KENDİNDEN FARKLI DÜŞÜNENİ HAZMEDEBİLMEK

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Ekim 2009, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark
  Bu ülkenin solcuları, yıllar boyu iktidardaki sağ partiler tarafından horlandı, farklı düşündükleri için suçlu muamelesi gördü.
  Yalnızca o partilerin iktidardaki yöneticileri değil, onların şakşakçıları tarafından da hedef tahtası oldu bu ülkenin “farklı düşünen” insanları.
  Onlara “hain” ve “Rumcu” damgası dahi vurdular.
  Geçmişte bu ülkeyi yönetenler, kendilerinden farklı düşünenlere neredeyse “yaşama hakkı” tanımayacak kadar ileri gitmişti. Zor günlerdi o günler...
  Kendisinden farklı düşünene saygılı olmak, kültürümüzde yok maalesef.
  Ve aslında senin gibi düşünmeyeni anlayabilmek ve onunla tartışabilmek için öncelikle karşındakini ve onun ideolojisini anlamak gerekir.
  Farklı düşündüğü için yıllarca mağdur olanlar arasında sendikacılar da vardır.
  Sendikacılar bu toplumda çok yararlı işler yapmışlardır, herkesin bilip de söyleyemediğini onlar söylemiş, kimsenin cesaret edemediği eylemlere onlar girişmiştir.
  2004’teki referandumdan “evet” çıkması için sendikaların yaptığı katkı inkar edilemez.
  İşte o sendikacılardan bazıları geçmişte kendilerine yapılanı, bugün başka kesimler için isteyebilmektedir.
  Yayın politikasını beğenmedikleri KIBRIS gazetesi için “boykot” kararı alabilmektedir. 
  Ya da açıklamalarını beğenmediği bazı işadamlarının ürünleri için “boykot” çağrısı yapmaktadır.
  Bu çağrılar sendikacılıkla bağdaşmamaktadır.
  Gazetelerin yayın politikası değişim gösterebilmektedir.
  Seçtiği yayın politikası zaten o gazetenin bundan sonraki yolunu belirlemektedir.
  Okuyucu bir şekilde o gazeteye mesajını verir.
  Gazeteyi alacaksa alır, almayacaksa da almaz. 
   Ama en demokrat olması gereken sendikacılar, “almayın bu gazeteyi” dememelidir.
   Bunu söyleyecek en son kesim olmalıdır sendikacılar.
   Bir dönem KIBRIS gazetesi ile aynı yolda yürüyen sendikalar, bugün bazı noktalarda ayrılmışsa, bugün ortak bazı noktalarda buluşamıyorsa, boykot çağrısı yapması mı lazımdır?
   Geçmişte aynı hedefe birlikte yürürken iyiydi de şimdi mi kötü oldu?
   2004’te bu gazete referandumdan “evet” çıkması için yayınlar yaparken, o dönem “hayır” diyenler “KIBRIS’ı boykot edin” diye çağrı yapmamıştı. 
   Bugün onların yapmadığını sendikaların yapıyor olması üzücüdür gerçekten.
   Üstelik bu kez referandum gibi tüm toplumu ilgilendiren değil de belli bir zümreyi ilgilendiren konular nedeniyle bu tepki gösterilmiştir.
   “Şu sanayicinin, şu işadamının ürününü boykot edin” demek de yanlış ve haksız bir istemdir.
   Kaç kişi kaldık ki bu ülkede?
   Kaç sanayici, kaç işadamı?
   Halkımız mevcudu da boykot etsin, peki kim kazanacak, kime yarayacak bu iş?
   Tamam, KIBRIS gazetesine ve bazı işadamlarına tepkiniz varsa, tepkinizi koyun ortaya, eleştirin, “doğru yapmıyorsunuz” deyin ama kampanya yapıp, “onu satın almayın”, “boykot edin” demeyin.
   Ben şahsen Volkan gazetesinin, çıkmaya başladığı ilk günden itibaren izlediği yayın politikasını hiç benimsemedim ama hiç kimseye “Volkan’ı satın almayın” demedim, demem de...
   Çünkü bu demokratik bir istem olmaz, bunu yapmak “hazımsızca” davranmak demektir.      
   Büyüklük, farklı düşünenleri hazmedebilmektir.  
   Diyeceksiniz ki, “KIBRIS gazetesinde çalıştığın için duygusal davranıyorsun.”
   Hayır, söz konusu olan KIBRIS gazetesi değil de başka bir gazete olsaydı, yine aynı tepkiyi verirdim.
   Bu sendikacılar değil miydi CTP hükümetinin “vergi borcu” iddiasıyla gazeteyi kapatmak istemesine karşı çıkan, CTP’yi çılgınlık yapmakla suçlayan?
   Peki şimdi “satın almayın, boykot edin” demek de buna benzer bir antidemokratik eylem değil midir?
   Bugün kendinizle aynı frekansta görmediğiniz, düşman ilan ettiğiniz KIBRIS gazetesine inanın sizin de ihtiyacınızın olacağı zaman gelecek.
    Hepimiz aynı geminin yolcularıyız, tartışacağız, bir birimizi eleştireceğiz ama iç barışı dinamitleyecek, antidemokratik eylemlerden uzak durmalıyız. 
   8225 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Şubat 2012, Pazartesi   Aynı gemideyiz, birlikte boğulacağız
27 Aralık 2011, Salı   Papatya bereketi
16 Kasım 2011, Çarşamba   Gelin Gerçekleri Konuşalım
17 Ekim 2011, Pazartesi   Türkiyeli Öğreciler Kıbrıs’ta Nelerden Korkar?
14 Eylül 2011, Çarşamba   Nereye kadar?
27 Temmuz 2011, Çarşamba   Gerçekler den Kaçamayız
20 Mayıs 2011, Cuma   Hak, Tam Da Böyle Aranır
08 Mayıs 2011, Pazar   DERS KİTAPLARINI KİM DEĞİŞTİRDİ?
04 Mayıs 2011, Çarşamba   Yalan Üzerine Kurulmuş Bir Düzen
08 Mart 2011, Salı   Sağ- sol kavgasının sırası mı?


Yorum Sayısı:   1
  mühendis         - güzelyurt 28 Ekim 2009, Çarşamba 14:45 
Bize kin duymayı UBP liler öğretti.Görüşümüzden dolayı yıllarca işsiz kaldık, horlandık.sınavla girdiğimiz işte bile kadrolanmayıp daha sonra eşiniz yenidüzen gazetesinde yazı yazar diyep işten attılar (1989). Hatta o kadar ileri gittiler ki evimize gelenleri bile işten atacağız diye tehdit etmeye başladılar.Anne -babamızın bile bizi eve almak istemediği bizden korktuğu günler oldu.Şimdi yine ayni şeyleri yapmak istediklerini gördükçe onların destekcilerine sempati duymamız mümkün mü?