Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Skandalda ikinci perde
Önce araca sonra demir kapıya vurdu
İki çocuğuyla sokağa atıldı
Ayri, Girne'de başka kızları da telefonla arayıp rahatsız etti
Avcılardan ağaç katliamı
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı
Tam uyum

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [16]
Avcılardan ağaç katliamı [2]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [33]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



Dört yıl önce, "Marksist Metropolit Neofitos'u dinlerken..."

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Eylül 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Eğer Kıbrıs'ta din adamlarının oynayacağı bir rol varsa bu, yurdumuzda yaşayan bütün toplumların barış içinde, bir arada yaşamasına hizmet etmektir. Piskoposların, papazların, imamların rolü şairin dediği gibi, "Tüm gönüllerde, tüm dudaklarda aynı ağırlığı olan o sözleri bulmamıza" yardımcı olmalıdırlar."

Eğer Pirgolu Rumların, Yeşilırmak kapısından geçerek Güzelyurt'a ulaşmasında sorun yaşanmasaydı, bu gün Ay Mamas'ta ayin olacaktı.

Olmadı, olamadı... İzin verilmemesine yönelik görüşlerimi hem yazdım hem da seslendirdim... Bu gün sizlerle 1 Eylül 2004'te gerçekleşen Ay Mamas ayininin ardından 2 Eylül'de yazdığım, "Marksist Metropolit Neofitos'u dinlerken..." başlıklı yazımı en içten barış duygularımla paylaşacağım... İşte o yazım:

* * *

" Güzelyurt'a korkarak, endişeli olarak gittik, Lefkoşa'ya mutlu olarak döndüm.

Dün (1 Eylül 2004) öğleden sonra 17.30 gibi hem Ayos Mamas'taki ayini hem de 1 Eylül Dünya Barış Günü Mitingi'ni izlemeye giderken "Aman bir şey olmasın" korkusunu, endişesini taşıyordum.

Polisin ciddi anlamda önlem aldığını görünce rahatladım. Unutmadan, dün polisin iyi görev yaptığını söyleyip kutlamak isterim. Demek ki istenirse oluyormuş.

Ayos Mamas Kilisesi'ne girdiğim zaman anımsadım ki, 1974'ten bugüne o tarihi kiliseye ilk kez dün gitmişim.

Kilisenin beton zeminli avlusuna girdiğimde önce yerdeki mersin dalları dikkatimi çekti.

Keti Klerides eşiyle ordaydı. Ayaküstü kısa bir sohbet ettik. Keti Klerides, Kıbrıs'ın kuzey ve güneyinde, yanlış siyasal etkileşime kapalı doğru siyaset izleyen belki de ilk sıradaki siyasi kişidir. Ayos Mamas ayini için orada bulunurken esas desteği barış ve yeniden yakınlaşmaydı.

.

* * *

İbadet yapan o insanları izlerken cansız binayı ve ikonları da tek tek süzdüm.

Gecenin karanlığında kiliseyi bombalayıp yakmak isteyenleri düşündüm. Bunu yapanların çağdaş bir düşünceye sahip olmaları mümkün değildi.

Orası bir kilise. Öncelikle Hıristiyanların ibadet yeri. Gelip ayin yaptılar ne oldu? Giderken olduğu gibi dönüşün de baktım. Güzelyurt yerli yerindeydi.

Ayinin sonunda Omorfo Metropoliti Neofitos vaaz verdi. Yani konuşma yaptı.

* * *

Elimde güç olsa Neofitos'un dünkü konuşmasını Kıbrıs'ın kuzeyinde ve güneyinde her eve kendi dilinde ulaştırırdım. Hatta okullardaki ders kitaplarına okuma parçası olarak koyarım. İki topluma seslenen nefis bir konuşma metni. Sadece dini kültürü bu konuşmaya yetmezdi. Marksizmi de çok iyi bildiğinden hiç kuşkum yok.

Din ile Marksizmi iyi harmanlayarak yaptı konuşmasını.

Naofitos'un gençlik yıllarında AKEL'in gençlik örgütü EDON'un üyesi olduğunu da bu arada bilgi notu olarak buraya düşeyim.

* * *

İşte Neofidos'un konuşmasından bazı kesitler:

"Bu ayini yapmakla yeni bir iletişim kapısı açılmaktadır. Tanrı'yla bu iletişim kapısı sayesinde azizlerin azizi, tüm insanlığı himaye etmek amacıyla rahmet deryasını herkesi kapsayacak şekilde döker. Evet, tüm insanlığı, yalnız burada olanlar değil, olmayanlar da, sadece Hıristiyanlar değil, Müslümanlar da ve yalnız müminleri değil, herhangi bir dine ait olmak istemeyenleri de, Ayios Mamas'ın enliğinde herkese yer vardır.

Gerçekten, her iki taraftan da sıradan insanların anlattıkların anlattığı acı hikayeleri dinleyen birinin gözyaşı dökmemesi mümkün değildir. Bu insanların bazıları 1964 diğerleri 1974 yılında göçmen oldukları için acı çekiyorlar.

Bazılarının bize söylemeye çalıştığı gibi, ötekinin yüzü bize yabancı değildir ve bunu fark ettiğimiz an, beraberlik için duyduğumuz özlem iyice güçlenmektedir. Ve şunu da anladık ki Kıbrıs halkı, biz Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler, aynı kaderi paylaşıyoruz. Bizi birbirimizden ayıran hiç bir şey yoktur. Farklı etnik kimlik ve farklı din, birlikte yaşamamıza engel değildir. Tam tersine, farklılık, günümüz Avrupa'sında olumlu karşılanarak benimseniyor. Farklılıktan korkmamalıyız.

Her iki toplumun sıradan insanları, sessiz sedasız tarih yazmaktadırlar. Yavaş yavaş ve adım adım, duygulandırıcı buluşmalar, gürültüsüz bir şekilde giderek derinleşmektedir. Bu da "son fırsatlar" diye bir şeyin olmadığını göstermektedir. Çünkü, fırsatlar insanlar isteyince oluşturuluyor.

Eğer Kıbrıs'ta din adamlarının oynayacağı bir rol varsa bu, yurdumuzda yaşayan bütün toplumların barış içinde, bir arada yaşamasına hizmet etmektir. Piskoposların, papazların, imamların rolü şairin dediği gibi, "tüm gönüllerde, tüm dudaklarda aynı ağırlığı olan o sözleri bulmamıza" yardımcı olmalıdırlar. Açıkçası, sözcüklerin özgül ağırlığını bulmamız gerekiyor. Çünkü, maalesef henüz sözcükler, herkesin yüreği ile dilinde aynı ağırlığı taşımıyor."

* * *

Ayin sırasında Güzelyurt Fatih Camii'nde şehitler için mevlit okutuldu. Katılım çok azdı. Katılımın azlığı Kıbrıs Türk halkının şehitlerine saygısızlığı değildir. Kıbrıs Türk halkı şehitlerine saygılıdır. Ama şehitleri istismar edenlere saygısı haklı olarak yoktur. Dün şehitlerin kanı üzerine çıkar hesabı yapanlara halk bir kez daha gerekli yanıtı verdi.

* * *

Dün akşam Güzelyurt İnönü Meydanı'nda 1 Eylül Dünya Barış Günü Mitingi vardı. Katılım iyiydi. Düzeyli disiplinli bir mitingdi. Başkalarının etkinlikleriyle kıyaslamak istemek. Kıyas benzerler, eşit özellik taşıyanlar arasında olur.

Rum konuşmacıların varlığı mitingi amacıyla örtüştü.

Düzenleyenleri kutlarım. (2 Eylül 2004 - KIBRIS)

Günün sözü:

Ortak gelecek, ortak mücadeleyle inşa edilir

   566 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Kasım 2008, Cuma   Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gardaş!
20 Kasım 2008, Perşembe   Dünya devleti ve temsilcileri...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.
18 Kasım 2008, Salı   Kıran kırana kırgınlık ve felaketin ayak sesleri...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Demokrasi kültürü ve yerel yönetim...
16 Kasım 2008, Pazar   Tarihle bugünün buluştuğu noktada yerel yönetim konuşulurken...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra...
14 Kasım 2008, Cuma   Güzelyurt'ta gördüklerim ve Cemil Çiçek'in ziyareti...
13 Kasım 2008, Perşembe   "AB ve serbest rekabet koşullarına alışmamız gerekiyor" denmişti...
12 Kasım 2008, Çarşamba   Yaşama ağlayarak merhaba...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6944 1.7064
1 STERLİN 2.5170 2.5358
1 EURO 2.1221 2.1370







© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital