MARKAJ 25/01/2004

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Ocak 2004, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--

ESKİ HÜKÜMETTEN MİRAS!

Yeni hükümetin kuşkusuz en önemli görevi; "mayısta çözüm"dür, enerjisinin büyük bölümünü "çözüme" harcayacaktır.

Ama geçmiş hükümetten bir "elektrik belası" miras kalmıştır.

Elektrikler yine durmaksızın kesiliyor! Tamam, koltuğa yeni oturdular, yılların birikimi yeni hükümete mal edilemez ama elektriği kesilen ve sinirleri laçka olan vatandaş bunu anlayacak durumda değil.

Onun için en kısa yoldan (hiç olmazsa biraz rahatlatmak için) ne yapılabilirse, yapılsın....

*-*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*

"UMUT KIRINTICIKLARIMIZ" UÇMASIN!

Tamam, "1 Mayıs'ta çözüm" fazla inandırıcı gelmiyor, biliyorum, ben de bir türlü inanamıyorum ama son günlerde bazı ilginç gelişmeler olduğunu da göz ardı etmemek lazım.

Mesela, ilk kez bir MGK toplantısından "Annan Planı" çıktı...

Gerçi Annan Planı için "zemindir" denilmedi, onun yerine "referans" sözcüğü telaffuz edildi ve geçmiş Türkiye hükümetlerinin söylemleri arasında da yer alan ve çok kimseye artık sevimsiz gelen "adanın gerçeklerine dayalı çözüm" sözcüğü de var ama olsun...

Dahası, MGK'dan yalnızca Denktaş'a değil, ilk kez "hükümete" de destek çıktı...

Ve Erdoğan iki günden beridir "Kıbrıs'ta referanduma hazırız" diyor...

Tamam, referandum sözünü "Rumlarla mutabakat sağlandığı zaman" şartına bağlıyor ama referandumu telaffuz etmesi yine de "olumlu" değil midir?

Üstelik Erdoğan dün Davos'ta üzerine basa basa, kararlı bir tavırla "1 Mayıs'a kadar çözüm" dedi.

Türk tarafının, Rumlardan hep bir adım önde olacağını sıkça söyledi.

"İyi niyetimizi ortaya koyduk, Annan çok olumlu buldu" dedi Erdoğan...

Şimdi MGK'nın açıklaması ve Erdoğan'ın tavrı, "bir siyasi manevra", "çözüm istemeyen taraf görünmeme oyunu", "1 Mayıs'ı tatlı tatlı geçirme senaryosu" değilse eğer, bir şeyler iyi gidiyor demektir.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Denktaş her ağzını açtığında tüm iyi gelişmeleri sıfırla çarpıp moralleri bozmaya devam ediyor!

Böyle bir Denktaş'la çözüme gidilebilir mi?

Denktaş bugün Türkiye'nin tüm ağır toplarıyla görüşüyor, bakalım bu ziyaretten neler çıkacak?

Yine Türkiyeli yetkililere o "çözümsüzlük iksirinden" içirip, onları büyüleyerek, "vatan millet Sakarya" nutuklarıyla mı dönecektir, yoksa kendisi "hizaya gel" uyarısı mı alacaktır?

Umarım kalan "umut kırıntılarımız" da Denktaş'ın olası yaratacağı çözümsüzlük rüzgârında uçup gitmez!

*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*

ÜLKEYE GİRİŞLER HEMEN KONTROL ALTINA ALINMALI

Hepimiz Kıbrıs sorununa kenetlendik...

Tamam, gerçekten de "Kıbrıs sorunu" tüm sorunlarımızın anası, birçok sorundan kurtulmamız için önce bu sorunu çözmemiz gerekiyor ama unutmayalım ki hayat da devam ediyor.

Soygunların, hırsızlıkların ne kadar artış gösterdiğinin farkında mıyız?

Bir zamanlar evden çıkarken kapıyı pencereyi, bırakın kilitlemeyi, kapatma gereksinimi dahi duymayan Kıbrıslı Türkler için bugün kilitler, sürgüler dahi yeterli gelmiyor...

Can ve mal güvenliğimiz kalmadı!

Düşünebiliyor musunuz, Lefkoşa'nın en kalabalık caddesinde, herkesin gözü önünde bir bayanı bıçaklayan soyguncular, parayı alıp kaçabiliyor.

Gündüzmüş, etraf kalabalıkmış artık bunlar bile yeterli değil soyguncuların gözünü korkutmaya!

Çözüm olsun, olmasın artık bu giriş çıkışlara bir çare bulmalı...

Sırf soygun yapmak için şebekeler geliyor ülkemize!

Artık Kuzey Kıbrıs'a elini kolunu sallayarak, her isteyen gelememeli.

Bu kimlik kartı ile girişler bir son bulmalı, beş parasız insanların girişine izin verilmemeli.

Hem de hemen şimdi, hiç zaman kaybetmeden!

--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*

BUNLARA DİKKAT EDİN

- Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorsan hiçbir zaman döviz üzerinden borçlanma.

- Hiçbir siyasi liderin veya bakanın demecine inanıp, sakın işlerini onlara göre düzenleme.

- Hiçbir zaman acele karar verme ve verdiğin karardan kolay geri dönme, bu davranış kendine güvenini arttırır.

- Arkadaşına kefil olmak yerine, eğer imkanın varsa ona borç vermeyi teklif et.

- Eğer bir mal satman gerekiyorsa mümkünse vadeli satma, peşin sat, hatta biraz zarar etsen bile böyle yap.

- Kredi kartı ile alışveriş yaparken kartını görevliye veya garsona sakın teslim etme, bizzat sen kasaya götür, pos (kredi kartı) cihazından geçişini izle ve makineden çıkan fişin rakamlarını kontrol et.

- Kredi kartı şifreni banka görevlisi de olsa bile kimseye söyleme ve atm makinesi kullanırken de çevredeki kişilere gösterme.

- Hiçbir kooperatife üye olma, çünkü Kuzey Kıbrıs'ta "kooperatifler batmaz" sözü eskide kaldı, onlar da batıyor.

- Düğün dernek gibi etkinliğin varsa bir jeneratör ayarla, çünkü her an elektrik kesilip seni perişan edebilir.

İş hayatı,

- En zor taklit edilen imza, bir defada kalemi kağıttan kaldırmadan atılan imzadır. İmzanı bu şekilde atmaya gayret et.

- En büyük ve yenilmeyen tek gücün bilgi ve tecrübe olduğunu unutma.

- Her kime olursa olsun kefil olacaksan ödeyebileceğin rakamdan fazlasına kefil olma, kefalet tutarı belli olmayan sözleşmelere imza atma, aksi takdirde her şeyini kaybedebilirsin.

- Bir arkadaşına borç verirken her zaman geri gelmeyebileceğini düşünerek, seni üzmeyecek bir tutarda borç ver.

- İş hayatında hiç kimseye olduğundan fazla değer verme, hiç kimseyi de küçük görme.

- İş yerine girerken kapıcının elini sık, hizmetlinin hatırını sor, gerektiğinde karşılıksız yardımda bulun.

- Yürüyebileceğin mesafelerde otomobil kullanma.

- Sana kötü davransa da işini yavaşlatsa da hiçbir zaman görevde iken bir devlet memuruna hakaret etme, hatta ona vurmayı aklından bile geçirme, hapis cezası alabileceğini unutma.

- Noterde işin olduğunda mümkünse sabah gitmeye çalış.

Otomobil için,

- Otomobil satın alınırken satışı en kolay olan marka ve modelde araç satın almaya gayret et. Bu senin hazır para kaynağın olmalıdır. Çünkü insanın büyük paraya ne zaman acilen ihtiyaç duyacağı belli olmaz.

- Otomobiline binmeden önce lastikleri, kullanırken motor hararetini, araçtan indiğinde camları ve kapıların kilitlerini kontrol etmeyi unutma..

- Güvenebileceğin bir tamircinin telefonu her zaman yanında olsun.

- Mümkünse aynı marka otomobilin yeni modellerini satın al, böylece tamircin hep aynı kalır.

- Otomobilinin periyodik bakımı ile trafik ve sigorta belgelerinin tam ve eksiksiz olmasına dikkat et.

Ev yaşamında,

- İyi bir avukatın, elektrik tamircisinin ve su tesisatçısının adresi kolayında olsun.

- Sabah uyandığında yatağını mutlaka topla.

- İş kıyafetini çorabın da dahil olacak şekilde akşamdan hazırla.

- Gerektiğinde çamaşır yıkamayı öğren.

- Çorba, pilav, makarna yapmayı, et pişirmeyi mutlaka öğren.

- Eşin, akşam yemek hazırlarken mutfaktan ayrılma yardımcı ol, yemekten sonra sofrayı mutlaka sen topla.

- Mümkünse her yemekten ve tatlı yedikten sonra dişini fırçala.

- Yemek aralarında yediğin aperatiflerden sonra ağzını suyla çalkala.

- Yanında mentollü veya naneli sakızın her zaman olsun.

- Yemek öncesi ve yemek sırasında bol su iç.

Tatil yaparken,

- Tatile, sağlık ve eğitime harcayacağın paraya acıma.

- Her yıl yeni bir tatil yöresinde tatilini geçirmeye özen göster. Bu, ömür boyunca 40 yada 50 farklı yerde tatil yapman demektir.

- Sakın bir yerden "yazlık ev" alma, bu senin ömür boyunca aynı yerde ve aynı zamanda tatil yapman anlamına gelir ki belli bir zaman sonra tat vermez.

Özel hayatında,

- Eşinle kendi aranda mesafeyi yok etme her zaman onun da bir özel yaşamı olduğunu kendi arkadaşları ile gezip eğlenme hakkı olduğunu unutma.

- Eşinin karakterini çok iyi öğren.

- Ara sıra eşine sürpriz yap, eve çiçekle git, tiyatroya bilet al. Onu iyi bir restoranda mutlaka akşam yemeğine götür.

- Sadece; evlat acısı yaşamaktan, yetim hakkı yemekten, kuru iftiraya uğramaktan, sabırlı insanın öfkesinden, korkusuz insanın cesaretinden ve kendi nefsinden kork..

--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*--*

BARIŞ

Bütün hisler bu kadar saf olsa

Küçük bir 'hır'ın çıkması mümkün mü?

Ve bütün sevgiler ihtirastan muaf olsa

Boş yere canların yanması mümkün mü?..

ENVER ÇETİN

**********************************************************************************************

   6274 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Şubat 2012, Pazartesi   Aynı gemideyiz, birlikte boğulacağız
27 Aralık 2011, Salı   Papatya bereketi
16 Kasım 2011, Çarşamba   Gelin Gerçekleri Konuşalım
17 Ekim 2011, Pazartesi   Türkiyeli Öğreciler Kıbrıs’ta Nelerden Korkar?
14 Eylül 2011, Çarşamba   Nereye kadar?
27 Temmuz 2011, Çarşamba   Gerçekler den Kaçamayız
20 Mayıs 2011, Cuma   Hak, Tam Da Böyle Aranır
08 Mayıs 2011, Pazar   DERS KİTAPLARINI KİM DEĞİŞTİRDİ?
04 Mayıs 2011, Çarşamba   Yalan Üzerine Kurulmuş Bir Düzen
08 Mart 2011, Salı   Sağ- sol kavgasının sırası mı?