Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Bir şehit kızını dinlerken...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Ağustos 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Babamı çocuk denecek yaşta kaybettim. Babasız büyümenin ne demek olduğunu ben ve benim gibiler çok iyi bilir. Ama babam şehit olduktan sonra toplumun sahipliğinde bir kimlik kazandı. Bu bilinçle gelişmeleri soğukkanlı bir şekilde izledik bu güne kadar. Ama babamın anısına saygısızlık olan davranış karşısında bazılarının suskunluğu bizi derinden yaraladı

 

 

 "... Köydeki yerleşim sebebiyle birçok sokakta birden fazla şehit ailesi oturduğundan, birçok şehit ismi kendi ailesinin oturduğu sokağa verilmemiş olmasına rağmen, her şehidin ismi illa ki bir sokağa verilmiştir. Bunda amaç hatıraları canlı tutmak olması gerekirken, şehitler için bir mertebeymiş gibi 'benim şehidimin adı caddeye layıktır, seninkinin değildir' gibi kişisel bir tartışmaya girmenin ne bizlere ne de şehitlerimize bir faydası olduğuna inanmaktayım.

 Ne yazık ki, sizlere de haksızlığa uğradığını iddia edip birkaç kez yazılarınıza konu olan aile, olayı bu denli basitleştirip, şehitler üzerinde siyaset yapmaya kadar olayları tırmandırmış, kendilerince haksızlığa uğramalarını siyasi görüşlerine bağlayabilmişlerdir. Kendi şehitlerine haksızlık ve saygısızlık yapıldığını iddia etmektedirler. Halbuki kendi şehitlerinin ismi evlerine en yakın sokağa verilmiştir. Ama tesadüfen ana cadde üzerinde oturmaları ve aynı caddeye babamın isminin verilmesi ne onların şehidini ne de ismi köyün dışında kalmış toprak sokaklara ismi verilen şehitleri ikinci sınıf şehit yapmaz. Nitekim isim verme çalışmalarına katılan muhtar ve azaların babalarının da isimleri köyün dışında köşe bucak, yolu toprak yol olan sokaklara verilmiştir. Şimdi bu şehitler ikinci sınıf şehit mi?

 ... İnada ve gösteriye dayalı eylemler her 15 Ağustos Şehitleri Anma Törenini bir gösteriye, bayrağa dolanma yarışına ve tabela savaşlarına çevirmişlerdir. Bu tutumları tüm şehit aileleri yanında şehitlerimizi anmaya gelen tüm devlet ve hükümet yetkililerini de rahatsız edecek duruma getirmiştir. Küfre ve rahatsızlığa varan eylemler bu aile tarafından sergilenmektedir. Adeta tek dertleri babamın isminin o tabeladan inmesiymiş gibi davranmaktadırlar. Bu durum hem bizler hem de diğer şehit aileleri tarafından üzüntü ile karşılanmaktadır. Bu gün filanca köydeki küçük bir çocuk parkına bile koskoca Atatürk'ün isminin verilmesi sadece bir hatırayı canlı tutmak ve saygının ifadesiyken, 'Benim şehidimin adı sokağa, seninkinin adı caddeye, filancanın şehidinin adı çıkmaz sokağa, diğerinin asfaltsız sokağa verildiği' gibi tartışmalar şehitlik gibi kutsal bir kavramla örtüşmemektedir."

 ***

 Okuduğunuz satırlar Taşkent (Dohni) katliamında yaşamını yitiren Şehit Hüseyin Kafadar'ın kızının bana ilettiği yazıdan alıntı.

 Hafta içinde benle görüşmek istedi. Eşiyle birlikte geldiler ve görüştük.

 Bu Pazar günü sizleri bu konuyla buluşturmadan önce çok düşündüm. Ama sonuçta büyük çoğunluğunuz evde otururken bu satırları okuyup düşünmenizi, değerlendirmenizi istedim.

 Daha önce bu köşede evlerinin bulunduğu caddeye eşi Şehit Mehmet Kaşif'in isminin verilmesine tepki gösteren Zerrin Mehmet'in görüşlerine yer verdim.

 Yazdıklarımın tümünü anımsıyorum.

 Yıllardır Zerrin Mehmet sesini eylemlerle birlikte duyurdu.

 Onun dışına kimse sesini çıkarmadı.

 Aslında en büyük korkum şehit ailelerinin bu oldukça basit konu nedeniyle karşı karşıya gelmesiydi.

 Yetkililer çare üretemedi. Köyün ortasında cadde kabul edilen yolun bir bölümünü Mehmet Kaşif ismi verilemez miydi?

 Hade bu yapılamadı, zamanında alınan kararın arkasında da kararlı ve net duruş özellikle bazı siyasiler tarafından sergilenmedi.

 Bazısı "bakarız" dedi, bazıları da, "bu seçimler geçsin hallederiz."

 Sonunda Zerrin Mehmet, çocuklarıyla birlikte Şehit Hüseyin Kafadar ismi yazılı tabelayı indirip, eşi Şehit Mehmet Kaşif'in ismini çaktı.

 Yetkililer aciz kalınca olacağı buydu.

 ***

 Bir sokak isminin şehit ailelerini karşı karşıya getirmesinden rahatsızım. O haklı, bu haklı demek de istemem. Ancak şehit kızı Işılay Orel'in yaklaşımlarında polemikten kaçınan bir olgunluk bulduğumu ifade etmek isterim.

 Işılay Orel'in şehitlerle ilgili şu yaklaşımında da çok anlamlı bir derinlik var: " Şavaşlar olmasın kimse yaşamını zamansız yitirmesin, Ama şehitlik mertebesine erişen insanlar ailelerinden öte toplumun ortak değeri olur. Babamı çocuk denecek yaşta kaybettim. Babasız büyümenin ne demek olduğunu ben ve benim gibiler çok iyi bilir. Ama babam şehit olduktan sonra toplumun sahipliğinde bir kimlik kazandı. Bu bilinçle gelişmeleri soğukkanlı bir şekilde izledik bu güne kadar. Ama babamın anısına saygısızlık olan davranış karşısında bazılarının suskunluğu bizi derinden yaraladı."

 ***

 Objektif bir yaklaşımla görüşleri sizlere taşıdım. Bir kez daha yineliyorum, SOKAK İSİMLENDİRMESİNDE BİLE SORUN YAŞANMASINI ENGELLEYEMEMEK ÇARESİZLİKTİR.

 

 Günün sözü:

 

 Çare üretemeyen yönetici olamaz

 

   598 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Aralık 2008, Pazartesi   Derviş Eroğlu, ateşten gömlek giydi...
30 Kasım 2008, Pazar   Derviş Eroğlu'nun başkanlığını kutlarken...
29 Kasım 2008, Cumartesi   Kazanılmış haklara ne dokunur, ne dokundururuz...
28 Kasım 2008, Cuma   "Kurultay, Eroğlu'nu uğurlama töreni de olacak..."
27 Kasım 2008, Perşembe   "Kurultay sonrası yapacaklarımı düşünüyorum."
26 Kasım 2008, Çarşamba   Yağmur yağıyor, verin şemsiyeleri geri!!!
25 Kasım 2008, Salı   "Eroğlu, bu kez kaybedecek!!!"
24 Kasım 2008, Pazartesi   Talat, daha ne kadar oynadı ki?
23 Kasım 2008, Pazar   Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye sormuştu...
22 Kasım 2008, Cumartesi   Gençlerin duyarlılığı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136







© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital