Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Küfür etti diye öldürüyordu
Mahkemelerden rekor cezalar
Tutu, nabız tuttu
Lefke'de yapılan yurt binası mühürlendi
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı
Dünya nefesini tutmuş bekliyor
Tarihle randevunuz var
Elektrik Kurumu vurgunu davasında karar aşamasına gelindi
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak
Mükemmel bir görüşme oldu, cesaretlendirildik

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



BEŞ DAKİKALIĞINA KOLTUĞU VERMEKLE BİTMİYOR İŞ

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Nisan 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

En sevmediğim şey, politikacıların çocukları kucağına alıp çektirdiği fotoğraflardır.

Hele de öpme anında çekilen fotoğraflar var ya sinir oluyorum bu pozlara.

Politikacının bulunduğu alanda gazeteci de varsa, çocuklar mutlaka kucağa alınır, sevilir, yanağından makas alınır, öpülür.

Çokça fotoğraf çekilebilsin diye de bu enstantane oldukça uzun sürer.

Çocuğa sarılmış, çocuk öperken görüntülenmiş bir politikacı, "ne kadar da insancıl, ne kadar da sevgi dolu" kişi imajı verir değil mi?

Aslında bu durum yalnızca ülkemize özgü bir şey değil, Reuters ajansından gelen bazı fotoğraflarda da görüyorum, dünyanın her yerinde politikacılar, çocuklarla imaj yaratma peşinde.

Hatırlayacaksınız, Türkiye'yi ziyaret eden ABD Başkanı Bush'un da çocuklarla çekilmiş fotoğrafları süslemişti0 gazete sayfalarını...

Aynı anda Irak'ta, ABD'nin başlattığı savaş nedeniyle birçok çocuk can verirken, ya da savaşta yakınlarını kaybederken, Bush'un bir çocuğu kucağına alıp sevmesi, yanağından öpmesinin ne kadar değeri olabilir ki?

Ya da hayatı kolaylaştıramayan, çocuklara doyasıya çocukluğunu yaşama fırsatı vermeyen, yeterince beslenmesini, iyi eğitim almasını sağlayamayan bir hükümet temsilcisinin çocukları kucağına alıp sevmesinin ne anlamı olabilir ki?

Zaman zaman Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ya da kabinenin diğer üyelerinin, ziyaretlerinde çocuklarla çekilmiş fotoğraflarını görmek olası.

Ancak öte yandan Türkiye, tam bir "çocuk işçiler" ülkesi.

Dün bir Türkiye gazetesinde okudum; İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi'nce yapılan anket, ankete katılan çocukların yüzde 62'sinin günde 14 saat çalıştırıldığını ortaya koyuyor.

Anket verilerine göre, köle gibi çalıştırılan bu çocukların, çocuklukları ellerinden alınıyor.

Ankete katılanların yüzde 79'unun ailesi yoksulluk sınırında, yüzde 21'i de yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Irgat çocukları, 23 Nisan'ı tarlalarda aileleri ile birlikte çapa çekip, kazma sallayarak geçiriyor.

Resmi rakamlara göre, örneğin Diyarbakır'da sokakta gece gündüz çalışanların sayısı yaklaşık 4 bin.

Bakıyorum haber bültenlerine, Sayın Recep Tayyip Erdoğan, dünyada tek çocuk bayramına sahip ülkenin Türkiye olduğunu söyleyerek, nutuk sallıyor, övünüyor ama Türkiye'de milyonlarca çocuk okula gitmek yerine, çalışmak zorunda kalıyor, köprü altlarında, tiner, uyuşturucu ve çeteleşmeler içinde telef oluyor.

Ağır ağır, benzer görüntüleri artık Kıbrıs'ta da görmeye başladık.

Türkiye'den ülkemize göç eden veya ülkemizde çalışmaya gelen insanların da çocukları çalışıyor, evin bütçesine katkı yapıyor, hayatın yükünü taşıyor.

Fazla uzağa değil, Lefkoşa surlar içine gidin bir dolaşın bakalım, zar zor geçinen bazı ailelerin çocuklarının üzerindeki eski püskü, yırtık pırtık giysileri, ayakkabıları, bakımsızlıktan birbirine yapışmış, tuhaf şekiller almış saçları, insanın yüreğini dağlıyor.

Artık Kıbrıs'ta da mahkeme koridorlarında çocuk suçluları görmek mümkün...

Hırsızlık, soygun yapan, evden kaçan çocuklar, uyuşturucuya dadanan çocukluktan yeni çıkmış gençler, mahkeme koridorlarında her geçen gün artış gösteriyor.

Bir de kol kırılır, yen içinde kalır misali okullarda intihar girişiminde bulunanlar, hamile kalıp çocuk aldıranlar var ama gizleniyor.

Özellikle uyuşturucu, o kadar sinsi bir şekilde çocuklarımıza, gençlerimize bulaştı ki çok acil önlemler alınmalı...

Politikacıların her özel gün için söyleyecek sözü var mutlaka, dün de öyle oldu, ne kadar güzel söz varsa söylediler, mesajlarında yazdılar, hamasi nutuklar attılar ama gerçekte çocuklar için, ya da çocukların mutlu olabilmesi için ailelerinin insanca yaşayabilmesi konusunda bugüne kadar yaptıklarına baktığınızda sınıfta kaldıklarını görmek mümkün.

O nedenle ben 23 Nisanlarda çocuklara yönelik o klişeleşmiş sözleri dinlemeyi, o bütün yapmacıklıklarıyla koltuklarını çocuklara bırakan makam sahiplerini görmeyi hiç sevmiyorum.

Tamam, "Bu bir gelenektir ve yıllar boyudur yapılmaktadır, ne fenalığı var bunun?" dediğinizi duyar gibiyim ama sevmiyorum işte.

Çocuklara yönelik güzel sözler söylemek ya da beş dakikalığına koltuğu vermek değildir marifet, önemli olan insanca yaşamalarını sağlamak, onları bütün tehlikelerinden uzak tutmaktır.

   488 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ekim 2008, Salı   CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR
06 Ekim 2008, Pazartesi   BAŞBAKAN SOYER VE MALİYE BAKANI UZUN'A SÖZ HAKKI
04 Ekim 2008, Cumartesi   BAYRAM YERİNDEKİ OYUNCAKLAR
03 Ekim 2008, Cuma   HADE GÜZEL BİR ŞEY YAZAYIM AMA NASIL?
02 Ekim 2008, Perşembe   MAĞUSA HALKI, KALE İÇİNİ KAPTIRMAK İSTEMİYOR
01 Ekim 2008, Çarşamba   DANGALAKLARI MI SEVERSİNİZ, YALAKALARI MI?
30 Eylül 2008, Salı   CTP'NİN DİKMEN ÇÖPLÜĞÜ EYLEMİ
29 Eylül 2008, Pazartesi   HAYAT BÖYLEDİR İŞTE
28 Eylül 2008, Pazar   ASIK SURATLILAR
27 Eylül 2008, Cumartesi   KİMİ KANDIRIYORSUNUZ?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,3763 1,3860
1 STERLİN 2,3826 2,4004
1 EURO 1,8890 1,9022



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Sonun başına geldik





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital