MARKAJ 14/03/2004

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Mart 2004, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/

HER GECE KIBRIS'I FETHEDİYORLAR!

ART televizyonuna her gece Türkiye'den bağlanan izleyiciler, "kafamızı kızdırmasınlar gider Kıbrıs'ın tümünü alırız", "Kan döktük veremeyiz, gider tümünü fethederiz" gibi ifadeler kullanıyor.

Çözüm karşıtı bu televizyona bağlananlar, her gece Kıbrıs'ı fethediyorlar, tümünü ele geçiriyorlar!

Anladık, Annan Planı'na da çözüme de karşıdırlar, zaten televizyonun kurulma nedenlerinden biri de statükoyu yaşatmaktır...

Ama "referandum hayır" kampanyasını çoktan başlatan bu televizyon kanalının yöneticileri ile izleyicileri biraz da dünya gerçeklerine dönseler iyi olacak.

Kendi dünyalarında her gece Kıbrıs'ı fethetmekle olmuyor bu işler.

*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/

TARİHE KARIŞACAK KKTC'NİN, TARİHE KARIŞACAK ANAYASASI SİZİ KURTARAMAZ

Cumhurbaşkanı Denktaş, "KKTC'yi ortadan kaldıracak" kurucu devlet anayasa taslağını BM'ye sunma konusunda ikilemde kalmış...

Sayın Denktaş, yasal zorluklar olduğunu iddia ediyor.

Hukukçular, cumhurbaşkanının taslağı BM Genel Sekreterliği'ne verme yetkisi olmadığı yönünde görüş belirtmiş!

'Anayasal suç işleyebilirim" diyor Sayın Denktaş!

Öte yandan, Çiftçiler Birliği ile UBP, hazırlanan kurucu devlet anayasa taslağının iptali için "Anayasa Mahkemesi"nde iptal davası açacakmış...

Komediyi görebiliyor musunuz?

Hazırlanan taslak anayasaya aykırıymış!

Hangi anayasaya?

Ortadan kalkacak olan KKTC'nin anayasasına!

Dünyada kimsenin tanımadığı ülkenin tanınmayan anayasasına...

Cumhurbaşkanının, Birleşik Kıbrıs'ı yaratmak için müzakere ettiği ve ruhuna fatiha okunacak ülkenin anayasasına aykırıymış!

Yapmayın, etmeyin Allah aşkına!

Zaten adı olup kimse tarafından tanınmayan, yakında "X" olacak bir cumhuriyetin anayasasına aykırı olsa ne yazar?

Oyun mu oynuyoruz?

Kurucu devlet anayasa taslağının BM'ye verilmesi, Annan Planı'nın ve New York'ta mutabakata varılan takvim gereğidir.

Şimdi kalkıp da "anayasaya aykırıdır" demek, ya da iptali için dava açmak, "ciddiyetsizlikten" başka bir şey değildir.

Denktaş Bey niye korkuyor, onu engelleyen bir durum yok ki.

Annan Planı üzerindeki görüşmeler sürerken, planda öngörülen her şeyi yapmakta serbest olduğunu çocuklar bile biliyor!

Şimdi kalkmış, "hukukçular anayasal suç işleyebileceğimi söylüyor" diyor!

Hangi hukukçu söylemiş?

Komik olmayın!

Olay ciddileştikçe, çözüme yaklaşıldıkça "çözümsüzlüğü savunanların" paçaları tutuştu.

Bunu en yakından hisseden de Denktaş.

Neden anayasa taslağını BM'ye vermiyor da "parti liderleriyle görüştükten sonra" diyor?

Çünkü temsil ettiği zümreye karşı, "bakın ben vermedim, partilerle görüştüm, mecbur kaldık" diyecek ve taraftarlarınca tepki görecek bu olay için kendince "suç ortağı" bulacak.

Yoksa, kurucu devlet anayasa taslağının BM'ye verilmesinin Annan Planı'nın ve New York'ta mutabakata varılan takvim gereği olduğunu Denktaş, herkesten iyi biliyor.

Denktaş, UBP ve Çiftçiler Birliği'nin "anayasaya aykırı" safsatası, son çırpınışlardır.

Yakında tarihe karışacak KKTC'nin, tarihe karışacak anayasası "çözümsüzlüğü" savunanları kurtaramayacaktır

Dünyaca yok sayılan, tanınmayan, tanıtamadığınız, ekonomi dahil hiçbir alanda başarı sağlayamadığınız, ölü doğmuş KKTC'ye ağlayıp duruyorsunuz...

Dünyaca tanınmış "Kıbrıs Cumhuriyeti"ni feshedecek, tarihe gönderecek olan Rumlar bile sizin kadar ağlamadı!

 

*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/

SIRA BİZE GELMESİN DİYE DUA ETMEKTEN BAŞKA NE GELİR ELDEN?

Gazetelerde küçük bir haber olarak yer aldı ama aslında üzerinde durulması gereken ciddi bir olay gerçekleşti geçen hafta.

Mağusa- Lefkoşa anayolunda plakası olmayan bir otomobilden, bir otobüse ateş açıldı.

Şans eseri ölen ya da yaralanan olmadı ama nedir şimdi bu durum?

Bombalamaları tartışıyoruz ama kurşunlanmalar da ciddiye alınmalı.

Daha önce binaların kurşunlandığı olmuştu ama ilk kez hareket halindeki bir araca ateş açılıyor.

Bombalamalar, kurşunlanmalar yanında, büyük bir artış gösteren soygunlar, hırsızlıklar can sıkmaya başladı.

Olayların ardı arkası kesilmiyor, insanımızın canı da malı da garantide değil.

Kıbrıs müzakerelerine, çözüme dikkat kesildik ama diğer taraftan da hayat devam ediyor.

Yoksa polisiye olayları da mı çözüme endeksliyoruz?

Bu arada polis, Başbakan Talat'ın evinde patlayan bombanın tipini açıkladı.

Biz geçtiğimiz haftalarda "hiç olmazsa tipini açıklayın" demiştik ama şimdi "failleri de bulun" diyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Yurtsever Birlik Hareketi'nin binası da kundaklandı.

Tabii ki yapanlar yine meçhul!

Gidişatımız hiç de iyi değil...

Üstelik bir de "trafik kazaları" belası var.

Hafta geçmiyor ki yollarda vatandaşlarımız can vermesin.

Ne bombadan, ne kurşundan, ne kundaklamadan, ne hırsızdan ne de trafik canavarından korunabiliyoruz.

Artık şansımıza güveneceğiz, yoksa sıra bize geldi mi maalesef bizi koruyacak birini bulamıyoruz.

Başbakan konutu dahi bombalanabiliyorsa, güpegündüz plakasız otomobillerden kurşun saçılıyorsa, şeridinde giden otomobile gelip vurarak ölümüne sebep olabiliyorsa bir başkası ve hırsızlar polis korumasındaki Cumhuriyet Meclisi'nin karşısında Foto Olgun'u soyabiliyorsa, kimse bana güvede olduğumuzu söylemesin!

Şansımıza güvenmekten, sıra bize gelmesin diye dua etmekten başka ne yapabiliriz ki böyle bir durumda!!!

*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/

BAKANKEN KURTARAMADINIZ, YORUMLARINIZLA MI KURTARACAKSINIZ?

Eski Ekonomi Bakanı Salih Coşar Bey, televizyon kanallarının bir numaralı yorumcusu oldu...

O kanal senin, bu kanal benim, gezip duruyor!

Bolca akıl veriyor, yorumlarda bulunuyor!

İzleyicinin ilgisini çekmek için geçmiş hükümetlerin yapamadıklarını da zaman zaman eleştiriyor!

Örneğin Mersin gümrüğünün aşılıp da Türkiye'ye mal satılamadığını dile getiriyor sıkça...

Hem nala vuruyor, hem mıha ama sonunda Annan Planı'nı kötülemeden de duramıyor.

Annan Planı değerlendirmeleri yanında ekonomin nasıl kurtulabileceğinden de söz ediyor!

Peki ama adama sormazlar mı "bu kadar yıl ekonominin başındaydın da ne yaptın?" diye.

Ekonominin başındaydın da batan ekonomiyi niye kurtarmadın diye sormazlar mı adama?

"O Mersin gümrüğünün kapıları Kuzey Kıbrıs'a kapalı durduğu sürece sen bakandın da ne yaptın açmak için, niye açamadın" diye sormazlar mı adama?

"Bakanlık yaparken kurtaramadığınız ekonomiyi ve Kuzey Kıbrıs'ı şimdi televizyon kanallarını gezerek mi kurtaracaksınız?" diye sorarlar adama.

Televizyonlarda konuşmakla olmuyor bu işler Salih Bey, konuşmakla bu ülkeyi kurtaramazsınız.

Bırakın da başkası konuşsun, siz denenmiş ve sandıkta kalmış birisiniz, sizi sandıkta bırakan seçmenin mesajını da alamadınız mı?

*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/

   6250 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Şubat 2012, Pazartesi   Aynı gemideyiz, birlikte boğulacağız
27 Aralık 2011, Salı   Papatya bereketi
16 Kasım 2011, Çarşamba   Gelin Gerçekleri Konuşalım
17 Ekim 2011, Pazartesi   Türkiyeli Öğreciler Kıbrıs’ta Nelerden Korkar?
14 Eylül 2011, Çarşamba   Nereye kadar?
27 Temmuz 2011, Çarşamba   Gerçekler den Kaçamayız
20 Mayıs 2011, Cuma   Hak, Tam Da Böyle Aranır
08 Mayıs 2011, Pazar   DERS KİTAPLARINI KİM DEĞİŞTİRDİ?
04 Mayıs 2011, Çarşamba   Yalan Üzerine Kurulmuş Bir Düzen
08 Mart 2011, Salı   Sağ- sol kavgasının sırası mı?