|
Birkaç köşe yazarı arkadaşımız, Kıbrıs'la ilgili haberlerin Türkiye ve Yunanistan'da artık iş yapmadığıyla ilgili yazılar yazdılar ama bu konuya ben de değinmek istiyorum...
Ben başkalarının aksine, Kıbrıslı Türklerin Türkiye medyasında sıkça yer almasının çok da gerekli olduğuna inanmıyorum ve durgun dönemlerde Türkiyeli gazetecilerin Kıbrıs'a ilgi göstermemesini haklı buluyorum.
Yapılan araştırmalarda, zaten Kıbrıslı Türklerin bile Kıbrıs konusuyla ilgili haberlere (ki bu haberler yöneticilerin genellikle bir birine benzeyen demeçleridir) ilgisinin azaldığını gösteriyor.
Gazetelerin web sayfalarına girip bakın, Kıbrıs sorunuyla ilgili haberlere okuyucuların daha az tıkladığını göreceksiniz.
Zaten Türkiye medyasında neden sıkça yer alalım ki?
Böyle olacak da ne olacak?
Aynı durum Yunanistan medyası için de geçerli.
Geçtiğimiz yıl, Yunanistan'da "To Vima" gazetesini ziyaret etmiştik.
Orada bizi kabul eden To Vima'nın genel direktörü, "Kıbrıs ve Kıbrıs konusu Yunanistan medyası tarafından önemsenmiyor. Çünkü okurlarımız bu haberlere ilgi göstermiyor. Bu tür haberleri ya kullanmıyor, ya da iç sayfalarda küçük yer veriyoruz. Türkiye'nin AB üyeliği süreci daha çok ilgi görüyor" demişti.
Şimdilerde bir başka Yunan gazeteci Pavlos Tsimas da Yunanistan medyası için Kıbrıs konusunun haber değeri taşımadığını söylüyor.
O kadar ki Hristofyas'ın seçimi kazandığı gün Atina'daki şiddetli kar yağışının, kentin kar altında kalmasının gazetelerde daha fazla yer tuttuğunu anlatıyor Tsimas...
Tsimas, buna iyimser bir yorum katarak, bunun "bırakalım sorunu kendi aralarında çözsünler" görüşünün bir yansıması olduğunu belirtiyor.
Ve en son olarak da Sabah gazetesi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Doğan Satmış, Kıbrıs'la ilgili haberlerin okunmadığını, ilgi görmediğini söyledi.
Pavlos Tsimas'ın bu konudaki iyimser tavrına katılıyorum aslında, bu ilgisizliğe iyimser olarak bakmak lazım, çünkü her iki ülkede de geçmişte aşırı milliyetçi duygularla yapılan haberlerde gerçeklerden uzaklaşıldı.
Nutuk atar, meydan okur gibi yazılan, nefret, kin uyandıran haberlerin kime ne yararı vardı ki?
Tabii bu ilgisizlik, "bırakın sorunu kendileri çözsünler" manasını taşıyor mu işte o konuda pek emin değilim.
Ne Yunanistan'da ne de Türkiye'de böyle bir düşünce olduğunu sanmıyorum, ilgisizlik, benzer haberlerin sıkıcı bir şekilde tekrarından kaynaklanıyor.
Biz bile Kıbrıs sorunundan bıkmışken, başka ülkenin insanları, kendine özgü sorunları, üzüntüleri ve sevinçleri dururken, neden bizimle ilgilensinler?
Belki Türkiye'yi ya da Yunanistan'ı yönetenler birtakım demeçler verip, ilgili gibi görünebilir ama Kıbrıs, sokaktaki vatandaşın gündeminde değil doğal olarak.
Bana göre yine de Türkiye medyası aslında söylendiği kadar Kıbrıs'a ilgisiz değil.
Mesela "kriz", "skandal" niteliği taşıyan haberlerle, magazin değeri taşıyan haberler ve "tembel Kıbrıslılar" temalı köşe yazıları halen değer ediyor.
Magazin programlarında sıkça Kuzey Kıbrıs'tan söz ediliyor.
Ülkemizdeki kumarhanelerde sahne alan Türkiye'nin ünlü sanatçılarının ardından ülkemize gelen paparazziler, öyle bir tablo çiziyor ki, sanki Kıbrıslı Türkler sabah akşam kumarhanelerde Türkiye'den gelen yıldızları izliyor.
Paparazziler farklı bir imaj yaratıyor bizimle ilgili; oradan bakana göre, taşı toprağı altın ülkede, işi gücü eğlence olan insanlar sanki Kıbrıslı Türkler.
Türkiye'deki insanlara, Kıbrıslı Türklerin kumarhanelere girmesinin yasak olduğunu, yıldızları yine Türkiye'nin zenginlerinin izlediğini, dinlediğini söylediğimiz zaman şaşırıyorlar.
Haber yapılması gereken zamanlarda yapacaklar, o ülkenin gündemine göre, yer alabildiği kadar alacak, ölü dönemlerde de bir şey çıkmayacak, ya da iç sayfalarda küçük haberler yer alacak.
Mesela Türkiye kamuoyu AKP'nin kapatılıp kapatılmayacağını tartışılırken, Kıbrıs'ı kim takar ve haksız da değildirler.
Yok illa ki bizi yazsınlar derseniz işte o zaman iş yapsın diye "suni krizli haberler" yaparlar, bizi paparazzi programlarına konu ederler, "tembel, tuhaf Kıbrıslılar" yorumları yaparlar...
Sanırım o zaman da hiç hoşumuza gitmez, geçmişte bazı örneklerinde olduğu gibi.
|