Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Her taraf toz duman
Refüje çarpıp takla attı
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Bariyerler durduramadı
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
Kıbrıs sorunu gelecek sonbahara kadar çözülmüş olacak
AB, Talat ile temas kurmalı
Anastasiadis taviz konusundaki sözlerine açıklık getirdi
Orucun zararı aşırı yemek
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız
Hristofyas: Mülkiyet önemli mesele
Esnaf ve zanaatkarların toplantısında gerginlik

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

SÖYLEYECEKLERİMİ GAZETELERİNİZDE YAZMAYINIZ

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Mayıs 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"İstanbul Gazetecilik Sempozyumu"nda bir gerçek bir kez daha kanıtlanmış oldu.

   Kıbrıslı Rum gazetecilerin büyük bir çoğunluğu Kıbrıslı Türk gazeteciler kadar cesaretli değil.

   Şimdi neden böyle söylüyorum diye düşünüyorsunuzdur.

   Sempozyumda 15 kadar Kıbrıslı Rum gazeteci var, bunlar güneyin isimli, meşhur gazetecileri ve Papadopulos'un neden kaybettiğini, Hristofyas'ın kazanmasındaki etkenlerin neler olduğunu dünkü oturumda açıklamaktan kaçındırlar.

   Oradaki tüm Rum gazetecilere sorulan bu soruya tek kişi cevap verdi o da "bu söyleyeceklerimi gazetelerinizde yazmayın" dedi.

   Böyle bir istekte bulundu da çok flaş bir şey mi söyledi sanıyorsunuz.

   Hayır, güneydeki başkanlık seçimlerinde ortaya çıkan durumun, demokratik bir seçimin sonucu olduğunu, bu konuda söylenecek fazla bir şey bulunmadığını belirtti meslektaşımız.

   Ve bunun için dahi "gazetelerinizde yazmayın" dedi.

   İnanılır gibi değil, adamlar alt tarafı bir değerlendirme yapmaktan, yani "şu şu şu nedenlerden dolayı Papadopulos kaybetti, şu şu şu nedenlerden dolayı Hristofyas kazandı" diyemiyorlar.

   Sempozyumlarda kendilerini yönetenlere tek kelime eleştiri yapamıyorlar.

   Elbette Güney Kıbrıs'ta bu gibi eleştirileri yapan gazeteciler de vardır, onlar bu sempozyumda yer almamıştır ama inanın ki onlar zaten azınlıktadır.

   Bugün sempozyuma Rumların anlı şanlı gazetecileri geliyor ve korkuyor, konuşmaktan çekiniyor.

    Şahsen ben bulunduğum böyle bir platformda bir gazeteci olarak "söyleyeceklerimi yazmayın" demeye utanırım.

   Gazetecilik mesleğinin ruhuna aykırıdır bu.

    Zaten yazamayacağım şeyi konuşmam, konuşamayacağım şeyi de yazmam arkadaş.

    Bir gazeteci bir cumhurbaşkanını, başbakanı, bakanları eleştiremeyecekse, iki kelam edemeyecekse onlarla ilgili, "şu yaptıklarınız bana göre doğru değil" diyemeyecekse bu işi yapmasın daha iyi.

   Gazeteciliğin ruhunda eleştiri vardır, tenkit vardır, eleştirel bakış vardır, doğrudan, haklıdan taraf olup, eleştiri oklarını fırlatmak, çözüm için doğru yola çekmek vardır...

    Ben Rum meslektaşlarımızın bu yöndeki suskunluğunu gördükten ve aralarından birisinin, "Bu söylediklerimi gazetelerinizde yazmayın" dediğini duyduktan sonra, sempozyuma olan konsantrem bozuldu.

    Zaten oradaki tartışma bir süre sonra sanki de Kıbrıs sorununu biz çözecekmişiz gibi bir yöne kayıyor ve sonu gelmez kısır bir tartışmaya dönüşüyor.

   Her iki taraftan gazetecilerin birer politikacı edasında bir birine laf yetiştirmesi ile bir sonuç alınamaz.

    Aslında biz gazetecilerin Kıbrıs'ta çözüme katkı koymak için nasıl tavır almamız konusunda ortak bir noktada uzlaşmamız gerekirken, konu gereksiz bir tartışmaya kayıyor.

   E benim meslektaşım, birinci ağızdan kendisi güneydeki değişimi bana anlatmaz, anlatmaktan korkarsa nasıl bir sonuca varabiliriz ki?

    Hatta Rum gazeteciler o kadar tutucu davranıyor ki güzel bir konuşma yapan Yunanlı gazeteci Pavlos Tsimas'a eleştirilerde bulunuyorlar.

    Konuşmasında, "çözüm olmadan AB, Kıbrıs'ı içine almamalıydı" anlamına gelen ifadeler kullandığını iddia ederek Yunanlı gazeteciyi eleştirdiler.

   Tsimas böyle bir şey söylemedi aslında ama diğer söyledikleri bunu çağrıştırmış diye adamı kınadılar.

   Kaldı ki güzel bir konuşma yapan Tsimas'ın söylediklerinden ben öyle bir mana da çıkarmadım doğrusu.

   Zaten o da söz alıp böyle bir şey söylemediğini belirtti.

   Anlayın artık siz durumu.

   Ancak diğer sempozyumlarda da olduğu gibi Kıbrıslı Türk gazetecilerden gayet objektif değerlendirmeler yapıyor, her iki tarafın da artılarını eksilerini ortaya koyan arkadaşlar var.

   Gazetelerinde de gerektiğinde bizi yönetenleri eleştirebiliyorlar, uyarabiliyorlar.

    Şahsen ben eğer ülkeyi yönetenler hakkında iki satır yazı yazamayacaksam, yanlış yaptıklarına inandığım hususlara değinmeyeceksem, hiç yazmamayı tercih ederim.

 

***

 

  Elbette sempozyumda güzel konuşmalar da var.

  Ancak bana göre en anlamlı sözü yine Yunanlı Pavlos Tsimas söyledi.

   Konuyu Türkiye'nin AB sürecine getiren Tsimas sözlerini tamamlarken, "Eğer çözüm isteniyorsa Türkiye'yi motive edecek bir şey bulunmalı" dedi.

   Gerçekten de öyle, aslında bence de anahtar burada; Türkiye'yi motive etmeden Kıbrıs'ta bir çözüme ulaşmak çok zor.

   601 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYUSUNU KAZIYOR
27 Haziran 2008, Cuma   BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ
24 Haziran 2008, Salı   GECE KULÜBÜ VE KUMARHANE BASKINLARI
18 Haziran 2008, Çarşamba   MESLEK LİSELERİNDE SINIF GEÇME KOMEDİSİ
15 Haziran 2008, Pazar   Biz zamanında teknolojimizi geliştirseydik Rumun güç artırımından TV'lerimiz etkilenmezdi
08 Haziran 2008, Pazar   İKİ TOPLUMUN BAŞINA NE GELDİYSE İNGİLİZLERDEN GELMEDİ Mİ?
04 Haziran 2008, Çarşamba   GÜNEYDEKİ GIDA SKANDALINDAN DERS ÇIKARMALIYIZ
03 Haziran 2008, Salı   SİGARA YASAĞIYLA İLGİLİ YASA BAŞARILI OLAMAYACAK
01 Haziran 2008, Pazar   CEZAEVİNDEKİ ZANLIYI MAHKEMEYE GÖTÜRMEK İÇİN ŞİDDET KULLANILMALI MI?
31 Mayıs 2008, Cumartesi   POLİS DÖVER Mİ?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Protokol imzalanırken...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital