|
Avantadan para kazanmayan bir işadamı olarak Kali'yi dinledim. Söylediklerine hak verdim mi? Evet, verdim. Özellikle küçük esnaf grubuna giren iş adamlarının ezici çoğunluğu bu durumdadır. Hükümet edenler omuz silkip "Napabiliriz" diyemez. Hükümet etmek çare bulmaktır... Durum vahimden de ötedir...
Sevgen Kali'yi uzun yıllardır tanırım.
Luricinalıdır...
1974 sonrası Akdoğan'a yerleşti.
Akıncılar futbol takımı başkanıyken takımın arka arkaya elde ettiği başarılarda en büyük pay sahibiydi ve o başarılarla adını duyurmuştu.
Sonra fast food türüyle yiyecek kulvarına girdi. Fena da gitmediğini duyuyor ya da sanıyordum.
Hafta başı aradı... Görüşmek istiyordu... Dün öğle saatlarında görüşmek için anlaştık... İşinin yoğun anında gittim. O saati biraz da bilerek seçtim... O yoğun saatte işlerinin ne olduğunu da görmek istiyordum...
Çıplak gözle gördüm... İşler iyi değil...
Kali, dürüst bir şekilde, "Bizim işler için en kötü mevsim temmuz-ağustostur" deyip ekledi: "Ama doğruyu söyleyim işler iyi görünürken de iyi değil aslında."
Camda yapışılı, "DEVLET AĞZIMIZA ZEYTİN ÇEKİRDEĞİ, ALTIMIZA YAĞ KOVASI KOYDU. DOLDUR DİYOR. ÇOOOK BEKLERSİNİZ" yazısını ve altındaki, "SATILIK DÜKKAN" yazılarını gösterdim.
"Vaziyet çok açık Hasan Gardaş" deyip ekledi: "Başka memlekette genel ekonomik krizden etkilenenler devlet eliyle kurtarılır biz da ise devlet eliyle batırılıyoruz."
Niye?, diye tek kelimelik sormak için ağzımı açmadan devam etti: " Lefkoşa, Mağusa ve Akdoğan'da üç iş yerim vardı. Vardı diyorum çünkü en önemli kabul ettiğim Mağusa'daki işyerini gözden çıkarma noktasına getirildim. İşler kötü işçi azaltıp ayakta kalalım dedik bu defa devlete ödenen elektrik faturaları o tasarrufu alıp fazlasıyla götürdü."
"Sorun bu mu?" diye sordum... "Haklısın keşke tek derdimiz elektrik olsa. İşler kötü gidince sosyal sigorta, ihtiyat sandığı yatırımlarımız doğal olarak aksadı. Çalışıp borçlarımızı ödememiz için yardımcı olunacağına bu defa borcumuz var diye işçi getirme izni verilmiyor, borcumuz var diye bira satma iznimizi bile yenileyemiyoruz. Devlet sorumluluklarını eksiksiz yerine getiriyor mu? Biz bağışlayın da demedik. Boğazımızı sıkmayın, bırakın işleyelim diyoruz. Ama adamlar zeytin çekirdeğinde yağ çıkarmamızı bekliyor. Bu resmen cinayettir. Devlet özel sektörü yok etmek için ne gerekirse yapıyor."
Kali'nin en son söyledikleri önemli: "Annan Planı'na HAYIR deyenlerdenim. Şimdi anlaşmayı en çok isteyenlerden biriyim. Referandum olsun en önde ben EVET diyeceğim. EVET diyeceğim ki bunlardan kurtulalım."
* * *
Avantadan para kazanmayan bir işadamı olarak Kali'yi dinledim. Söylediklerine hak verdim mi? Evet, verdim. Özellikle küçük esnaf grubuna giren iş adamlarının ezici çoğunluğu bu durumdadır. Hükümet edenler omuz silkip "Napabiliriz" diyemez. Hükümet etmek çare bulmaktır... Durum vahimden de ötedir...
.. Ey yetkililer gidin bu insanların dertlerini dinleyip çare üretin....
Günün sözü:
Dert üstüne dert eklenerek çare bulunmaz
|