Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Hısardaki basamaklar...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Eylül 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugün sahip olduklarımız o yıllara göre çok fazla. Sıkıntılara rağmen dünle kıyaslandığı zaman maddi anlamda zenginiz. Zengin olmaya zenginiz da o eski günlerin, çocukluk günlerimizin tadı damağımızda. Hayatı yeniledik da mutluluğa giden yollarımızı yenileyemedik

 

 

  Zaman tünelinde yolculuk yapmayı sevmeyen yok sanırım.

  Bayramlar bu bağlamda ciddi bir yolculuk fırsatıdır.

  Bir şarkı var, "Bayram gelmiş neyime, aman aman garibem"... Şarkı bayrama istediği kadar hüzün pompalasın bayram duygumu erozyona uğratmadan koruma çabam sürer.

  Her bayram ailede ziyaret ettiğimiz büyüklerin sayısı azalır. Ziyaret ettiğimiz kapılar azalırken mezarlıkta ziyaret ettiklerimiz çoğalır.

  1974'te babacığımı, 1984'te de anacığımı yitirdik. İkisinin de ölüm yaşı altmış sekizdi. Yaşamış olsalardı ulaşacakları seksenli yaşlara kadar "Keşke" diyerek anacığım ve babacığımın da görmesini istediğim mutluluk tabloları hep oldu.

  Anıları bizlerle yaşıyor ama ölümlerini artık daha kolay kabulleniyorum.

  Bugün bayram, hüzün çağrıştıran yaklaşımları buraya almak istemem ama aklımdan geçenleri de yazmak istiyorum.

  Bir söz var, "Allah sırayı bozmasın"... Ölümü insan kimseye yakıştırmaz... Ancak gencecik evlatlarımızı yitirmeyi kabul etmek çok ama çok zor. Onların acıları daha yaşlı büyüklerimizin ölümlerini kabullenmemize de neden oluyor galiba.

  *           *          *

  Sizler bu satırları okurken ben Strasbourg için ya yolda ya da varmış olacağım.

  Avrupa Konseyi'nden arayıp daveti ilettikleri zaman bayrama denk gelmesi nedeniyle gidip gitmemeyi düşündüm. Sonunda gitmeye karar verdim.

  İkilemden sonra gitmeye karar verme nedenim, Kıbrıs sorununa yönelik toplumda ilgi erozyonunun beni de sarmalına almasına karşı direnmek.

  Hem görüşülecek Kıbrıs raporu var hem de Talat ile Hristofyas'ın konuşmaları.

  Strasbourg yolculuğuma rağmen köşem bayramlık olsun istedim.

  Yazmak için konular birikti.

  Geniş kesimlerin canına tak dedirten sorunlar var gündemimde. Ama bayram ve Strasbourg seyahatini sonuna kadar ertelemeye karar verdim.

  *           *         *

  Dün öğleden sonra yağmur yağarken şöyle bir Lefkoşa turu yaptım.

  Çocukluğumun geçtiği K. Kaymaklı'nın merkezi belirli geçiş saatleri dışında sivil geçişlere kapalı.

  Gene da sık sık ulaşabileceğim noktasına kadar K. Kaymaklı'ya ulaşıp adeta öperim.

  Dün ilkokul yıllarımızın okuluna baktım.

  1960'lı yıllarda K. Kaymaklı'dan Lefkoşa'ya gittiğimiz günler sayılıydı. Kaymaklı, şimdiki gibi Lefkoşa'nın içinde bir mahalle değildi.

  Benim anımsadığım ilk bayramlar Yusuf Kaptan Sahası'nın üzerinde şimdi Mücahitler Sitesi'nin bulunduğu tabya üzerindeydi.

  Abilerim ve onların arkadaşlarıyla cami ve okulun yanından geçer, şimdiki K. Kaymaklı kulüp binasının ordan hâlâ enkazı duran Taksim Sineması'na dokunarak Yusuf Kaptan sahasına varırdık.

  Bayram yerine kestirme yolumuz hısar üzerinde ine çıka oluşan ayak izleriydi. Bayramlık ayakkabıların kayganlığına rağmen o basamakları adeta koşarak çıkardık.

  Son basamaktan sonra kendimizi bayram yerinde bulurduk.

  Bayram yerinin bize çeken yanları neydi?

  O günün şartlarında ne oyuncak vardı ne de eğlence ortamı.

  Ayakkabılar da elbiseler de bayramlıktı. Aynı şekilde sosyal yaşamda bayramın yerini tutacak başka bir etkinlik Lefkoşa'da yoktu.

  Bayram yerinde arabacıklarda şanslar denenirdi.

  Hızla çekilen bilyenin düştüğü numaranın elimizdeki kartta olup olmadığını merakla takip ederdik.

  Benim ilgimi çeken küçük tavşancık ya da bir tür fareyle denenen şanlardı. Toprak zeminde çepeçevre numaralı minik yuva gibi kutular vardı. Ortadaki tavşancığın üzerindeki tel kafes kaldırıldıktan sonra o minik yavrunun hangi kutuyu gireceği bir heyecan kaynağıydı. Yönelişlerinin davet ettiği ince tazahüratları da unutmam. Sonunda kimse büyük ikramiye kazanmıyordu ama kazanma arzusu orada tatmin edilirdi.

  Kebaplar, kuru yemişler, lokma, şamişiler de bayram yerinin tatlarıydı.

  *             *           *

  Bugün sahip olduklarımız o yıllara göre çok fazla. Sıkıntılara rağmen dünle kıyaslandığı zaman maddi anlamda zenginiz. Zengin olmaya zenginiz da o eski günlerin, çocukluk günlerimizin tadı damağımızda.

  Hayatı yeniledik da mutluluğa giden yollarımızı yenileyemedik.

 

  Günün sözü:

 

  Bayram, güzel duyguların dayanışma içinde buluşturulmasıdır

   475 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Aralık 2008, Pazartesi   Derviş Eroğlu, ateşten gömlek giydi...
30 Kasım 2008, Pazar   Derviş Eroğlu'nun başkanlığını kutlarken...
29 Kasım 2008, Cumartesi   Kazanılmış haklara ne dokunur, ne dokundururuz...
28 Kasım 2008, Cuma   "Kurultay, Eroğlu'nu uğurlama töreni de olacak..."
27 Kasım 2008, Perşembe   "Kurultay sonrası yapacaklarımı düşünüyorum."
26 Kasım 2008, Çarşamba   Yağmur yağıyor, verin şemsiyeleri geri!!!
25 Kasım 2008, Salı   "Eroğlu, bu kez kaybedecek!!!"
24 Kasım 2008, Pazartesi   Talat, daha ne kadar oynadı ki?
23 Kasım 2008, Pazar   Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye sormuştu...
22 Kasım 2008, Cumartesi   Gençlerin duyarlılığı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136







© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital