|
"Girne Kapı'ya gidiyor mu?"
Kaptan dediklere şöferlere sorulan sorulardan en fazlasıdır...
Biz, Girne Kapısı deriz, onlar Girne Kapı...
Lanetlenmiş şehrin lanetlenmiş kapısı...
***
Kırık hayat hikâyelerinin yaşandığı başkentin en önemli kapısı...
Adı, şimdilerde Girne Kapı...
Yarın ne olur bilinmez...
Her bilinmezde bir gizem var ya, gizeme alışmış adalı...
Bazen konyak kıvamında bazense rakı...
Çiy köfteyi saymazsak eğer...
***
Yılların ötesinden, yılların gerisine hep bu kapıya yürüdüm...
Mazohist bir deli çılgınlığı ile...
Manzaralar gördüm onları teknelojiyi aşan hafızama yazdım...
***
Ne zaman orada bir haber olsa yakaladım...
Tehlike geliyorum diyor da ondan...
Adı, soyadı, kimliği kimlik numarası önemli değildi...
Önemli olan bir insan katlediliyordu...
***
Televizyon haberinde de kimliği yakaladım...
Çünkü geçtiğim yollar, geçeceğim yolların teminatıdır...
***
"Bunun buralarda ne işi var" diye de düşündüm...
Mutlu bir çocuk havalarında oralarda otururdu...
Şimdi yeri boş...
Park bir müşterisini kaybetti...
Eski Lefkoşa azalan simalarından birini...
Ha "Kız Hasan"dı, Ha Hasan Şener ne farkederki...
Bana göre ve konuştuklarıma göre insandı...
Rüzgâr esince sallanmayacak ağaç yoktu ki...
|