YASAL İŞLEM Mİ?

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Şubat 2011, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

  Birkaç gündür izinliydim... Dolaştığım yerlerde insanlar Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, toplumsal varoluş mitingine yönelik öfkesi ve bu nedenle söylediği kırıcı sözlerini yorumlayıp duruyor...
  Her kesimden insan tepkili. Türkiye’den yetkililerin bu tip aşağılayıcı sözlerinin artması vatandaşlarımızı gerçekten üzüyor. Herkeste “yeter artık” görüşü hakim. 
  Kıbrıs Türk halkı, Türkiye, Güney Kıbrıs, Avrupa üçgeni arasına sıkışmış en çaresiz toplum durumunda. Türkiye’den bakan bizleri “besleme bir toplum” gibi görmeye başladı.
  Halinden memnun Kıbrıs Rum halkı, “haklarına ortak olacak fakirler” gibi görüyor bizi. 
  Avrupalı hiç anlayamamış, “durumu karışık, tuhaf insanlar” diye bakıyor bize.
  Vatandaşların kafası da karışık... Bir taraftan güvenliğini sağlayan, devlet çalışanının maaşını yollayan, altyapısını yapan ama diğer yandan bunu kafasına kakan, sürekli yaptığı iyiliği yüzüne vuran, diyet isteyen, hakaret eden, gönderdiği nüfusla Kıbrıslı Türk olgusunu bozan Türkiye’ye kızsın mı minnet mi etsin şaşırmış durumda. Kızıyor da aslında ama çoğu bunu yüksek sesle söyleyemiyor...  “Ama muhtacız da...” sözü geliyor ardından. Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Rumların da kendilerini çok istediğinden emin değil.
  Güneyde artış gösteren ırkçı eğilimler, kırılamayan önyargılar, AKEL gibi bir partinin bile gerçek anlamda çözüm istediğini gösteremeyişi üzüyor Kıbrıslı Türklerin çözüm istencini kırıyor.
  Hem çözüm istemesi de yetmiyor ki, kördüğüme dönüşmüş göstermelik müzakereler umut vermiyor.
  Bireysel Avrupalı olmak da bir yere kadar avantaj, artık Avrupa’ya göç etmek, oralarda yaşam kurmak da zor.
  Hem bize göç eden değil, tırnaklarını bu ülkeye geçiren insanlar lazım. Yani o kadar zordur durumumuz... 
  Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleri kırıyor tabii ki vatandaşlarımızı. Gerçi onu bilmeyen yok, ağzını açtı mı kulakları duymaz, kendi halkını da sıkça rencide etmektedir. Erdoğan’ın dış politikada kırdığı potları, dışişleri bakanı arkasından toparlayamaya çalışmaktadır. Güzel konuşma olsun diye hep abartılı şeyler söylemektedir, o nedenle Kıbrıs’ta en düşük memur maaşının 10 bin lira olduğunu söylemiş, “beslemeler” diyebilmiştir.
  Ama söyledikleri Kıbrıslı Türkler açısından “yeter artık” dedirtecek düzeydedir.
  Türkiye’den yetkililerin art arda aşağılayıcı sözleri artık kırıcı olmanın da ötesinde kalp parçalayıcıdır.
  Kıbrıslı Türklerin tepkileri Türkiye gazetelerinde manşet olunca Erdoğan dün yine konuştu, sözde düzeltme yaptı, “belli bir kesim olduğunu biliyoruz” dedi ama ardından da kendine göre istenmeyen pankartları taşıyanları Rumlarla işbirliği yapmakla suçladı, mitingde çok sayıda Rum olduğunu iddia etti.
 Üstelik Erdoğan bu bilgileri Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’ndan aldığını söyledi.
 Başbakan İrsen Küçük ve Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, sırf koltuklarını sağlama almak için “haklısınız efendim” tavrından kurtulmalıdır.
  Ülkemizi yönetenlerin gerçekleri anlatamayışı, Erdoğan’ın gaflarını hafifletmez elbet ama bizimkiler de kendi insanlarının onurunu hiçe sayan, tepkilerini, üzüntülerini, kalp kırıklığını anlatacak dirayeti göstersinler artık.
  Sırf “koltuğumu koruyayım” düşüncesiyle bu pasif tavır o kadar kötü duruyor, yöneticilerimizi o kadar “zavallı” gösteriyor ki üzülmemek elde değil.
  Erdoğan, kızınca ağzından kötü sözler de çıkan bir siyasidir ama Kıbrıslı Türklerin kendi ülkesindeki hassasiyetlerini anlayamayacak düzeyde birisi değil, bunu isteyerek yapıyor, mutlaka bir planı vardır ama tehlikeli bir oyun oynadığını söylemeliyim.
  Daha önce yazmıştım, Erdoğan 2004’te Birinci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı hedef alıp da ağzına geleni söylediğinde hoşumuza gitmişti, buna sevindiğimizi belirten yazılar yazmıştık ama sonra ben kendi adıma bu durumdan utandım.
  Hakaretlerin yalnızca cumhurbaşkanını değil, tüm halkı rencide ettiğini, onun nazarında tüm Kıbrıslı Türklerin aşağılandığını anlamakta geç kalmıştım.
  Bugün Erdoğan’ı haklı bulanlar da böyle düşünmeli, hakaret aslında tüm toplumadır, “besleme sözü beni kapsamaz” diyemezsiniz. 
 Erdoğan’ın son açıklamasında Cumhurbaşkanı Eroğlu’na sevmedikleri pankartları açanlar, slogan atanlarla ilgili “yasal işlem yapın, yargıya intikal edilsin” demesini de yadırgadım doğrusu.
 Erdoğan, Türkiye’deki baskıcı tutumunu Kıbrıs’a da taşımak istiyor ki bu hiç olmaz.
 Erdoğan Rumlar deyip duruyor da tavırları ile Rumlara malzeme verdiğini, hiç duymak istemediği “Türkiye tarafından yönetiliyorlar, Türkiye işgali altındadırlar” sözünü güçlendirdiğini biliyor mu acaba?
 Rum tarafındaki parti yetkilileri ve bazı fanatik kesimler bile Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’taki hastanelerden ve benzeri bazı devlet olanaklarından yararlanması hakkındaki şikayetlerini Erdoğan’ınkinden bile daha diplomatik bir lisanla anlatıyor.
 Söylenecek daha çok söz var, bu sütuna sığmaz ama işler çok tehlikeli ve üzücü boyuta taşınıyor.
 İnşallah cumhurbaşkanı ve hükümet, gaza gelip de eylemciler için yasal işlem başlatmaz, tutuklama kararı çıkarmaz çünkü durum hiç hoşlarına gitmeyecek çok daha vahim duruma gelir.   

   3168 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Şubat 2012, Pazartesi   Aynı gemideyiz, birlikte boğulacağız
27 Aralık 2011, Salı   Papatya bereketi
16 Kasım 2011, Çarşamba   Gelin Gerçekleri Konuşalım
17 Ekim 2011, Pazartesi   Türkiyeli Öğreciler Kıbrıs’ta Nelerden Korkar?
14 Eylül 2011, Çarşamba   Nereye kadar?
27 Temmuz 2011, Çarşamba   Gerçekler den Kaçamayız
20 Mayıs 2011, Cuma   Hak, Tam Da Böyle Aranır
08 Mayıs 2011, Pazar   DERS KİTAPLARINI KİM DEĞİŞTİRDİ?
04 Mayıs 2011, Çarşamba   Yalan Üzerine Kurulmuş Bir Düzen
08 Mart 2011, Salı   Sağ- sol kavgasının sırası mı?


Yorum Sayısı:   9
  SEVİM BAYSAL         - LEFKOŞA 24 Şubat 2011, Perşembe 16:16 
ALİ BEY YAZINIZ MÜKEMMEL.BU OLANLARI ANCAK BU KADAR ACIK BU KADAR GÜZEL YAZIYA DÖKEBİLİRDİNİZ. TEBRİK EDRM.KALEMİNİZ HİÇ DURMASIN.
  hasan nihat erduran         - kktc 23 Şubat 2011, Çarşamba 16:43 
o bayrak değişti.para da yok euro var.yeni bayrak rengi koyulaştı,dallara siyah zeytinler eklendi ve meclisinde türk temsilci olmadiğı halde yasallaştı...ne bayrağıdır bu kardeşşşş?sn.erdoğana yalan yanlış bilgi verenler var galiba ki böyle hatalı konuşmalar yapıyor?!
burdaki başarıda da başarısızlıkta da türkiyenin sorumlulukları olduğu aşikardır.krizi doğru yönetmek de marifettir.ordaki zaafiyetler gelir burayı da vurur.türkiye nezle olsa kıbrıs yorgan döşek yatır.boşuna demediler bu lafı eskilerimiz...
arkadaş iyi dedi,yardım et başına kak!!!bu ne islama sıgar ne sokağın raconuna!herkes birbiriyle besleme diye dalga geçer oldu!
2004 de de bu pankartlar ve bayrak gene vardı ve sn erdoğan gene iktidardı ve de gıkı çıkmamıştı,sadece baba denktaşa posta koymuş ve bizleri şimdiki gibi çok üzmüştü...yazıklar olsun türkiyemize!ne günlere kaldık allahım!verilen mücadele daha dün gibidir kıbrısta.atatürkün mücadelesini orada unutabilirler ama burada daha yaralar kabuklu ve hala acıyor...bir de biz kendimiz kaşımasak diyorum!!!
  sinan cemgil         - gazi magusa 18 Şubat 2011, Cuma 14:46 
insanlarin onurunu kirmakla buyuk gaf yapan erdogan.kibristada bunu yapti kahve kulturunde hic bir zaman kopamadi malesef.bizim halk ben tc li olarak soyluyorum bu kulturden hoslaniyor galiba..ama kibris turkunun baska kulturden bir toplum oldugunu unutmus arenayi bos bulmus sanki de kendisinin kucuk cocugu gibi..lutfen halkin refahini vede huzurunu saglayacak yatirimlara gidin.delikanli basbakan rolunu oynuyorsan.delikanli adam yaptigi iyilikleri basa kalkmaz..herkes burada bunaldi ben turkiyeli olarakta bunaldim
  HILMI BAFIDI         - LEFKOSA 17 Şubat 2011, Perşembe 14:56 
Ordudan yazan arkadasimiza bu acilan bayrak ve panlkartin niye bu kadar dokundugunu anlamak mumkun degil.Cunku o bayrak (bir Kibrisli Turk tarafindan dizayn edilmistir) bizim de sahibi oldugumuz Kibris Cumhuriyeti bayragidir;Rum bayragi degil.
Pankarttaki kufurlu ifadeyi orada olanlar da tasvip etmedigi icin hemen mudahale edip kaldirdilar.
Bilip konusmali,gazete haberlerine gore degil...
  TurQuaZ         - ORDU 15 Şubat 2011, Salı 00:06 
Sayın yazarımız bazı konuları eksik görmüş gibi. Türkiye siyasi gündemini oldukça yakından takip ederim. olumsuz anlamda yöneticilerimizin KKTC ile ilgili olumsuz hiçbir yorumunu duymadım. ta ki bu pankart olayına kadar. görünce baştan bizim kalbimiz parçalandı. acaba istenmiyor muyuz gibi bir soru hakim oldu. bana göre başbakanımızın verdiği tepki duygusallıkla karışık oldukça sertti ama haklıydı. Kıbrıslı vatandaşlarımızın empati kurması gerekli. besleme kavramını da ilk kez duyuyorum. ağır bir söz olmuş. ancak has....tir pankartı kadar değil. varın kıyaslamasını siz yapın. Bölgesinde yükselen bir değer, hakim bir güç pozisyonuna gelen Türkiye\\\'nin böyle basit olaylarla oyalanması. gündemine sokulması pek hoş bir durum değil. besleme kavramını ortaya atanların düşünmesi gerektiği kadar pankart açanların ve açılmasına müsade edenlerin de iyi düşünmesi elzemdir. saygılar.
  ayhan sutcuoglu         - sydney 15 Şubat 2011, Salı 00:04 
Bu yazinla seni kutluyorum. Ben yazmis olsaydim belki bu kadar aciklikla yazamadim.

Sevgilerimla
  orhan         - istanbul 12 Şubat 2011, Cumartesi 16:36 
Kıbrıs halkı besleme değildir... Kıbrıs Halkı TC\'nin himayesine muhtaç değildir.. Kıbrıs halkı\'na verilen para işgal parasıdır. 60000 asker bulunduracaksın, Akdeniz\'de artistlik yapacaksın sonra da çıkıp kıbrıslılar besleme diyeceksin... Kimse kimseyi zorla tutmuyor.. TC askerleri çekip gitmekte özgürdür. Ama 36 yıldır o bölge\'de asker bulundurup o bölgenin nimetlerinden yararlanıyorsanız bunun diyetini de ödemek mecburidir..
  Sedef         - Ankara 08 Şubat 2011, Salı 16:36 
Sayın Başbakan alışık tabi,Türkiyedeki halka 2 çuval kömür ve 1 koli makarna pirinç verip koyun muamelesi yapmaya.Bizim halkımız bundan ders çıkarmalı.Çünkü yapılan1 yardımı yada desteği kendine itaat ve kulluk edilme zorunluluğu gibi görmesi çok çok AYIPTIR.Onlar KOYUN olmayı seçmiyorlar,çünkü gururları var.Ana Vatan dahil hiçkimse 1 halka böyle konuşamaz.Bu başbakanın kırdığı kaçıncı pot hatırlamıyorum.Kıbrısı bu dik duruşundan dolayı tebrik ediyor,darısı ülkemdeki güdülen KOYUNLARA diyorum.
  Ramazan         - Lefkosa 08 Şubat 2011, Salı 14:13 
Durumlar vahim.. o kadar vahim ki ic guveyisinden beter olduk..Yani!