|
Günlerdir “Yemekteyiz”in Kıbrıs bölümleri için arıyor vatandaşlar... Müthiş bir tepki doğdu; sürekli “yazın” baskısı yapılıyor. Ben böyle programları izlemem ama telefon eden okurlar, “çevir de bir bak” diye baskı yapınca bir 10 dakikamı ayırdım bu programa... Yemek masasında anlamsız konuşmaların yapıldığı, dayanılması mümkün olmayan bir program. Fazla izleyemedim, zaten o saatlerde bu programa ayıracak zamanım da yok. “Bizi yansıtmıyor”, “kültürümüzü yansıtmıyor”, “yemeklerimizle ilgili yanlış izlenim bırakılıyor”, “yarışanlar Kıbrıslı Türk değil”, “ertesi günkü kadın programlarında ve magazin programlarında bizimle dalga geçiliyor” şeklinde şikayetler geldi vatandaşlardan... Tüm bunlar doğru olabilir... Ben izlemedim ama vatandaşlarımız mutlaka doğru tespitlerde bulunuyordur. Ancak anlamakta zorluk çektiğim şu; sizi sinirlendiren bu programı neden izliyorsunuz? Gerçekleri yansıtmadığına inanıyorsanız, sinir bozucu, aşağılayıcı buluyorsanız o kanalı o saat izlemeyin. Neden sinirlerinizi bozan bir programı izleyesiniz ki? Programın Türkiye’nin çeşitli illerinde çekilen bölümlerini hiç görmedim ama NTV’de ve bir haber kanalında daha “Yemekteyiz”in ve diğer kanallarda başlayan benzeri programların ele alındığı tartışma programlarını izleme olanağı buldum. “Yemekteyiz”, zaten Türkiye’de de tartışılan ve tepki gören bir program. NTV’de yanılmıyorsam Okan Bayülgen’in sunduğu programa gurmeler, İstanbul’un ünlü bir restoranın sahibi ve bir akademisyen katılmış ve “Yemekteyiz”i yerden yere vurmuşlardı. O programda da “Yemekteyiz”in Türk kültürünü yansıtmadığı, Türk yemekleriyle ilgili yanlış bilgiler verildiği üzerinde durulmuş, masa başında saçmalayan bir grup insanın nasıl olup da reytinglerde bir numara olabileceği tartışılmıştı. Yani bu programdan Türkiye insanı da şikayetçi. Hani bizde “Kıbrıslı Türklerin kültürünü yansıtmıyor” deniyor ya, aynısını Türkiye’deki aklı başında insanlar da söylüyor. En iyisi bu gibi programları görmemek, hemen kanalı değiştirmektir. Televizyonunuzda onlarca kanal var, basın düğmeye başka kanala geçin. Geçmişte bizim çocukluk ve ilk gençlik yıllarımızda fazla kanal şansımız yoktu. Bir TRT’miz vardı, yarı buçuk BRT’miz, birkaç da Rum kanalı... Yani mecburduk TRT’ye, ne gösterirse görecektik ama şimdi öyle mi, kanaldan çok ne var? (Gerçi tek kanal bile olsa izleyip, izlememek elinizde, bas düğmeye sussun!) Onca kanalın içinden hiçbir şey bulamadınız mı, kapatın o zaman televizyonu, kitap okuyun. Yeter ki o saçmalıkları izleyip, sinir olmayın. Ne diyeyim ben size şimdi; tepkileri anlıyorum, rencide edilmiş hissine kapılmanız da doğaldır ama o programı yapanlar zaten bir yerin kültürünü yansıtacakmış, verilen bilgiler doğruymuş derdinde değildir ki. Onlar olayın içine biraz mizah, biraz suni gerginlik falan sokarak, milletle dalga geçerek, onları ekran başına çekmenin planını yapıyorlar. Zaten son zamanlarda popüler olan ne var ki kültürümüzü yansıtan? O yüzden aslında üzerinde durmaya değmez. Bu program nedeniyle, magazin programlarında Kıbrıslı Türklerin şivesinin taklit ediliyor olması vatandaşlarımızı kızdırıyor olabilir ama Türkiye’deki televizyonlarda doğu halkının şivesiyle de dalga geçildiğini, Lazlarınkiyle komiklik yapıldığını görüyorsunuzdur. Yani oluyor bunlar, reyting uğruna daha ne saçmalıklar yer alıyor ekranlarda görmüyor musunuz? Şimdilerde neredeyse her kanalın yemek programı, evlendirme programı var... Ben şimdi niye saçma sapan yemek sohbetlerini dinleyeyim, yok o pişirir diğerleri yer puan verir, diğeri pişirir, başka bir grup ona gider, yapmacık gerginlikler yaratılır. Nedir yani şimdi bu? Zaten o paparazzi programları bir alem, yok falan sanatçı falan mankenle basılır, yok şarkıcı sevgilisiyle görülür, yok Hülya Avşar’ın kızı bir şey söyler… Bize ne yani şimdi bunlardan? Demek istediğim, canınızı sıkacak boş programları izlemeyin. Bir hafta boyunca Kıbrıs’ta çekilen “Yemeteyiz”i görüp sinir oldunuz. İzlemeseydiniz keşke... Kabahat aslında bu gibi saçmalıkları oturup görenlerdedir. Ne olur değerli saatlerinizi bu boş programlara harcamayın...
|