|
Ansınızın bir bildiri geldi geçen perşembe günü...
İmza olarak altında "Milli Varoluş Konseyi Merkez Kurulu" yazıyordu.
Haber, "Milli Varoluş Konseyi"nin kurulduğunu duyuruyor ve aynı zamanda bir numaralı bildirisini de içeriyordu.
Peki kim veya kimler kurmuş bu konseyi, nerede kurulmuş, merkezi nerededir?
Hiçbirinin cevabı yok.
Bildiride "Kıbrıs Türk halkı olarak, inisiyatif üstlenerek Milli Varoluş Konseyi'ni 29 Nisan 2008'de kurduk" deniliyor.
Ne büyük palavra, ne olduğu, nereden geldiği bile belli olmayan, sıradan bir bildiriyle açıklanan örgütü 'Kıbrıs Türk halkı kurmuş'.
Nasıl kurmuş Kıbrıs Türk halkı, kim bu halk, nerededir?
Üstelik ülke genelinde örgütlenmesi de hızla sürüyormuş.
Kıbrıs Türk halkının böyle bir örgütten bilgisi de yok, böyle bir örgüte ilgisi de yok.
Ama adından başka hiçbir şeyi belli olmayan bu örgüt "kırmızı çizgiler" açıklayabiliyor.
"Milli Varoluş Konseyi" bir yer altı örgütü müdür?
Yapılan açıklama öyle ima yaratıyor, hatta öyle sanılması için bildiriyi kaleme alanların bir çabası bile var.
Önce gürültü çıkaracaklar, ardından da kim olduklarını açıklayacaklar.
Arkadaşlar hatırlattı dün, Ulusal Halk Örgütü (UHH) kurulduğunda da böyle birdenbire imzasız bir bildiriyle işe koyulmuştu.
Evet, anımsıyorum, UHH da numaralı bildirilerle işe başlamıştı.
Daha sonra da basın toplantısı düzenleyip, kimler tarafından kurulduğu açıklanmıştı.
UHH da kritik bir dönemde kurulmuş, zehir zemberek açıklamalar yapmıştı.
Toplumumuz UHH'yı da açıklamalarını da fazla ciddiye almadı.
Zaten UHH, Taner Etkin'in ara sıra açıklama yaptığı bir örgütten öteye de gidemedi.
Daha sonraki Kıbrıs Türk Platformu da malum çevrelerin istediği etkiyi yapamadı.
Ve diğer saydıklarım zaten piyasadayken ve bir şeyler yapmaya çalışırken şimdi aynı tandansla hizmet verecek olan Milli Varoluş Konseyi kuruldu.
Emin olun ki bu örgüt de başarılı olamayacak, toplum üzerinde bir etki bırakamayacak.
Ülkede çözüm için çaba sarf edilirken, birleşik bir Kıbrıs için ülkenin cumhurbaşkanı müzakerelere hazırlanırken, bu yeni örgütün bir numaralı bildirisinde; "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 'Birleşik Kıbrıs saplantısı' uğruna tasfiyesine izin verilmeyeceği" vurgulanıyor.
Konsey buyuruyor ki; bir anlaşma olsa dahi, bu anlaşma çerçevesinde; "KKTC'nin isim, sıfat ve sembolleri ile anlaşmanın Türk tarafını teşkil etmesi" gerekiyormuş.
Ortak bir devlet kurulacak ve Türk tarafının adı yine KKTC olacak, KKTC'nin sıfat ve sembolleri korunacak ha?
E buna kargalar bile güler.
Bunun böyle olamayacağını, böyle bir istemin çözüm istememek anlamına geleceğini çocuklar bile bilir.
Ben de durmuşum kafa yoruyorum, zaten bu örgütü kuranlar çözüm istemeyen malum çevreler, elbette çözüm mantığına aykırı açıklama yapacaklar.
Boşuna uğraşmayın, bu çabanız, diğer örgütlerde olduğu gibi başarısızlığa uğrayacaktır.
Bu çabalarınız çözüm mücadelesine engel olamayacaktır.
GALATASARAY TARAFTARLARINI KUTLUYORUM
Biliyorum, bulaştık bir kere, benden Galatasaray'ın şampiyonluğu ile ilgili bir şeyler yazmamı bekliyorsunuz değil mi?
Fenerbahçe için son güne kadar ümidimi yitirmemiştim ama olmadı, üstelik rakibin şampiyonluğu yetmezmiş gibi, takımımız kalktı Trabzonspor'a da yenildi.
Ne yapalım, olan olmuş bir kere...
Sporda, hazmetmesini bilmek, kazananı kutlayabilmek, rakibinin elini sıkabilmek bir erdemdir.
Bu büyüklüğü gösteremeyenler, sporun ruhundan anlamıyor demektir...
Ben hazmetmesini de tebrik etmesini de bilirim; Galatasaray taraftarlarının şampiyonluğunu yürekten kutluyorum.
|