Sağ- sol kavgasının sırası mı?

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Mart 2011, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

 2 Mart mitinginin tartışmaları sürüyor; beğenenler var, beğenmeyenler var...
 Ne amaçla yapıldığını anlayamayanlar var!
 Bazı solcu arkadaşlarımız; sağcılarla solcuların, Türk bayrağı taşıyanlarla Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağı taşıyanların, Türkiye’ye karşı çıkanlarla Ankara’ya laf ettirmeyenlerin aynı meydanda, yan yana toplanmasına tepki gösteriyor. Bana göre, yan yana gelmelerinde hiçbir sakınca yoktur.
 Solcular, batıp yok olacağız diye endişe ediyor da sağcılar ülkenin düştüğü duruma endişe etmiyor mu?
 Dünya görüşleri farklı olsa da endişeleri ortaktır, merak etmeyin.
 Aksini düşünmek bencilce olur.  
 2004 Annan Planı referandumu mitingleriyle karşılaştıranlar var.
 Ekranlardaki konuşmaları dinliyorum, Annan Planı referandumu mitinglerini solcuların düzenlediğini, katılanların da sol kesim olduğunu, sağ kesimin “hayır” dediğini söylüyorlar.
 Evet, mitingleri organize edenler genelde sol kesimden insanlardı belki ama yüzde 65 “evet”i sağlayan yalnızca sol kesim değildi.
Olamaz zaten… Sol hangi seçimde yüzde 65’i bulmuş ki referandumu tamamen sol kesime mal edip, son mitingdeki karma katılımı eleştirme yolu bulabilesiniz?
 Evet o zaman sağ partiler “hayır”ı destekledi, DP de seçmenini serbest bıraktı ama sağ kesimden de, Türkiye’den gelen göçmenlerden de birçok kişi plana “evet” dedi.
 Aksi takdirde referandumdan yüzde 65 çıkmazdı, lütfen hafıza yanılgısına uğramayalım. 
 Ne solcular, sağ kesimin Türk bayraklarına, ılımlı pankart ve sloganlarına bozulsun, ne de sağ kesim solcuların keskin söylemlerinden, sert üsluplu pankartlarından ve taşıdığı Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağından gocunsun.
 Amaç tektir, bu ülkede bir yok oluş süreci başlamıştır, bu sözde ekonomik tedbiriyle, kontrolsüz nüfusuyla, özelleştirme adı altındaki peşkeşiyle, kültür erozyonuyla; evet tümüyle bir yok oluş süreci başlamıştır.
 Halkımızın aşağılanması, horlanması, küçümsenmesi de caba.
  Özellikle eylem, miting, başkaldırı kültüründen gelen solcular, sağ kesimin bu kadar çabuk değişmesini beklememelidir.
  Onların kültüründe sert çizgiler, sert karşı çıkışlar yoktur, onları ağır ağır hazırlamalıyız, ikna etmeliyiz.
  Yalnızca solcular kurtaramaz bu ülkeyi, bir karşı duruş, bir direniş, bir haykırış olacaksa tüm toplum yapacak bunu. Biz Kıbrıslı Türkler, uçuruma sürüklenirken bile sağ sol kavgası mı yapacağız? Bu arada tabii bazı solcular başka solcuları yumuşak buluyor, onlar da dönüp, kendilerini eleştirenlere “provokatör” diyor. Bu didişmeye bir son verilmelidir artık. 
  Meydana toplanan herkesin bir isyanı vardı, öfkesinin şiddeti farklı olsa da.
  Bazıları anlayamamış orada ne yapmak istediğini eylemcilerin, hiçbir şey değişmemiş, hükümet istifa etmemiş, Ankara ekonomik programdan vazgeçmemiş.
 Kimin her şey “şak” diye değişecek iddiası vardı ki? İki mitingle her şeyin değişeceğini mi sanmıştınız?
 Mücadele bu kadar basit midir zannediyorsunuz?
 Halk ciddi bir uyarı yapmıştır, sesi dünyanın dört bir tarafından duyulmuştur, bu daha başlangıçtır.
  Durumdan çıkar sağlamaya çalışan partiler varmış, onlar mı gelecekmiş de ne değişecekmiş?
  O partilerin durumdan çıkar sağlama niyeti olabilir ama halk meydanlara onları iktidara getirmek için gitmedi.
 Halk isyanını haykırmak, köşeye sıkışmışlığını, bunalmışlığını, ufukta ışık göremediğini dünyaya duyurmak için oradaydı, birilerini yüceltmek için değil.
  Birinci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, “Olay çıkmayacağını bilseydim mitinge giderdim” demiş de Denktaş’ın
bile beğendiği miting, miting olur muymuş?...
  O kadar saf olmayın, Denktaş o mitinge kesinlikle gelmez, gelemez.
  O, bu sözleri böyle bir tartışma yaratacağını bilerek söyledi, politik yaşamı bu gibi cinliklerle, manevralarla doludur. Denktaş, bir blöf yaptı diye mitingin değerini düşürmeyin lütfen.
  Mevcut durumun artık sürdürülebilir olmadığı aşikardır, herkes de bunu görmüştür.
  Bazı kesimlerin iddia ettiği gibi, isyan düzenin devamı için değil, değişmesi içindir ve düzene isyan ederken kendi aramızda kavga etmek çok saçmadır.
  İlla ki birilerinin sahiplenmesine gerek yoktur bu kavgayı... Mücadele tüm toplumundur ve göreceksiniz, herkes ikna olacaktır, yok oluş sürecinde olduğumuza. Kırmazsak bir birimizi kalabalıklar artacak ve mücadele amacına ulaşacaktır.        

   2380 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Şubat 2012, Pazartesi   Aynı gemideyiz, birlikte boğulacağız
27 Aralık 2011, Salı   Papatya bereketi
16 Kasım 2011, Çarşamba   Gelin Gerçekleri Konuşalım
17 Ekim 2011, Pazartesi   Türkiyeli Öğreciler Kıbrıs’ta Nelerden Korkar?
14 Eylül 2011, Çarşamba   Nereye kadar?
27 Temmuz 2011, Çarşamba   Gerçekler den Kaçamayız
20 Mayıs 2011, Cuma   Hak, Tam Da Böyle Aranır
08 Mayıs 2011, Pazar   DERS KİTAPLARINI KİM DEĞİŞTİRDİ?
04 Mayıs 2011, Çarşamba   Yalan Üzerine Kurulmuş Bir Düzen
07 Şubat 2011, Pazartesi   YASAL İŞLEM Mİ?


Yorum Sayısı:   4
  Ayse Has         - Girne 18 Nisan 2011, Pazartesi 18:06 
Dünya bizi yok etmek için Ruma yardım ediyor. Biz de bilerek ladez oluyoruz ve KKTC\'nin tanınmasını isteme cesaretini gösteremiyoruz. En kötüsü demokrasi adına isteyen ağzına geleni söylüyor hakaretler ediyor ve çok insanı rencide ediyor. İç harbine yol aldık ama dur deyen yok. Paralarını ödeyen insanların ellerinden malları alınıyor ve hakimler de buna yardımcı oluyor. Kanunlar nerede? Haklılık haksızlık nerede? İnsanlık nerede? Bütün bunları kim ve ne zaman durduracak? Margaret Thatcher nerde?
  Hüsniye Özer         - Girne 18 Nisan 2011, Pazartesi 13:05 
Ne oldu bu toplum ki, yokoluşunun bir türlü farkına varmıyor. Çok doğru yazıyorsunuz,mücadele etmek, bozulan sistemin yapılanması için gereken ne ise onun çabası içinde olmak gerek. Son şansımızı da kaybetmek üzereyiz, ben kısaca ne söylemek isterim bilir misiniz. kIBRIS cUMHURİYETİNDE %30 HAKKIMIZ VARDI DEĞİL Mİ, bütün bu planlanarak gelinen noktadan sonra sıfır hakkımız olmayan bir konumda bulacağız kendimizi. Dilerim yanılayım..ama bir tek çarenin AB vatandaşı olarak hak iddia edebileceğimizdir. Yazmak istediğim şeyler çok, ama bugün bu kadar yeter, teşekkür ederim.
  yANI         - Londra 10 Mart 2011, Perşembe 18:26 
Biz dediniz de aklima geldi!.., BIZim bu pesin nakit odedigimiz ucak bilet paralari bize ne zaman geri iade edilecek..Cocuklar bu sene tekrar Kibrisa tatile gitmeyi deneycek de!...
  Sevilay SADIKOĞLU         - Lefkoşa 09 Mart 2011, Çarşamba 17:40 
BEN değil... BİZ dediğimiz zaman kazanacağız...
Geç olmadan kendimize gelmek zorundayız. Yoksa yarın çok geç kalmış olabiliriz..