan Planı da bu maksatla hazırlanmıştı. Bu plana evet demek suretiyle elde ettiğimiz söylenen yüceliklere Hristofyas-İngiliz memorandumu ile kar yağmıştır. Şimdi de "tek egemenliğe tek vatandaşlığa" razı olmakla ve Hristofyas'ın dediği gibi Sayın Talat Hristofyas ile birlikte Türk işgaline karşı birlikte mücadele ediyorsa ve siz de bunu savunabilir hale geldiniz diye övünüyorsanız -bu gidişatı AKP desteklese de- benim diyeceğim fazla bir şey yoktur, ancak her halde gün gele milletin yüzüne bakamayacaksınız.

  Saygılarımla,

  Rauf R. DENKTAŞ"

  ***

  Genellikle bana iletilen mektupları sizlerle paylaşırken aynı gün kendi görüşlerimi ortaya koymam.

  Ancak bu kez çok uzun olmayan bir ekleme yapmak istiyorum.

  Şunu belirteyim öncelikle... Rauf Bey, "...Şimdi de "tek egemenliğe tek vatandaşlığa" razı olmakla ve Hristofyas'ın dediği gibi Sayın Talat Hristofyas ile birlikte Türk işgaline karşı birlikte mücadele ediyorsa ve siz de bunu savunabilir hale geldiniz diye övünüyorsanız -bu gidişatı AKP desteklese de- benim diyeceğim fazla bir şey yoktur, ancak her halde gün gele milletin yüzüne bakamayacaksınız"diyerek, benimle birlikte Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a da ciddi bir gönderme yaptı.

  Ancak benim Talat, adına görüş ortaya koymam olası değil. Kendisi gereksinim duyarsa açıklama yapar.

  Birkaç noktanın altını çizmek isterim...

  Bir... Bu satırların yazarı olarak anladığım ve de bildiğim, "tek egemenlik ve tek vatandaşlık" konusu Rum tarafının istediği gibi kabul edilmiyor. "Tek egemenlik ve tek vatandaşlık" tartışılmaz diye direten Rum tarafına tek egemenlik ve tek vatandaşlığın olası bir çözümde nasıl olacağı kapsamlı görüşmelerde anlatılacak.

  İki... Türk askerini adada Rumlar gibi işgal kuvveti olarak gören Kıbrıslı Türk bence de ya hiç yoktur ya da sınırlı sayıda bu düşünce sahibi olabilir. Talat'ın Türk askerini işgal gücü olarak niteleyip, Hristofyas'la birlikte mücadele etmeyi konuştuğunu gökten Allah inse bile kimse bana inandıramaz.

  Sadece Türk askeri değil adadaki Yunan askerleri de kalıcı anlaşma sağlanması halinde tıpkı Annan Planı'nda yazıldığı gibi kademeli azaltılacaktır... Müzkarelerde de çok büyük olasılıkla bu konuya şöyle bir dokunulmuştur.

  Üç... Kıbrıs Türk toplumunda AKP veya başka desteklerle siyaset yapmak, KKTC dahil, toplumsal tüm değerlere ciddi saygısızlıktır. Türkiye, Kıbrıs Türkü için mevcut koşullarda özel öneme sahiptir. Bu öneme paralel eşgüdüm içinde olunması gerekir. Ancak bu eşgüdüm hiç bir koşul altında, Kıbrıs Türk insanının demokratik iradesini gölge altında bırakmamalıdır.

  Dört... Kıbrıs Türk halkına öncelikli değer verilerek ortaya konulan hiçbir duruş, kimseyi, "Milletin yüzüne bakamayacak" hale getirmez.

  Bu yazdıklarım yeni görüşlerim değil. Ancak bir kez daha özetlemek istedim.

 

  Günün sözü:

 

  Katılınmasa da her görüşün bir değeri vardır

   658 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ekim 2008, Salı   "Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun!!!"
06 Ekim 2008, Pazartesi   Kötü senaryolar kurmak istemem
05 Ekim 2008, Pazar   Mehmet Ali Talat'ı dikizledim...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Teknoloji içeri, emek dışarı...
03 Ekim 2008, Cuma   Dünyanın merkezi Dikilitaş değil...
02 Ekim 2008, Perşembe   Dün Strasbourg'ta bizim için tarihi bir gündü...
01 Ekim 2008, Çarşamba   Talat'ın işi gerçekten zor...
30 Eylül 2008, Salı   Hısardaki basamaklar...
29 Eylül 2008, Pazartesi   Bu ülkenin kaderini değiştirecek insanlarımız var...
28 Eylül 2008, Pazar   Canavar insanoğlunun içinde "Sevgi" gizli bir yerde durur



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Sonun başına geldik





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital