|
Papadopulos'tan kalan tüm izleri silmeye, yeni imaj yaratmaya çalışan ve bu konuda kendi halkından da destek gören Hristofyas'ın kısa sürede yaptığı iyi işlere bir yenisini daha eklemesi gerekiyor.
O da sınır kapılarında Rum yönetimince yerleştirilen, Kıbrıs'ta yaşanan acıları hatırlatan, Türk antipropagandası içeren fotoğrafların kaldırılmasıdır.
Başbakan yardımcılığı yaptığı dönemde Sayın Mustafa Akıncı'nın isabetli bir kararla bizim tarafta sınırlarda bulunan fotoğrafları kaldırmasının ardından, defalarca gündeme gelmesine rağmen Rum yönetimi kendi tarafındaki fotoğrafları kaldırmayı reddetti.
Lokmacı kapısı açılınca, güneydeki Ledra Sokağı'nın hemen başındaki küçük odadaki fotoğraflar, geçen gidenin gözüne ilk çarpan şey oluyor.
Duvar yıkılmadan önce de o odacık oradaydı.
Kuzeyin gözetlendiği o meşhur paravanın hemen yanı başında.
Duvar yıkıldı, kapı açıldı ama Rumlar, içerisine girip çıkanları şoke eden, üzen, kin, nefret tohumları eken bu odacığı buradan kaldırmadı.
Bana kalırsa çözüm için çaba sarf eden iki toplumun geçmiş acılarını, kabuklaşmış yaralarını kanatacak bu fotoğraflar hemen oradan kaldırılmalıdır.
Ledra Palace'da ve Lokmacı'daki fotoğraflar ile propaganda içeren ifadeler kesinlikle barışa katkı yapmamaktadır.
Savaşlarda bana göre kazanan olmaz, olan halklara olur, savaşlar iki tarafın da kaybettiği lanet işlerdir.
Savaşlarda aslında kazananın da kaybeder, kaybeden de kaybeder, geride acılar, gözyaşları kalır...
Tabii ki insanlara, "şehitleriniz- kayıplarınız için üzülmeyin" diyemeyiz.
Gerçekten acı veren olaylar yaşandı Kıbrıs'ta, insanlar yaşamlarını kaybetti, canlar gitti aileler yıkıldı, bir ateş düştü ki her tarafta da acılar yaşandı, elbette bir yerlerde o acıları temsil eden, anlatan şehitlikler, anıtlar, mezarlar, müzeler olacaktır...
Dünyanın her yerinde vardır bunlar...
Yeter ki buraları istismar edip, yitirilen insanlar üzerinden politika yaratılmasın.
Kimseye "şehitlerinizi- kayıplarınız anmayın, fotoğraflarını duvarınıza asmayın" diyemeyiz ama o yer işte sınır kapıları olmamalı.
Sanki de geçen gidenlere "işte bunları yapanların arasına gidiyorsunuz" der gibi.
İki toplumun ilk temas ettiği yerde acıları pekiştirecek, nefreti, düşmanlığı körükleyecek fotoğraf ve antipropaganda ifadeleri yer alması, çözüm, barış hedefine katkı yapmamaktadır.
Kuzey Kıbrıs'ta yetkililer, barışa katkı yapmayacağına kanaat getirerek bunları sınır kapılarından kaldırdılar, şimdi sıra Rum yönetiminde.
Papadopulos yönetimde iken ben böyle bir yazı yazmadım, yazmazdım da çünkü Papadopulos yönetiminin bunları kaldıracağına inancım yoktu.
Çözüme- barışa inanmayan bir liderin, çözüme katkı yapmayan fotoğrafları sınır kapılarından kaldırmasını beklemek saflık olurdu.
Ancak Hristofyas'tan bekliyorum...
Hristofyas'ın çözüm istediğine inanıyorum ve göreve geldikten kısa süre sonra bile ortaya koyduğu uzlaşmacı tavır; Lokmacı'nın açılması, komiteler ve çalışma gruplarının kısa sürede oluşturulması, her hafta birkaç Kıbrıslı Türk sivil toplum örgütüyle bir araya gelmesi, beni bu fotoğrafları kaldırması konusunda da umutlandırıyor.
Papadopulos döneminden kalan bu fotoğraflar da kaldırılıp, zaten şimdiden unutulmaya yüz tutmuş bu adamdan kalan son mirasını da kaldırmalı Hristofyas.
İnanın küçük gibi görünen bu adım dahi karşılıklı güveni pekiştirecek önemli bir adım olacaktır.
Bizim televizyonları izliyorum, ekrana çıkan bazı hızlı milliyetçiler, Ledra Sokağı'nın başındaki bu odayı gördü ya, bizim tarafa da benzerinin konulması yönünde öneriler yapmaya başladılar, bu konuda Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Başkanı Ertan Ersan'a yüklenenler var.
Telefona sarılıp Sayın Ertan Ersan'ı aradım, kendisine yöneltilen eleştiri ve talepleri o da duymuş.
Ersan, "Biz hükümetimizin aldığı karara saygılıyız, elbette ki şehitlerimizi anma yeri sınır kapıları olamaz ama bir an önce Rum yönetimi de bu konuda ikna edilmelidir. İyi niyete iyi niyetle cevap verilmelidir. Çünkü güneydeki fotoğrafları gören birçok kişi, bizi baskı altına alıyor, 'biz de yapalım' diyor" dedi.
Ertan Ersan, Güney Kıbrıs'taki kayıplarla ilgili derneğin başkanı ile görüşme imkanı arayıp, bu konuyu da Rum dernek başkanına açmak istiyormuş ama henüz bir araya gelememişler.
Sanırım bu konuda Cumhurbaşkanı Talat'a da görev düşüyor, Hristofyas'ı bu konuda ikna etmelidir.
Yıllarca acıların üzerinden politika yapıldı, elimize bir şey mi geçti?
Dünyada çok şiddetli savaşıp, şimdilerde dost olan birçok ülke var, biz neden bunu başaramayalım?
Şimdi iki tarafta da barışçı iki lider var, ikisinin de acılar, gözyaşları, hamaset üzerinden politika yapma niyeti olmadığını biliyorum.
O nedenle Rum yönetiminin de bu fotoğrafları kaldırması gerekmektedir, inanın bu, karşılıklı güven tahsis etme adına çok önemli bir adımdır.
|