Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Bir fotoğrafın yazdırdıkları...

Mustafa Doğrusöz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Şubat 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Soğuk savaşın hüküm sürdüğü, kolonilerin karanlık kahramanlarının vatanseverlik edebiyatı altında masum insanlara namluları yönelttiği yıllardı...

O bir öğretmendi...

Adı Leman'dı...

Köy halkı arasında adının deliye çıkması, herhalde eşinin o zamanların sendikacıları arasında bulunmasından kaynaklanacaktı...

O dönemlerde adam karalama, şimdiki dönemden çok daha kolaydı...

Alnınıza bir kere vurulan "kara damgayı" silmek öyle pek kolay değildi...

İşte, bu "Deli Leman" denilen kadın, bizim anaokul hocamızdı...

İyi bir eğitimci, taviz vermez bir disiplinciydi...

Bu nedenle, yaptığım muziplikler nedeniyle beni cezalandırdığında ona kızsam bile, aradan uzun yıllar geçince onu haklı bulacaktım...

Çocukluğun verdiği o uçarılıkla dayak attığımız sınıf arkadaşlarımızın ağlaması, bizi o günler mutlu etse bile sonraki yıllarda epeyce üzecekti...

Acaba, bazı masum insanları vurarak cinayet işleyen karanlık adamlar hiç yaptıklarından pişmanlık duydu mu, bilemeyeceğim, ama çoğunun gece yarıları ürpererek uyandıklarından eminim...

* * *

Soğuk savaşın hüküm sürdüğü yıllardı ve emperyalistler kendi ülkelerinde sendikacılar için gösterdiği hoşgörüyü ne hikmetse kolonilerinde göstermiyordu...

Nedense herkes, kendi kapısının önünü temiz tutarken, hizmetkarların kapısının önünü kirli bırakmayı yeğliyordu o yıllar...

Ve paralı hizmetkarlar, kendilerine ucuz edebiyatlarla militan buluyorlardı...

İşte, Leman hoca ile eşi Ahmet Sadi ki, daha sonra Erkut adını alacaktı, bir akşam vakti vurulmuşlardı...

İşin ilginç yanı ise o vurulma olayında, ancak filmlerde görülecek bir dramın yaşanmasıydı zihinlere kazınacak olan...

Leman Hanım, saldırganlara vücudunu siper edecek ve mermilere kendisi hedef olacaktı...

İşte bu cesur girişim, hem kendinin hem de kocasının hayatını kurtaracaktı...

Ve biz, günlerce o sekilerdeki kan izlerine biraz da ürpererek bakacaktık...

Birçok insan ise o yıllarda, vurulmaktan kurtulamayacak, hatta bazıları gazete sayfalarına ilan verdikleri günün gecesi vurulacak ve vurulma olayı ertesi gün artık fayda etmeyecek ilanlarla aynı gazetede yer alacaktı...

Kapıdan çıkarken büfenin üzerinde duran fotoğrafa bakıyorum...

Aslından büyütülmüş bir fotoğraf...

Altındaki tarih 1953...

Yani elli üç yıllık bir anı fotoğrafı...

Leman Hanım ortada ve tam yirmi çocuk kollarının arasında...

On yedi erkek ve üç kız...

Kimi önlüklü kiminin bayramlık giysileri sırtlarında, sonradan yaşayacaklarının bilinmezliği içinde bakıyorlar objektife...

Kimler yok ki aralarında...

Onların hikayelerini yazarsak, hepsinin kendine özgü bir hikayesi vardır kuşkusuz...

Boşuna dememiş adam; "Hayatım roman" diye...

Aslında en güzel romanlar gerçek hayat hikayeleridir bana göre...

Not: Bu fotoğraftaki kişilerin bazıları rüzgara savrulup gitmiş, bazıları her türlü koşula karşı direnmiş, bazıları ise adressiz kaçaklara benzemiştir..

   1301 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
27 Kasım 2008, Perşembe   Kırmızı çizgili yıllar(53)...
26 Kasım 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(52)...
25 Kasım 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(52)...
24 Kasım 2008, Pazartesi   Kırmızı çizgili yıllar (51)...
23 Kasım 2008, Pazar   Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...
16 Kasım 2008, Pazar   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49
15 Kasım 2008, Cumartesi   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR (48)
12 Kasım 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(47)...
11 Kasım 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(43)
25 Ekim 2008, Cumartesi   Kırmızı çizgili yıllar(45)...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136







© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital